| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 70 |
| Tarih: | 11.03.2026 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Muhterem milletvekilleri, millî varlığımız madenlerimiz, devriiktidarınızda tabiri caizse kapanın elinde kalan bir rant unsuru hâline geldi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü ve onun bünyesinde oluşan Taşınmaz Komisyonu aracılığıyla yürütülen ruhsatlandırma süreçleri bugün her türlü şaibeye açık bir hâle gelmiştir çünkü veriler şeffaf değildir, süreçler denetime kapalıdır, millet adına denetim yapması gereken Meclisin dahi bilgisi yoktur.
Şu rakamlara bakar mısınız Allah aşkına? 2022 yılı başından bugüne Türkiye genelinde 12.080 maden ruhsatı satılmış, bunun yalnızca yüzde 13'ü yani 1.537 adedi Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından yapılan açık ihaleyle satılmış, 10.543 adet maden ruhsatı ise yani toplamın yüzde 87'si Taşınmaz Komisyonu kararlarıyla, ihalesiz şekilde özel şirketlere "Al, senin olsun." diyerek ikram edilmiş; ticari rekabet yok, kamuya bilgi verme yok, şeffaf olmayan, keyfî satış var resmen. Hâlbuki 7554 sayılı Kanun sözde maden ruhsatlandırma süreçlerini hızlandırmak, yatırımların önünü açmak amacıyla çıkarılmıştı ama fiiliyatta kamu denetimini devre dışı bırakan bir mekanizma kurulmuş oldu. Örneğin, Eskişehir Sivrihisar'da bulunan ve stratejik değeri olan hassas madenlerimizin akıbetini hâlen kimse bilmiyor, buna Meclis de dâhil. Efendim, millî servetin akıbetini milletin bilmesi gerekir.
Muhterem milletvekilleri, şu kürsüde dile getirmekten dilimizde tüy bitti. Seçim bölgem Bursa'yla alakalı, bizim bir can damarımız Nilüfer Çayı var. Artık ona bir çay, dere demek mümkün değil, resmen bir atık kanalına dönüşmüş. Sanayi tesisleri kimyasal atıklarını bırakıyor, arıtma tesisleri çalışmıyor ya da yeterli değil. Çayın rengi simsiyah, bırakınız balığı suladığı tarlada büyüyen, yenilen gıdalar bile insanı zehirler. Ne yazık ki yıllardır aynı manzarayı görüyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) - Tamamlayayım efendim.
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) - Denetim istiyoruz, denetim yok, yaptırım yok, tabiri caizse sorumluluk alan da yok. Defalarca soru önergesi verdik, bu kürsüden dile getirdik, aynı tas aynı hamam. Bursalılar hâlen soruyor: Bu zehirlenmeye sebep olan, bu kirlilik abidesi, ruhsatsız fabrikaların Nilüfer Çayı'nı kirletmesine hâlen kim göz yumuyor? Tüm sorumlular tabiri caizse üç maymunu oynuyor, Bursa halkı da zehirli Nilüfer Çayı'nı seyretmeye devam ediyor. Bir kez daha buradan çağrıda bulunuyorum: Çevre, Şehircilik Bakanlığı, Bursa Valiliği ve yerel yönetimler; Nilüfer Çayı öldü, Allah aşkına müdahale edin.
Saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)