GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:73
Tarih:25.03.2026

AK PARTİ GRUBU ADINA VEYSAL TİPİOĞLU (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye'nin savunma kapasitesi üzerinden yapılan değerlendirmeler vesilesiyle bazı hususları açık ve net şekilde ifade etmek üzere AK PARTİ Grubumuz adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisimizi ve ekranları başında bizleri izleyen aziz milletimizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.

Açık ifade etmem gerekir ki bu değerlendirmelerin önemli bir kısmı eksik, parçalı ve bütüncül bir bakıştan uzaktır. Sanki Türkiye'nin hava savunma kapasitesi yetersizmiş gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Sanki Türkiye kendi hava sahasını koruyamıyormuş gibi bir tablo çiziliyor. Oysa gerçek nettir: Türkiye bugün tek bir sisteme bağlı değil, çok katmanlı, entegre ve giderek millîleşen bir savunma mimarisiyle hareket etmektedir. Erken uyarıdan komuta kontrole, alçak irtifadan yüksek irtifaya, radardan füze savunmasına kadar uzanan bütüncül bir güvenlik şemsiyesi oluşturmuştur ve bu yapı her geçen gün daha gelişmekte ve güçlenmektedir. Ancak burada gözden kaçırılan temel bir gerçek var. Savunma demek, her sistemi her şartta devreye sokmak demek değildir; savunma demek, doğru sistemi doğru zamanda, doğru şekilde devreye almak demektir. İşte, devlet aklı budur. Devlet güvenliği polemikle değil planla, akılla ve disiplinle üretir. Savunma sistemleri günlük tartışmaların değil devlet aklının ve güvenlik stratejisinin konusudur. Bu nedenle yapılan her yatırım Türkiye'nin hava sahasını daha güçlü kılmak, tehditleri daha erken görmek ve gerektiğinde etkili bir şekilde karşılık vermek içindir. Nitekim, Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği üzere savunma sanayisi bir tercih değil, bir zorunluluktur.

Değerli milletvekilleri, yakın coğrafyamız bize açık bir gerçeği göstermektedir; hava sahasını koruyamayan ülkeler sadece güvenliklerini değil şereflerini, haysiyetlerini ve özgürlüklerini de kaybetmeye mahkûmdurlar. Türkiye bu tabloyu çoktan görmüş, dersini çıkarmış ve adımlarını buna göre atmıştır. Bugün Türkiye SİPER'iyle, HİSAR'ıyla, KORKUT'uyla, radar ve erken uyarı sistemleriyle kendi gök vatanını koruyabilecek kapasiteye ulaşmıştır. Bu, bir tercih değil, bu, bir devlet kararlılığıdır; bu, bir tesadüf değil, uzun vadeli bir stratejik çalışmanın neticesidir ve bu stratejik irade Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğiyle hayata geçirilmektedir.

Değerli milletvekilleri, güvenlik gibi hayati bir konuyla alakalı değerlendirmeler eksik bilgilerle değil gerçekler üzerinden yapılmalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

VEYSAL TİPİOĞLU (Devamla) - Bizim yaklaşımımız nettir; zafiyet arayan değil güç inşa eden bir Türkiye, tereddüt eden değil üreten ve harekete geçen bir Türkiye. Türkiye artık, savunmasını tartışan değil savunmasını kuran, güçlendiren bir ülke konumundadır. Bu gökyüzü artık sahipsiz değildir, bu gökyüzü Türkiye'nindir; bu gökyüzü artık Türkiye'nin hâkimiyet alanıdır. Bu tablo Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyonun, kararlı liderliğinin ve güçlü liderliğinin sonucudur. Türkiye Yüzyılı güçlü liderlik, güçlü savunma ve güçlü Türkiye demektir. Ayrıca, savunma sanayimize emek veren işçilerimize, mühendislerimize ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum.

Başta TUSAŞ'a yapılan menfur saldırı olmak üzere, şehit olan savunma çalışanlarımızı ve tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum.

Bu vesileyle, önergeye olumsuz oy kullanacağımızı ifade ediyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)