GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:70
Tarih:11.03.2026

İYİ PARTİ GRUBU ADINA METİN ERGUN (Muğla) - İYİ Parti Grubu adına vermiş olduğumuz öneri kapsamında söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.

Muhterem milletvekilleri, geçen yıl yürürlüğe giren 7554 sayılı Kanun sonrasında maden ruhsatlandırma faaliyetlerinde büyük artış yaşanmaktadır. Bu artış ilk bakışta olumlu görülebilir, lakin bu artış olumlu bir artış değildir çünkü çevresel denetim mekanizmalarının azaltılmasının ve önemsizleştirilmesinin bir sonucudur bu yani doğal çevrenin korunması açısından son derece tehlikeli bir artışla karşı karşıyayız. Şeffaflıktan uzak, doğal çevreyi ve ekosistemi hiçe sayan zihniyetin yansımasıdır âdeta bu artış. Bu hususta şu rakama dikkat etmenizi isterim: Son yirmi üç yılda maden ruhsatı sayısı 325 kat artmıştır. Buna rağmen madencilik sektörünün gayrisafi millî hasılaya oranı hâlâ yüzde 1 civarındadır yani yirmi üç yılda oransal olarak bir değişiklik olmamıştır gelirde. İYİ Parti olarak biz madenciliğe karşı değiliz ve doğru planlanmış, doğa ve çevreyle uyumlu, sürdürülebilir bir madencilik politikasının ülkemizin kalkınması için önemli olduğunu düşünüyoruz. Ancak madencilik politikalarının çerçevesinin somut şekilde çizilmiş bir kamu yararı ve çevreyi koruma anlayışıyla yürütülmesi gerektiğini savunuyoruz. İktidarın son dönemde yürüttüğü ruhsatlandırma süreçleri doğal çevrenin korunmasını ve kamu kaynaklarının etkin kullanılmasını zorlaştırmaktadır. Devletin görevi, doğal kaynaklarımızı ve doğal çevreyi milletimiz adına korumak ve etkin şekilde kullanılmasını sağlamaktır, kamuoyunda algılandığı şekliyle doğal zenginliklerimizi kayırmacılığa dayalı ilişkilerle belirli şirketlere aktarmak hiç değildir.

Muhterem milletvekilleri, resmî veriler incelendiğinde, belirttiğimiz gibi, ruhsatlandırma faaliyetlerinde ciddi artışlar yaşanmıştır. Zira Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan ilanlarda kısa süre içinde yüzlerce maden sahası, on binlerce hektarlık alan madencilik faaliyetleri için ihaleye çıkarılmıştır. Bu sahaların önemli bir bölümü orman alanlarıdır, tarım arazileri ve zeytinlikler de ruhsat sahaları içindedir. Bu durum, etkisi yüzlerce yıl sürecek çevresel yıkımlara yol açacaktır. İklim değişikliğini de dikkate aldığımızda, madencilik için çevrenin tahrip edilmesi ekonomik ve sosyal olarak çok büyük olumsuzluklar yaratacaktır.

Muhterem milletvekilleri, Muğla bu gelişmelerden en fazla etkilenen illerimizin başında gelmektedir. Son dönemlerde Muğla'da çok geniş alanlar maden sahası olarak ihaleye çıkarılmıştır. Milyonlarca metrekarelik alan madencilik faaliyetlerine açılmış ve açılmaya devam etmektedir. Bilindiği gibi, Muğla'nın yüz ölçümünün yüzde 68'i ormanlarla kaplıdır. İktidar ise Muğla yüz ölçümünün yaklaşık yüzde 60'ını maden ruhsatlı hâle getirmiştir. Bu politikalarla Muğla'nın ne kadar orman kaybına uğrayacağını varın siz düşünün. Unutulmamalıdır ki ülkemizin cennet köşelerinden biri olan Muğla, doğal güzellikleriyle öne çıkmaktadır. Muğla'nın doğal güzellikleri de Muğla ekonomisine katkı sağlamaktadır. Şimdi, bu doğal güzellikleri yok ediyorsunuz, dolayısıyla bölgede yürütülen madencilik faaliyetleri sonucunda son yıllarda Muğla'nın orman varlığı giderek zarar görmekte ve azalmaktadır; su havzaları risk altına girmekte, zeytinlik alanlar madencilik için yok edilmektedir. Tüm bu politikalar, Muğla'daki doğal güzellikleri ve bölgedeki vatandaşlarımızın geçim kaynaklarını tehdit etmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

METİN ERGUN (Devamla) - İYİ Parti olarak biz kalkınmanın sürdürülebilir esaslara dayanmasını yani doğal çevrenin korunarak kalkınma sağlanabileceğini savunuyoruz ve bu yanlış politikalardan vazgeçilmesi gerektiğini düşünmekteyiz.

Bu duygu ve düşüncelerle konuşmama son verirken önergemize desteklerinizi bekliyor, hepinizi saygılarımla selamlıyorum. (İYİ Parti, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)