| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 72 |
| Tarih: | 24.03.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA ADALET KAYA (Diyarbakır) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Şimdi, ben de öncelikle hapishanelerde haksız ve hukuksuz yere tutulan bütün arkadaşlarımızın ve yoldaşlarımızın "Nevroz"unu kutlayarak başlamak istiyorum.
Değerli milletvekilleri, uzunca bir zamandır tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan sorunları, kapanan fabrikaları, işsiz kalan emekçileri sıklıkla konuşuyoruz. Bu konuda hem emekçileri hem de işvereni koruyacak yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olduğu hepimizin malumu. Son birkaç yılda sektörde 4.500'den fazla şirket kapandı, 380 bin emekçi doğrudan işsiz kaldı. Seçim bölgem Diyarbakır üretim üssü olma iddiasıyla yola çıkan kentlerden biriydi. Açılan tekstilkentlerde altyapı planlaması düşünülmeden kontrolsüz bir büyüme gerçekleşti. İstanbul ve sanayisi gelişmiş diğer kentlerden Diyarbakır ve bölge illerine daha ucuz maliyette olacağı düşünülerek tekstil sanayisi taşındı ancak bugün baktığımızda bu firmalara SGK desteği hariç hiçbir teşvik verilmiyor, kredi çekmek isteseler kredi çekemiyorlar, çekebilenler yüksek faiz nedeniyle kredilerini ödeyemiyor. Tekstilkente Diyarbakır merkezden toplu taşıma aracıyla ulaşım yok, herkes bireysel imkânlarıyla ya da fabrikaların servisleriyle işe gidiyor. Savaş ortamında iyice artan yakıt maliyetleri ve nakliye de hesaba katılınca Diyarbakır'da üretilen bir tekstil ürünü İstanbul'dakinden daha pahalıya mal oluyor.
Bakın, 2024'te Diyarbakır'da tekstilde 20 bin kişi istihdam edilirken sadece bir buçuk yılda bu rakam 7 binlere kadar düştü. Fabrikalar ya kapandı ya da üretim kapasitelerini düşürdü. Artık emekçiler tekstilde işe girmek bile istemiyorlar. Fabrika kapanırsa yine işsiz kalırım endişesiyle inşaat sektörüne yöneliyor ya da istihdam şansı yüksek kentlere göç etmek zorunda kalıyorlar. Dolayısıyla bölgedeki fabrikalar istihdam edecek çalışan bulmakta zorlanmaya başladılar. Şimdi geldiğimiz noktada firmalar makinelerini söküp daha ucuz iş gücü sömürüsü için Mısır gibi ülkelere taşınıyor. Beş, on yıl önce başlatılan bölgeye yönelik teşvik politikaları kalıcı bir kalkınma oluşturmaktan ziyade geçici bir sömürü düzeni yarattı. Bu sömürü çarkının en ağır bedelini ise yine kadın emekçiler ödüyor. Bölgemizde kadın emekçiler açlık sınırının dahi altındaki ücretlere mahkûm ediliyor. Günde on sekiz saate varan mesailerle sipariş yetiştirmek için insanlık dışı vardiyalarda çalıştırılıyorlar. Daha önce bu kürsüde dile getirmiştim, tuvalete gitmeleri bile kısıtlanıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.
ADALET KAYA (Devamla) - Teşekkür ederim.
Bizler DEM PARTİ olarak küresel rekabetin daha ucuz işçi, daha çok sömürü üzerinden yapılmasına karşıyız. Türkiye'nin ve bölgenin emek yoğun, köhneleşmiş üretim modelinden sermaye ve teknoloji yoğun insana yaraşır bir modele geçmesi şart. Sektörün acilen dijital ve ekolojik dönüşüm dediğimiz ikiz dönüşümü sağlaması gerekmekte. Bakın, tekstil hâlâ ekonomiye katkı sunacak, çalışanlara güvenceli istihdam sağlayacak bir alan olabilir. Bunun için ülkedeki tekstilin marka değeri üretmesi gerekiyor. Hâlâ Avrupalı, Amerikalı markaların taşeronluğunu yaparak bu sektörde var olamayız. Sektördeki fabrika kapanmalarının araştırılması, işsizlik krizinin çözülmesi, sanayi politikalarının emekçiden yana yeniden yapılandırılması amacıyla çok daha önceden kurulması gereken bu komisyon önerisini DEM PARTİ olarak destekliyoruz.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)