GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:76
Tarih:01.04.2026

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Kıymetli milletvekilleri, ben de dün akşam heyecanla izlediğimiz maçta Millî Takım'ımızı tebrik ediyorum. 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri'nde kazandıkları bu galibiyetle bizleri, hepimizi onurlandırdılar. Yirmi dört yıllık Dünya Kupası hasretimize son veren ve ay yıldızlı bayrağımızı dünya futbolunun en önemli turnuvasında dalgalandırmaya hak kazanan futbolcularımızı ve teknik heyeti gönülden tebrik ediyorum. Bundan sonraki maçlarında, mücadelelerinde her birisini tek tek başarılar diliyorum.

Evet, darbeler tarihi deyince Gökhan Günaydın Bey kendisi bir izahta bulundu. Bugün Sayın Cumhurbaşkanımızı, Genel Başkanımızı grup toplantısında dinlemişler, izlemişler ama mevzuyu yine izledikleri kadar anlayamamışlar. CHP tarihin her döneminde darbelere karşı olmamıştır. 27 Mayıstan bahsettiniz. 27 Mayıs 1960 sabahı Türkiye tank sesleriyle uyandığında İnönü'nün Ayten Sokak'taki evinin önü bayram yeri gibiydi. İnönü iktidarın kokusunu almış ve darbecileri de önceden haberdar olduğu için aramış ve "Paşam, büyük bir iş yaptınız. Asıl ben sizin emrinizde olacağım." karşılığını vermiştir. CHP'nin tutumu 12 Martta da değişmez, değişmemiştir. Muhtıra Mecliste okunur, CHP'li vekiller avuçları patlarcasına alkışlarlar. İnönü darbeci general Cevdet Sunay'a da desteğini açıkça bildirir. 28 Şubat darbesi, postmodern darbesinde, silahın gölgesinde Ecevit siyaset yapmış, başörtülü vekilin Parlamentodan atılması için emirlerini vermiş, kışkırtmıştır. 27 Nisan Muhtırası da yine CHP'nin vesayetçilerin tarafında olmasıyla gerçekleşmiştir. Darbecilik CHP'nin genelinde var maalesef. CHP tarihinde ezanın Türkçe okunması darbesine teşekkür, başörtülü vekilin Meclisten atılması gibi pek çok kara leke mevcut maalesef. Darbe zihniyetinin kendisini tarihsel ve ideolojik olarak en yakın bulduğu siyasal parti Cumhuriyet Halk Partisidir. O kadar ki 27 Mayıs 1960 darbecileri Demokrat Parti Hükûmetini devirdikten sonra Başbakanlığı kime vermiş? CHP Genel Başkanı İnönü'ye verilmiş. Hiç bahsetmediniz İnönü'den konuşmanızda. 12 Mart 1971'de Adalet Partisi Hükûmeti devrilip CHP Genel Sekreteri Başbakan yapılmıştır. 28 Şubat 1997'de REFAHYOL Hükûmeti devrilirken CHP darbeye destek vermiş ve yine o dönem Tansu Çiller'in Başbakan olması gerekirken Mesut Yılmaz'a Başbakanlığın usulsüz bir şekilde verilmesi için desteğini açıkça bildirmiştir.

Son olarak da 15 Temmuz 2016 darbe girişiminde FETÖ mensubu darbeciler Cumhurbaşkanımız Erdoğan'a suikast düzenlemek için harekete geçmişler, bütün ülkede bir dehşet saçmışlarken -sizin Genel Başkanınız eline kahvesini almış- hem de İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan tanklar kendisine yolu açmış, kimseye yol açmazken, vatandaşa silahlarıyla, tank ve tüfekle ateş ederken Genel Başkanınıza tanklar yolu açmış, güvenle ve emniyetle Belediye Başkanımızın evine gitmiş, kahvesini yudumlayarak da darbenin sonuçlanmasını izlemişti. Sonrasında da siz bu darbe için "bir tiyatro" diyerek yine darbecilere destek olmaya devam ettiniz. Şu anda da yine FETÖ'cülerin kullandığı argümanları kullanarak aynı zihniyetle, aynı anlayışla yolunuza devam ediyorsunuz.

NURTEN YONTAR (Tekirdağ) - Ya, yapmayın ya! "Gelin bu ülkeye." diyen sizsiniz ya! Gözyaşı döktünüz FETÖ'ye!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - CHP, İnönü'yü ve kendi genel başkanlarını, kendi tarihini bilmeden darbeler tarihini anlatmaya kalkışırsa işte böyle bir durum ortaya çıkar.

