GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:81
Tarih:14.04.2026

SADULLAH KISACIK (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Adalet ve Kalkınma Partisi ilk kurulduğu zaman "Bizim siyaset anlayışımızın temelinde aileyi merkeze alan politikalar oluşturmak düsturu vardır." diye yola çıkmıştı. Doğrusu da buydu. Aile, milletin mayasıdır, güçlü bir Türkiye'nin ilk şartı güçlü aileler oluşturmaktır çünkü aile çökerse toplum çökecek, gelecek çökecek, dolayısıyla gençlerin umudu çökecekti. Şimdi, yirmi dört yıllık iktidar döneminde AK PARTİ iktidarı dönemsel olarak birçok başarı sağladı. AK PARTİ iktidarının bu ülkeye yapacağı en önemli şey aile kurumunu güçlendirmek olmalıydı ama başarılı olması gereken en önemli konuda maalesef AK PARTİ tam bir hayal kırıklığı yaşatmıştır değerli arkadaşlar. Şu anda yanlış aile politikaları yüzünden bakın... Ne dediniz? "Aileyi merkeze alan politikalar kuracağız." Peki, şu anda aile ne durumda? Yaşlılarımız huzurevinin köşesine terk edilmiş. Şu anda huzurevlerine gidin, üç yıllık size sıra veriyor, üç yıl, üç yıl, bırakın bir yılı, iki yılı, üç yıllık sıra veriyor. Boşanma oranları sürekli artıyor, boşanma oranlarında tarihî zirvedeyiz. Çekirdek aileler parçalanıyor, tek ebeveynli ailelerin oranı yüzde 11'e dayandı. Yuva kurmanın maliyeti arttı, yuva kurmak neredeyse hayal oldu, zengin işi oldu. Doğurganlık hızı tarihî diplerde, ya, soyumuz tehlike altında.

Değerli arkadaşlar, bakın, 2001 yılında 2,38 olan doğurganlık hızı şu anda 2025 yılı itibarıyla 1.41'e düşmüş durumda. Böyle bir şey olabilir mi değerli arkadaşlar? Bakın, aile koruma diyoruz, soyumuz tehlike altında ve daha vahimini söyleyeyim, 2014 yılından bu yana doğurganlık oranı, doğurganlık hızı sürekli bir düşüyor, on iki yıldır sürekli düşüyor. İktidarın aklı 2025 yılında kendine geldi, dedi ki: "Ne yapalım? 2025 yılını Aile Yılı ilan edelim." Aile Yılı ilan edildi de ne oldu arkadaşlar, değişen bir şey var mı? Sadece sloganda kaldı, afişlerde kaldı ama maalesef iktidar şunu bilmiyor, aile bir slogana sığmayacak kadar büyük bir kurumdur. İşte bu geldiğimiz noktada aile yılı da maalesef işe yaramadı.

Bugün geldiğimiz noktada çocuklarımız ekrana teslim edilmiş. Uyuşturucu kullanım oranlarında tarihin en yüksek seviyelerindeyiz. Sanal kumar tüm bağımlılıkların önüne geçti. Gençlerimiz çaresizliğe, umutsuzluğa, sanal kumara, uyuşturucuya itilmiş durumda. Çocukların suça sürüklenmesinde zirve yaşıyoruz. Bakın, 2025 yılında 0-17 yaş aralığında suça sürüklenen çocuk sayısı 180 bin ve çocukların suça karışma oranlarına bakın, yüzde 40'ı yaralama, ya, yüzde 40'ı yaralama. Bakın, yüzde 4 genel tehlike, yüzde 4,6 tehdit, yüzde 8,2 uyuşturucu, yüzde 16,6 hırsızlık. 0-17 yaş arasındaki çocuk grubundan bahsediyoruz değerli arkadaşlar, ailenin geldiği nokta bu.

Şimdi, siz ortamı bu hâle getirmişsiniz, kanunda, geliyorsunuz, "Doğum iznini sekiz haftadan on altı haftaya çıkartalım, babalık iznini beş günden on güne çıkartalım..." Ya, böyle bir ülkeye, isterseniz doğum iznini otuz altı haftaya çıkartın, kim çocuk getirir; güvenle yetiştiremeyeceği bir ortamda, güvenle okula gönderemeyeceği bir ortamdaki bir Türkiye'ye kim çocuk getirir? "Çocuk büyüyünce yurt dışına gideceğim ben -anne baba- artık orada yaşayacağım, orada çalışacağım." diyen bir ülkeye kim çocuk getirir? İsterseniz elli altı haftaya çıkartın doğum iznini.

Arkadaşlar, lütfen kendinize gelin. Böyle, kanunların etrafında, yönetmeliklerin etrafında, mevzuatların etrafında dolaşarak siz aileyi koruyamazsınız; bir kültür inşa etmek zorundasınız, samimi olmak zorundasınız. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar) Samimice bir kültür inşa edeceksiniz. Böyle, beş günü on güne çıkar, bir buçuk günü 5 bine çıkar... Böyle olmuyor da bakın, olmuyor da. On iki yıldır sürekli oranlar düşüyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

SADULLAH KISACIK (Devamla) - Tamamlıyorum Başkanım.

Sonuç olarak, aile sadece kanun maddeleriyle korunmaz, aile sadece yönetmeliklerle güçlenmez; aileyi ayakta tutan şey kanuni düzenlemeler değil, doğru politikalardır diyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve CHP sıralarından alkışlar; İYİ Parti sıralarından "Bravo!" sesleri, alkışlar)