| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 74 |
| Tarih: | 26.03.2026 |
HÜSEYİN OLAN (Bitlis) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüştüğümüz bu madde BOTAŞ lehine tasarlanmış, son derece istisnai bir düzenleme olup âdeta şirkete özel bir mali koruma kalkanı oluşturmaktadır. BOTAŞ yüzde 100 kamu sermayeli bir KİT kuruluşudur ve Varlık Fonu bünyesinde faaliyet göstermektedir. Dünyadaki örneklere bakıldığında, varlık fonlarının temel amacı, kamu adına birikim üretmek ve stratejik yatırımlarla değer yaratmaktadır. Ancak Türkiye'de bu yapı, çoğu zaman zararların ve borçların özel düzenlemeler aracılığıyla görünmez hâle getirildiği bir mekanizmaya dönüşmüş durumdadır. Söz konusu düzenleme yayımlandığı andan itibaren BOTAŞ'ın borçlarına gecikme zammı işletilmesini durdurmaktadır. Oysa piyasada faaliyet gösteren herhangi bir işletme, borçları nedeniyle aylık yüzde 4-5 oranında gecikme zammı yükü altında ezilirken BOTAŞ için âdeta zaman durdurulmaktadır. Bu durum, BOTAŞ'a piyasa koşullarında faaliyet gösteren diğer hiçbir şirketin sahip olmadığı ayrıcalıklı bir avantaj sağlamaktadır. Rekabetin ve mali disiplinin temel ilkeleri bu noktada açıkça zedelenmektedir. Şirket vergi yükümlülüklerini nakit ödeme yoluyla yerine getirmek yerine devletten olan görevlendirme bedeli alacaklarını mahsup etmektedir. Bu da BOTAŞ'ın kasasından tek bir kuruş nakit çıkmadan milyarlarca liralık vergi borcunu kapatabilmesi anlamına gelmektedir. Dahası, eğer mahsuplaşma sonucunda BOTAŞ'ın sildirdiği vergi tutarı devletten olan alacağını aşarsa aradaki fark daha sonra ve faizsiz bir şekilde ödenmektedir. Enflasyonun yüksek seyrettiği bir ekonomik ortamda kamuya olan borcun aylar sonra ve faizsiz ödenmesi doğrudan kamu kaynaklarının erimesi anlamına gelmektedir. Düzenleme yalnızca geçmiş borçları kapsamamakta, aynı zamanda 31/12/2026 tarihine kadar oluşacak gelecekteki borçları da içine almaktadır yani BOTAŞ'ın ilerleyen dönemde doğacak borçlarının da faiz yükü ortadan kaldırılmaktadır. Bu durum, mali sorumluluk ve hesap verilebilirlik ilkeleri açısından ciddi bir zafiyet yaratmaktadır.
Türkiye'nin doğal gaz ihtiyacının karşılanmasında ana tedarikçi konumunda olan BOTAŞ, iletim hatlarının işletilmesi, depolama faaliyetleri ve büyük ölçekli ithalat sözleşmeleri gibi kritik alanlarda belirleyici bir role sahiptir. Böylesine stratejik ve güçlü bir konumda bulunan bir kamu şirketinin bu kadar destekleyici düzenlemelere rağmen hâlâ zarar ediyor olması sorunun yapısal ve yönetsel boyutuna işaret etmektedir. Bakıldığı zaman, BOTAŞ 2023 yılında 673 milyon, 2024 yılında yaklaşık 45 milyar zarar oluşturmuştur.
Bu düzenleme yalnızca BOTAŞ'la sınırlı kalmayıp diğer kamu şirketleri açısından da tehlikeli bir emsal oluşturmaktadır. Aynı zamanda mali şeffaflık ilkesini ciddi biçimde zedelemektedir. Madde, kamu alacaklarının tahsil edilmesi ve kamu giderlerinin ödenmesi süreçlerini bütçe dışında karşılıklı mahsuplaşma yoluyla görünmez hâle getirmektedir. Böylece bütçenin temel ilkeleri ve Meclisin bütçe hakkı aşındırılmaktadır.
Bu düzenlemeyi savunanlar "Hazine zaten BOTAŞ'a borçlu, BOTAŞ da devlete borçlu; mahsuplaşma doğaldır." şeklinde bir argüman ileri sürebilirler ancak kamu maliyesinde esas olan bu tür işlemlerin gelir ve gider kalemlerini ortadan kaldıracak şekilde kullanılmamasıdır. Bu madde teknik bir muhasebe kolaylığı gibi sunulsa da gerçekte bütçe görünürlüğünü ortadan kaldıran bir netleşme operasyonudur.
Sonuç olarak bu düzenleme örtülü bir sübvansiyon ve bütçe dışı destek mekanizması anlamına da gelmektedir. Yaklaşık 475 milyar TL büyüklüğündeki bir kamu alacağının merkezî yönetim bütçesiyle açık bir ilişki kurulmadan ortadan kaldırılması hedeflenmektedir.
Son tahlilde, kamunun alacağı yine kamu kaynakları kullanılarak silinmekte ve bu durum toplumun ortak kaynaklarının görünmez biçimde eritilmesine yol açmaktadır diyerek selamlıyorum Genel Kurulu. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)