GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:72
Tarih:24.03.2026

ZEYNEP YILDIZ (Ankara) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, ekranları başından bizleri takip eden necip milletimiz; konuşmama başlamadan evvel Katar'da meydana gelen elim helikopter kazası neticesinde şehit olan Hava Savunma Binbaşımız Sinan Taştekin ile ASELSAN teknisyenlerimiz Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can'a Allah'tan rahmet, aziz milletimize başsağlığı diliyorum.

Değerli milletvekilleri, Ankara'mızın bürokrasinin başkenti olmasının ötesinde, üretime dönük yanını çeşitli vesilelerle anlatmaya çalışıyoruz. Bugün de Kıbrıs Barış Harekatı'yla başlayan Ankara'nın savunma sanayii yolculuğunun son yıllardaki yoğun yatırımla aslında Ankara'mızı savunma sanayi başkenti hâline nasıl dönüştürdüğünü, tabiri caizse Ankara'mızı bir savunma sanayi üssü hâline getiren duyguyu, düşünceyi, ekosistemi çok kısa da olsa tutanaklara kaydetmek üzere söz almış bulunuyorum.

Malumualiniz dünya keskin sınamalardan geçiyor. Esasen, bu süreç içerisinde uzun vadeli planlamaların, vaktiyle doğru zamanda gerçekleşen yatırımların çıktılarının daha da önem arz etmeye başladığını hep birlikte müşahede ediyoruz. Bir yandan iç cephemizi tahkim etme vurgusunun önemini hepten idrak ediyoruz.

Kıymetli milletvekilleri, millet olmak, etimolojisi itibarıyla bir sesin etrafında toplanmaktadır. Hobbes toplumu soğuk bir anlaşmadan ibaret göredursun, Hobsbawm kırıcı bir şekilde bu birliği bir pazar birliğine indirgeyedursun; tüm bu köksüz yaklaşımlardan beri olarak bizler millet kavramını varlığında içkin olduğumuz bedenimiz ve ruhumuz olarak nitelendiririz. Öyle ki Erol Güngör millet kavramını hafıza birliği olarak görürken milleti aynı kıymetlere kıymet diyen, aynı şeylerden utanan ve aynı şeylerle övünen insanlar bütünü olarak tanımlar. Aliya İzzetbegoviç ise milleti manevi bir saf olarak tanımlar ve milleti ortak bir tavır bütünü olarak görür. Nurettin Topçu'nun millet mistiği kavramıyla işaret ettiği arketip ise karşılıksız adanmışlığı ve oluşturucu bir iradeyle yeniden üretmeyi tanımlar. İşte bu çerçeve dâhilinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan "Dünya 5'ten büyüktür." diyerek, milletimizin tarihin adil safında yer alma ortak tavrını yanına yoldaş ederek emin ve ehil adımlarla bu yüzyılı Türkiye yüzyılı kılmak adına uzun vadeli planlamalar, doğru zamanda yapılan doğru yatırımlarla Türkiye'nin esenliğini, güvenliğini ve uhuvvetini pekiştirirken Türkiye'nin gerçek dostlarını, dünyanın mazlumlarını sevindirecek kalıcı bir üretim ekosistemini inşa etme yolunu tutmuştur. Tam bağımsız Türkiye ideali, yerli ve millî üretim hassasiyeti, ağır sanayi hamlesinin güncel izdüşümü millî teknoloji hamlesi yaklaşımıyla bugün savunma sanayisinde ulaşılan yüzde 80'leri aşkın yerlilik oranı hepimizin ortak kıymeti, hepimizin ortak övünç kaynağıdır; hepimizin safını pekiştirecek olan tavrın caydırıcı gücüdür.

Türkiye bir yandan insansız hava aracı KIZILELMA'yla Akıncılarla, ANKA'larla ve bazı küçük sürprizlerimizden kamikaze İHA'larla dünyanın ilk 3 İHA üreticisinden biri hâline gelirken dünyanın savunma paradigmasını değiştirmektedir ve bu değişen paradigma doğru insan ve kaynak yönetimiyle oluşurken bu savunma yetkinliği her geçen gün yeni yetkinliklerle pekişmektedir. Elbette ki bu yetkinliklerin hepsini saymaya burada vaktimiz yetmez ancak şunu ifade edebilirim: Cumhuriyetimizin 100'üncü yılında millî muharip uçağımız KAAN'ı Kahramankazan'da gözyaşlarıyla karşılamıştık. Geçtiğimiz 29 Ekimde kısa fren mesafesi, manevra kabiliyetleri ve karada ülkemizin kritik bir eşiği aşmasını sağlayan ALTAY tankını yine Kahramankazan'da hayranlıkla izlemiştik. Başkalarının akıllı mühimmatları "Ne der acep?" demeden bizi aslında kendi yerli ve millî teknolojimizle bağımsız kılacak olan güdümlü füzelerimiz GÖKDOĞAN, BOZDOĞAN ve SOM'un uzay vatanımızdaki gözlerimiz TÜRKSAT 6A ve İMECE'nin, hava savunma sistemimiz HİSAR'ın mühendislik altyapısının Altındağ'da, Mamak'ta, Gölbaşı'nda üretildiğini biliyoruz.

Velhasıl, değerli milletvekilleri, Ankara'mız lalettayin başkentlerden bir başkent değildir; Ankara'mız, Ankaralıların vakarı, fedakârlıkların şuuru, tavrı ve tabiri caizse babalığıyla başkent olagelmiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

ZEYNEP YILDIZ (Devamla) - Bizler şunu biliyoruz: Tarihimizin zor zamanlarında milletimiz, Ankara'nın ahilerinin omuzlarında küllerinden yeniden doğmuştur. İnşallah, Ankara'mızın omuzlarında yükselen savunma sanayimizle, Ankara'nın otağında büyüyen millî teknoloji hamlemizle Ankara'mız, bu yüzyılı Türkiye Yüzyılı kılmak adına var gücüyle çalışmaya ve üretmeye devam edecektir.

Milletimize çizdiği istikamet ve daha önceden türlü gerekçelerle hayata geçirilmeyen milletimizin ortak hayal ve hedeflerini mümkün kılan kararlılığı ve iradeyi ortaya koymaları ve savunma ekosistemini Ankara'da temerküz ettirmeleri dolayısıyla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a bir Ankara Milletvekili olarak şükranlarımı arz ediyorum. Savunma Sanayii Başkanlığımıza, bakanlıklarımıza, tüm OSB'lerimize ve bu üretimi gerçekleştirebilmek için akıl ve alın teri döken, yeri geldiğinde fedayı can eylemekten geri durmayan teknisyeninden mühendisine, akademisyeninden yöneticisine, herkese minnettarlıklarımı ifade ediyor, milletimizi ve Ankaralı hemşehrilerimi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)