| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 70 |
| Tarih: | 11.03.2026 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA HÜSMEN KIRKPINAR (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlarım.
Bu öneri sadece tek bir siyasi partinin değil Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altındaki tüm muhalefet gruplarının ortak iradesini ve kararlılığı göstermektedir. Bu sebeple, YENİ YOL Grubunun önerisini desteklediğimizi ifade ediyorum.
Değerli milletvekilleri, Türkiye'nin altına, üstüne ve ormanına dair kararlar maalesef bu yüce çatı altında değil kapalı kapılar arkasında alınmaktadır. 7554 sayılı Kanun'la "yatırım kolaylığı" adı altında sunulan bu sistem, aslında devletin elindeki maden sahalarının denetimsizce pay edildiği bir mekanizmaya dönüşmüştür. Bakınız, rakamlar bu talanın boyutunu tüm açıklığıyla ortaya koyuyor. Cumhuriyetin ilanından 2002 yılına kadar geçen seksen yılda bu ülkede toplam 1.186 maden ruhsatı verildiği, sadece son on beş yirmi yılda bu sayının ise 386 binlere ulaştığı ifade edilmektedir. Soruyorum: Peki, bu devasa artış kime yaradı? Oh binlerce hektar orman alanı maden sahasına çevrilirken sektörün millî gelir içindeki payı yüzde 0,9 ila 1,4 bandına çakılı kalmıştır yani doğa talan ediliyor, zeytinlikler feda ediliyor ancak yaratılan zenginlik halkın cebine değil yabancı tekellerin ve yerli iş birlikçilerin kasasına akıyor. Soruyoruz: Kamu kaynağını halktan kaçırarak neyi amaçlıyorsunuz? Artık ruhsat kararlarından maden türü bilgileri bile siliniyor. Neden şeffaflıktan bu kadar korkuyorsunuz? Vatandaşın kendi köyündeki dağın altında ne arandığını bilmeye hakkı yok mu? Daha da çarpıcı olanı, uzmanlar 2000'li yıllardan bu yana ülkemizde yaklaşık 500 ton altın üretildiğini ifade ediyor, üretildiğini ifade ediyor ama dünya ticaretinde yapılan 90 çeşit madenin yüzde 60'ı bu topraklarda çıkmasına rağmen bu zenginliğin ne yazık ki sadece ham madde olarak dışarıya akıtıldığını da söylüyorlar. Yani bizler, burada, sadece çevrenin kirlenmesine, toprağın zehirlenmesine tanıklık ediyoruz, işin katma değerini de gelişmiş ülkelerin sanayisine âdeta hediye ediyoruz. Bu faaliyetin adı "kalkınma" değil düpedüz sömürge madenciliğidir. Bu karanlık süreç aydınlanmalı, halk adına denetlenmelidir. Eğer saklayacak bir şeyiniz yoksa, bu araştırma önergesine destek verirsiniz diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)