| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 87 |
| Tarih: | 28.04.2026 |
SIRRI SAKİK (Ağrı) - Sayın Başkan, sevgili arkadaşlar; herkese çok selamlar, çok sevgiler.
Son günlerde, özellikle Adalet Bakanının "Yeni bir komisyon kurduk, yeni bir süreç başlatıyoruz, faili meçhul cinayetlerle ilgili yeni bir sürece giriyoruz..." Gülistan Dokunun olayından sonra bunun gündeme gelmesi bizi umutlandırmıştır.
Ağrı'nın sorunlarını biz her zaman bu kürsüde seslendirdik. Şimdi, Ağrı'nın kanayan bir yarası var. Ağrı Diyadin'de, 2015 yılında 2 Kürt çocuğu, fırında çalışırken fırında katledildiler.
(Uğultular)
BAŞKAN - Sayın Sakik, izin verir misiniz?
Süreyi tutalım.
Değerli arkadaşlar, Genel Kurulu saygıyla Sayın Hatibi dinlemeye davet ediyorum. Gerçekten sayımız az ama gürültümüz sayımızın misli misli üstünde. Lütfen, Hatibin sözleri Genel Kurulda da anlaşılacak şekilde, kısık sesle konuşalım; yok, yüksek sesle konuşma ihtiyacımız varsa kulislerimiz müsait, ben onları kulislere davet ediyorum. Ya konuşmaya izin ya da kulise davet ediyorum, ikisi dışında bir tercih hakkımız yoktur. Genel Kurulu, Genel Kurulun mehabetine uygun bir şekilde yönetmemize, hatibin meramını anlatmasına lütfen izin verim.
Sayın Hatip, buyurun.
SIRRI SAKİK (Devamla) - Başkan, süreyi başa alırsanız çok mutlu olurum.
BAŞKAN - Efendim, sürenizi tuttum zaten.
SIRRI SAKİK (Devamla) - Konsantrasyonum bozuldu.
BAŞKAN - Lütfen, sürenizi tuttum Sayın Başkan.
Buyurun.
SIRRI SAKİK (Devamla) - Rica ediyorum, lütfen başa alın.
BAŞKAN - Sürenizi tuttum ben, lütfen...
SIRRI SAKİK (Devamla) - E, zaten geçti Başkan. O zaman konsantrasyonumuzu bozmayın. Bir dakikayı bu kadar uzatmaya gerek yok ki! Vallahi, ne diyeceğimi şaşırıyorum, Allah adına ya!
FERİT ŞENYAŞAR (Şanlıurfa) - Başkanım, baştan alalım ya. (CHP sıralarından alkışlar)
SIRRI SAKİK (Devamla) - Bir dakika için bunlar yapılmaz ki ben gerçekten üzülüyorum yani bir dakika...
BAŞKAN - Sayın Başkan, biz de size yaranamadık.
SIRRI SAKİK (Devamla) - Lütfen, rica ediyorum...
BAŞKAN - Bakın...
SIRRI SAKİK (Devamla) - Ama siz çokça konuştunuz.
BAŞKAN - Biz burada Meclisin uygun çalışması için uyarıyoruz, sizin lehinize bir tasarrufta bulunuyoruz ama siz lehinize yapılan tasarrufa saygı duymuyorsunuz.
SIRRI SAKİK (Devamla) - Ben nasıl saygı duymuyorum?
BAŞKAN - Sizin bu tutumunuzu da Genel Kurula...
SIRRI SAKİK (Devamla) - Bakın, siz de adaletli değilsiniz Sayın Başkan.
BAŞKAN - ...aziz Türk milletine emanet ediyorum; takdir sizin. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
SIRRI SAKİK (Devamla) - Dün de sizi aradım, şimdi beni konuşturuyorsunuz!
BAŞKAN - Ben...
SIRRI SAKİK (Devamla) - Dün de sizi aradım, dedim ki: Bakın, Sayın Başkan...
BAŞKAN - Ben Genel Kurulu İç Tüzük'e, Anayasa'ya uygun yönetiyorum, siz de lütfen İç Tüzük ve Anayasa'ya uygun davranın.
SIRRI SAKİK (Devamla) - Sayın Başkan, şimdi, bu gereksiz tartışmaya niye giriyoruz?
BAŞKAN - Efendim, benimle tartışmanıza gerek yok.
SIRRI SAKİK (Devamla) - Allah rızası için...
BAŞKAN - Ben görevimi yapıyorum.
SIRRI SAKİK (Devamla) - Benim konuşmamı bu kadar sabote etmeye hakkınız yok ki!
BAŞKAN - Ben sizinle tartışmıyorum, siz benimle tartışıyorsunuz, sizinle tartışan yok.
Lütfen, Genel Kurula hitap edin.
Buyurun.
SIRRI SAKİK (Devamla) - Zaten üç dakika kaldı, ne diyeyim, ne söyleyeyim sevgili Başkanım.
MUSTAFA SARIGÜL (Erzincan) - Baştan alalım, baştan...
SIRRI SAKİK (Devamla) - Sizden rica ediyorum, o zaman konuşmuyorum; size teşekkür ediyorum.
