GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:77
Tarih:02.04.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA BERİTAN GÜNEŞ ALTIN (Mardin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, bizleri ekranlardan izleyen halklarımız, cezaevlerindeki yoldaşlarımız; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Çok kısa bir süre önce, görüşmeleri devam eden Sağlık, Aile ve Sosyal İşler Komisyonundan geldim, dün de Suça Sürüklenen Çocuklar Komisyonundaydım. Gündem çocuk olunca maalesef bizler komisyon komisyon gezmek durumunda kalıyoruz çünkü çocukları ve çocuk politikasını bütünsel olarak ele alacak bir bakanlıktan, bir ihtisas komisyonundan uzak, çocukların faydasına politikalar üretmek için uğraşıyoruz. Peki, bugün konuşulan, Aile Komisyonunda konuşulan torba yasada çocuklara ilişkin ne var, kadınlara ilişkin ne var, hep birlikte biraz bakalım. Yasada sekiz haftalık doğum izni on altı haftaya yükseltiliyor, aynı zamanda memur babalara da beş gün olarak verilen babalık izni on güne çıkarılıyor. Doğum izninin ilk bakışta sekiz haftadan on altı haftaya çıkarılmasını elbette destekliyoruz fakat bunun dünya standartlarının henüz çok gerisinde kaldığını belirterek ve babalık izni olarak verilen on günün de gerekçede ifade edildiği gibi ebeveynlik sorunlarına ortak olmaktan çok uzak olduğunu belirterek. Ayrıca, meseleye en baştan kavramsal bir tartışma yaparak da başlamak istiyoruz çünkü biz meseleye analık izni olarak yaklaşırsak bütün bakım yükümlülüğünü de kadına yükleriz. Dolayısıyla, burada eş ebeveynlik olarak bahsettiğimiz çocuğun sorumluluğunu ebeveynlerin ortak almasının da önünü kapatmış oluruz. Bu vesileyle söylemek isteriz ki ebeveynlik sadece doğum sonrasında verilecek olan bir izinle değil, nasıl ki ebeveynlik hayat boyu devam ediyorsa var olacak politikalar da ebeveynliği hayat boyu destekleyecek şekilde düzenlenmelidir. Mesela ücretsiz, erişilebilir, ana dilinde kreşlerle ebeveynlik desteklenmeli. Özel sektörde çalışan kadınların bu yasa dolayısıyla ayırımcı ve cinsiyetçi gerekçelerle istihdam dışı bırakılmasının önüne geçmek için gerekli mekanizmalar inşa edilmeli. Çalışma Bakanlığının sigorta, maaş kaybı gibi konularda kadınların hak kaybı yaşanmaması için hemen çalışma başlatması gerekmektedir. Aynı zamanda, ebeveynlik izni talep ve ihtiyaç dâhilinde, yirmi dört ayın babaların da kullanabileceği şekilde esnetilmesi eş ebeveynliğin gereğidir. Ebeveynler için esnek mesai olanakları geliştirilmelidir çünkü Suça Sürüklenen Çocuklar Komisyonunda da gördüğümüz gibi, suça sürüklenen saatler var, suç saatleri var ve bu saatler çocukların okuldan çıktığı fakat ebeveynlerin işte olduğu saatlere denk geliyor. Eğer çocuklar için, ebeveynler için ve suçu önlemek için bir şey yapmak gerekiyorsa o da ebeveynlere esnek mesaiyle çocuklarının yanında olabilecekleri saatleri arttırmaktır. Bu vesileyle dünyanın en uzun mesai saatlerine sahip olduğumuzu da bir kez daha ifade edelim.

Yasa teklifinde düzenlenen başka önemli bir mesele daha var, o da dijital yasaklar. Ne yazık ki Çocuk Hakları Alt Komisyonundan Aile Bakanlığına, Adalet ve Ulaştırma Bakanlıklarından herkesin çocuk koruma ambalajına soktuğu ve sonunda Parlamentoya yansıyan bir yasaklama çabasıyla karşı karşıyayız. "Çocuklara 15 yaş altı sosyal medya yasağı" deniliyor ancak asıl niyetin toplumu tümden dijital itaat rejimine tabi tutmak olduğu çok açık. "Çocukları korumalıyız." diyorsunuz ama nedense çocukları evlere hapseden... Yoksulluğu, zaten az olan ama kalanı da yok edilen çocuk dostu alanları, güvencesiz ve esnek mesai yüzünden çocuklarına vakit ayıramayan ebeveynleri konuşmamakta ısrar ediyorsunuz. Dijital bağımlılığın en temel sebeplerinden birinin bu sistemin kendisi olduğunu görmüyorsunuz. Yoksulluğun bu kadar derinleştiği, doğal yaşam alanlarının tahrip edildiği, çocukların dört duvar arasına sıkıştırıldığı bir gerçekle çocukları ekranlara mahkûm eden sizlersiniz ve bunun faturasını yasakçı politikalarınızla yine çocuklara kesmek istiyorsunuz. Soruyorum: Çocukların ücretsiz gidebildiği tiyatrolar var mı, müzeler var mı, sinemalar var mı? Çocuk merkezleri ne kadar yaygın? Aileler ve çocuklar maddi ve manevi şekilde desteklenmiyorken yasaklarla çözüm arıyorsunuz ama bulamazsınız. Yasakları sadece dijital mecralarda değil sokaklarda, meydanlarda da yapıyorsunuz. Sadece Rojava protestolarında ve "Nevroz" alanlarında oldukları için çocukları gözaltına alıyorsunuz, işkenceyle, ailelerinden uzak cezaevlerine götürüyorsunuz. Tutukladığınız çocukları ne zaman serbest bırakacaksınız? Yasakçı politikalarınızdan reelde ve dijital mecralarda ne zaman vazgeçeceksiniz? Sosyal ağ yasağı gibi sansür mekanizmalarıyla olmaz.

Sağlanması gereken şey çocukların ifade özgürlüğüdür diyorum, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)