| Konu: | CHP Grubunun, Grup Başkan Vekili İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın tarafından, başta 15 Temmuz 2016 darbesi olmak üzere, Türkiye’nin tarihindeki tüm darbelerin hazırlanış, oluş ve sonuçları bakımından sorumluların araştırılması amacıyla 2/4/2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin ön görüşmelerinin, Genel Kurulun 2 Nisan 2026 Perşembe günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 77 |
| Tarih: | 02.04.2026 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA MEHMET AKALIN (Edirne) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik tarihi çoğu zaman olayların kendisinden çok sonuçları üzerinden tartışılmıştır. Şunu öncelikle belirtmek isterim ki Türkiye'de yapılan tüm darbeler ve darbe girişimleri herhangi bir siyasi partiyi değil, Türk demokrasisini, Türk milletinin ulusal ve kültürel yapısını, Türk ekonomisini yani Türk milletini hedef almıştır.
Diğer yandan, 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve 15 Temmuz darbe girişimi ortak bir soruna işaret eder: Devletin krizleri önceden öngörme ve kurumsal olarak öğrenme kapasitesi. 15 Temmuz 2016 darbe girişimi yalnızca bastırılmış bir tehdit değildir, aynı zamanda Türkiye'nin devlet güvenlik ve kriz yönetim sistemlerinin işleyişi açısından kritik bir sınav olmuştur. Bu amaçla kurulan Meclis araştırması komisyonu aylarca çalışmış olmasına rağmen kapsamlı raporunu sunamamıştır.
Buradan sormak istiyorum: 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında oluşturulan bu komisyonun raporu nerededir? (İYİ Parti sıralarından alkışlar) Madem rapor açıklanmayacaktı bu komisyon neden kuruldu? Yoksa iktidar 15 Temmuz gecesinin bütün yönleriyle aydınlatılmasını istememekte midir? Bu eksiklik Türkiye'de kriz sonrası öğrenme ve hesap verebilirlik mekanizmalarının hâlâ sınırlı kaldığını göstermektedir. Daha temel mesele aslında şudur: Eğer devlet ve kriz yönetim sistemi yaşadığı en büyük krizlerden biri sonrasında dahi kendini şeffaf biçimde analiz edemiyorsa benzer risklerin tekrarını önleyecek kurumsal reflekslerini nasıl geliştirecektir? Bugün yaşadığımız sistem yani partili Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi yetki ve karar alma süreçlerini tek kişiye, merkeze yoğunlaştırmakta, Meclis denetimini ve çoğulcu analiz imkânlarını daraltmaktadır. Bu sistem yalnızca geçmiş krizden öğrenmeyi değil olası yeni krizleri öngörmeyi de zorlaştırmaktadır. Krizler bastırılabilir fakat sistem kendi zafiyetini şeffaf biçimde tespit edemiyorsa riskler birikmeye devam edecektir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MEHMET AKALIN (Devamla) - 15 Temmuz ve diğer darbelerle ilgili olarak odaklanılması gereken sadece olayları bastırmak değil devletin kriz yönetim mekanizmalarının, karar alma süreçlerinin ve denetim yapılarının şeffaf, denetlenebilir ve kamuoyuna açık bir şekilde ortaya konmasıdır diyor, aziz milletimizi ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)