GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:70
Tarih:11.03.2026

ABDULLAH DOĞRU (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 230 sıra sayılı Milli Parklar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerinde söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bu teklif, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda kalkınma ile çevreyi karşı karşıya getirmeyen, tam tersine doğayla uyumlu bir yönetim anlayışını güçlendirmeyi amaçlayan tarihî bir düzenlemedir. Bu teklif, yalnızca teknik bir mevzuat değişikliği değil ormanlarımızın, yaban hayatımızın ve biyolojik çeşitliliğimizin yani bu ülkenin doğal mirası ve gelecek kuşaklarının emanetidir.

Özellikle son yüzyılda sanayileşme, nüfus artışı ve küresel iklim değişikliği gibi faktörler hassas ekosistemleri olumsuz etkilemiştir. Doğa korumanın temel yapı taşı olan ekosistemler bitki, hayvan, su ve hava gibi varlıkların muazzam bir birlikteliğinden oluşur. Bu birliktelik su dolaşımı ve enerji akışı gibi ekolojik süreçlerin mekanizmasını oluşturarak canlı topluluklar için kritik sistemler sağlar.

Değerli milletvekilleri, Cumhurbaşkanımızın da defaatle ifade ettiği gibi, tabiata, çevreye ve hayata dair bakış açımızı düzeltmezsek dünya yaşanır bir yer olmaktan tamamen çıkar. Bizim kalkınma anlayışımız tabiatı yok ederek değil, tabiatı koruyarak büyütmektir. Devletimiz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ormanını, suyunu, dağını koruyan, aynı zamanda vatandaşın doğayla sağlıklı şekilde buluşmasını sağlayan bir yönetim anlayışı sürdürecektir çünkü bizim kalkınma anlayışımız doğayla çatışan değil, doğayla uyum içerisinde olan bir kalkınma anlayışıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu ülkemizin doğa koruma politikasının en köklü mevzuatlarından biridir. Kanunun yürütücüsü olan Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğü 28 Aralık 2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle özel bütçeli bir kuruluş olarak yeniden yapılandırılmıştır. Doğal kaynak değerlerimizi koruyup gelecek nesillere taşıyan bu genel müdürlük uluslararası sözleşmelerin gerekliliklerini sahada icra eden kurumumuzdur. Nitekim Adana'mızda bulunan ve uluslararası sözleşmelerden Bern Sözleşmesi kapsamında korunan deniz kaplumbağalarının yuva yaptığı ve yavru bıraktığı ülkemizde 20 tescilli yuvalanma sahilinden Yumurtalık ve Akyatan Sahilleri ve aynı zamanda Ramsar Sözleşmesi'ne tabi olan bu güzide sulak alanları koruyan, burada beslenen göçmen kuşlara barınma imkânı sağlayan, biyolojik çeşitliliği ve yaban hayatını kayıt altına alan yine bu kurumumuzdur. Artan nüfus ve iklim değişikliğinin etkileri bu alandaki uygulamaların daha etkin ve güçlü bir idari yapıyla yürütülmesini zorunlu kılmaktadır. Görüşmekte olduğumuz teklifle yetki alanları netleşecek, idari süreçler sadeleşecek ve karar alma mekanizmaları hızlanacaktır. Temel hedefimiz kurumsal kapasiteyi artırarak korumayı güçlendirmek, güçlü kurumlar eliyle güçlü koruma sağlamaktır.

Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu Çevre, Kalkınma ve Güçlü Türkiye vizyonu doğrultusunda özellikle biyolojik çeşitliliğin en zengin havzalarından biri olan Çukurova'mız başta olmak üzere millî parklarımızın korunması, geliştirilmesi ve gelecek nesillere daha güçlü şekilde aktarılması adına son derece önemli bir adım olduğuna inanıyor ve destekliyoruz. Adana'mızda hayata geçirilen ve Sayın Bakanımızın destekleriyle yükselen Çukurova Biyolojik Çeşitlilik Müzesi gibi vizyoner projeler doğa koruma bilincinin güçlü kurumsal yapılarla nasıl kalıcı hâle getirileceğinin en somut göstergelerindendir.

Bu düşüncelerle, söz konusu kanun teklifinin ülkemize, milletimize ve gelecek nesillerimize hayırlı olmasını diliyorum. Sözlerime son verirken oyumuzun lehte olduğunu ifade ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)