NURTEN YONTAR (Tekirdağ) - 23 Nisanı yok ettiniz ya!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Biz bunlarla uğraşmak istemiyoruz, Türkiye'nin darbeler tarihi kapandı, 15 Temmuzdaki son darbe girişimiyle hepsine haddi bildirildi ve bunlara artık bir daha böyle bir girişimde bulunamayacağı çok net bir tavırla söylendi. Türkiye darbeler tarihinden başarıyla çıkmayı başarmış bir AK PARTİ iktidarıyla çok şükür yoluna devam ediyor.

YÜKSEL TAŞKIN (İzmir) - Hayır, çıkmadı, siz tam oradasınız şu anda, çıkmadınız siz!

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Siz yaptığınız yolsuzlukları ve hırsızlıkları, usulsüzlükleri bir siyasal darbe diyerek örtmeye çalışıyorsunuz ama gerçekler çok açık ve net, ortada, mahkeme her şeyi yargılayacak. Sabredin, yargılamaları görelim, kim haklıymış vatandaş da bunun takdirini elbette ki yapacaktır.

GÖKÇE GÖKÇEN (İzmir) - Yayınlayın, TRT'de yayınlayın.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Dün Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla Türkiye'de yine büyük bir adım atıldı, 5G iletişim çağına geçildi. Bu 5G...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İBRAHİM ARSLAN (Eskişehir) - Eskişehir'in köylerinde telefon çekmiyor.

NURTEN YONTAR (Tekirdağ) - 5G olsa ne olacak, telefonlar çekmiyor.

BAŞKAN - Sayın Şahin Usta, lütfen tamamlayın.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Önümüzdeki süreçte 5G'yle birlikte iletişim ve haberleşmenin yanı sıra güvenlikten ulaşıma, üretimden kamu hizmetlerine kadar birçok alanda daha hızlı, daha etkin ve daha akıllı sistemler devreye alınacaktır. O yüzden, 5G bir iletişim altyapısı olduğu kadar aynı zamanda dijital egemenliğin, millî güvenliğin ve teknolojik bağımsızlığın da temel taşıdır. Başta ortaya koyduğu vizyonuyla Türkiye'nin küresel dijital rekabete daha güçlü bir konumda ulaşmasının yol haritasını oluşturan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere bu dönüşümde emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Bu yeni dönemin ülkemiz ve milletimiz için de hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

Evet, bugün sabah, maalesef, Afgan uyruklu mültecilerin taşındığı, göçmenlerin taşındığı bir botun batması haberiyle, bu facianın derin üzüntüsüyle uyandık.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Şahin Usta, lütfen tamamlayın.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Tamamlıyorum Başkanım.

İnsanlık onurunun ve yaşam hakkının korunduğu bir dünya kurulması için büyük bir çaba ve gayret içerisindeyiz. Biz, o yüzden, Suriye'de savaş devam ederken on bir yıl boyunca Suriye'den gelen mültecileri hiçbir zaman ötekileştirmedik veya yakınmadık, her zaman için onlarla birlikte ensar ve muhacir olarak yaklaştık ancak bizim bu ensar ve muhacirliğimizi kabul etmeyip, bu mülteci insanları bir insan olarak görmeyip bu ülkeden göndermeye çalışan "Otobüslere bindirip göndereceğiz." diyen yine bu darbeci zihniyetti maalesef. Çok şükür, Suriye bugün yeniden ayağa kalkma, kendi ülkesini ve kendi düzeni içerisinde var olma çabası içerisinde. Bu başarıyı da göstermesinde büyük destek sağlayan, bölgemizdeki huzurun ve güvenin teminatı olan güçlü Türkiye olmaktan da büyük bir gurur duyuyoruz.

Orta Doğu'da maalesef hiç olmaması gereken yeni bir savaş başladı 28 Şubattan beri.

BAŞKAN - Sayın Şahin Usta, lütfen tamamlayın.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Tamamlayacağım Başkanım.

BAŞKAN - Son kez uzatıyorum.

Buyurun.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Biz bu savaşın da bitirilmesi için var gücümüzle diplomasiyi, uluslararası diyaloğu sürdüren tek ülkeyiz. Ümit ediyoruz ki dünya bu savaştan dönecek ve en kısa sürede de yeniden Orta Doğu'da barışın, huzurun temin olması için Türkiye yine ara bulucu rolünü oynayarak gücünü ortaya koyacak. Biz her zaman için insanı insan olarak değerlendiren, etnik kökenine, dinine, ırkına, mezhebine, ayırım yapmaksızın sahip çıkan bir anlayışla hareket ettik. Bu anlayışımızın da her zaman faydasını gördük, yine aynı anlayışla yolumuza devam edeceğiz.

Teşekkür ederim Başkanım.