BAŞKAN - Peki, ben de teşekkür ediyorum.
SIRRI SAKİK (Devamla) - Ne diyeyim, ne söyleyeyim ya...
MUSTAFA SARIGÜL (Erzincan) - Ayıptır, baştan alın lütfen ya.
BAŞKAN - Ben de teşekkür ediyorum.
SIRRI SAKİK (Devamla) - Allah aşkına ya, bunlar yapılmaz ki Sayın Başkan!
BAŞKAN - Ben doğruyu yapıyorum.
SIRRI SAKİK (Devamla) - Bakın, ben ilk gün sizi aradım, rica ettim sevgili Başkan, dedim ki: Şu kürsüye ilk çıkan hatibin konuşması güme gidiyor ama siz de döndünüz "Size birinci sıra, 'Ce-Ha-Pe'ye ikinci, AKP'ye üçüncü sıra..." Ben de dedim ki: Adil olun; şimdi, sizden adil olmanızı rica ediyorum.
BAŞKAN - Sürenizi...
SIRRI SAKİK (Devamla) - Sevgili arkadaşlar, sevgili Parlamento; şimdi, bakın, önemli bir süreçten geçiyoruz. Gülistan Doku ve ailesi altı yıllık bir demokrasi, bir hukuk mücadelesi verdi. Geldiğimiz noktada faillerin ortaya çıkması hepimizi sevindirmiştir, geldiğimiz noktada Adalet Bakanlığının açıklamaları bizi umutlandırmıştır. Şimdi, buradan Adalet Bakanına çağrımızdır. Benim görev yaptığım Ağrı'da 2015 yılında 2 masum Kürt çocuk katledildi, fırında öldürüldü, yüzlerce kurşun sıkıldı ve sonrasında döndüler "faili meçhul" dediler. Oysa Kürt coğrafyasında faili meçhul cinayet yok, faili meşhur cinayetler var; Kürtler böyle der. Şimdi, Adalet Bakanına çağrımdır: 2015 yılında Diyadin'de katledilen bu çocukların dosyasını yeniden açın. Eğer geçmişle yüzleşecekseniz, Vedat Aydın İl Başkanımızdı, Diyarbakır'ın ortasında katledildi, bunun dosyasını yeniden açın. Mehmet Sincar bu Parlamentonun üyesiydi. Batman'ın göbeğinde gündüz vakti öldürüldü, devletin bundan haberi vardı, bu dosyayı yeniden açın. Abdulsamet Sakık Antep'in göbeğinde, Karagöz Caddesi'nde öldürüldü, devletin haberi vardı. Şimdi, bu failleri bulmak bu devletin görevidir. Şenyaylası'nda 11 kişi öldürüldü. Sait Hocamın yakın akrabalarıdır, çıksın söylesin, bunları kimler öldürdü? Devletin apoletli insanları öldürdü. İşte bu faili meçhullerle yüzleşecekseniz, biz size bin kez teşekkür ederiz. Geçmişimizle yüzleşip bu karanlık süreci aydınlatmak hepimizin ortak görevidir, bunları söylüyoruz.
Ben Muhammet ile Orhan katledildiğinde olay yerine gittim. Yüzlerce kurşun sıkılmıştı, yanlarına silahlar bırakılmıştı ve resmî yetkililer "faili meçhul" diyordu ama bir kent ağlıyordu, bir kent diyordu ki: Bunlar bizim çocuklarımız, imam hatip lisesinde okuyorlar, bunlar asker olan ağabeylerine günde 10 lira bir ücretle çalışıyorlardı, öğretmenlerin elinde bu çocukların karnesi vardı, feryat ediyorlardı, "Bunlar çocuk, bunlar terörist değil." Ama devletin yetkili kurumları bunları terörist olarak ilan etti ve soruşturmaya müsaade etmedi. Olay yerine gittim, on yedi saat sonra, bakın, ilin savcısı geldi çünkü biliyorlardı cinayeti kimlerin işlediğini. İşte, böylesi büyük cinayetlerin işlendiği bir süreci hep birlikte yaşadık. Şimdi, bu cinayetlerin eğer Adalet Bakanı gerçekten samimiyse sadece belli lokal cinayetlerin değil, bu 17.500 faili meçhul cinayetin hepsinin faillerinin bulunması gerekir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Sakik, lütfen tamamlayın.
SIRRI SAKİK (Devamla) - Ben birçok insanı toprağa kendi elimle -mücadele arkadaşlarımı- gömdüm ama emin olun kendim de yaralandım, Diyarbakır'da Vedat Aydın olayında ölümden döndüm, yaralı arkadaşları sırtımda taşıdım ama o gün Orhan ile Muhammet'in o cenazelerinin nasıl paramparça olduğunu hayatım boyunca unutmam. Bunların anneleri feryat ediyordu, çocuklar parçalanmıştı, yanlarına silahlar koyulmuştu ve terörist ilan ediliyordu, anne aynen şunu söylüyordu: "Ben Muhammet'imin cesedini kokusundan tanıdım." Şimdi, bu koku aslında hepimizin hissettiğimiz bir koku, ben bu konuda Adalet Bakanının bir an önce bu soruşturmaları sürdürmesini diliyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)