GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:87
Tarih:28.04.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA AYTEN KORDU (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli Genel Kuruldaki vekillerimiz; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Gerçekten coğrafyamız, ülkemiz, tüm yurttaşlar çok ciddi adalet ve hukuk sorunlarıyla karşı karşıya; kadınlar katlediliyor, doğa talan ediliyor, şirketlere özel maden yasaları çıkarılıyor, bütün topraklar peşkeş sunuluyor, işçiler derin bir sömürüyle karşı karşıya. Böyle bir tablodan bahsediyoruz; dolayısıyla ihtiyacımız olan şey, güvenlik önlemleriyle bastırma, gözaltı ve tutuklama değil. Türkiye'nin demokratik geleceğini demokratik yasalarla inşa etmeme sorunuyla karşı karşıyayız. Dolayısıyla, bunu gerçekleştiremediğimiz sürece tüm bu katliamlar, tüm bu sömürü düzeni bu coğrafyada, bu ülkede devam edecek.

İşte, Doruk Maden işçileri günlerdir, on yedi gündür kapıda; kendileri "Açız, açıktayız." "Geçinemiyoruz." "Yoksuluz." diye oradan sesleniyorlar ve dokuz gündür açlık grevindeler ama neyle karşı karşıyalar? Tabii ki gözaltıyla karşı karşıyalar, gazla karşı karşıyalar; dolayısıyla, bir baskı politikasıyla karşı karşıyalar. Ne istiyorlar? Onurlu bir yaşam istiyorlar, adil bir yaşam istiyorlar. Bunun için buradalar, günlerdir Meclis kapısındalar.

Maden ruhsatlarıyla doğayı peşkeş çeken, sermayeye peşkeş çeken bu akıl, bu sistem, bu siyasi iktidar "kalkınma" adıyla birçok yerde madenlere izin veriyor, oralarda ciddi bir göçertme; işçi, çiftçinin, köylünün göç edeceği bir sistem oluşturuluyor, arkasından kalkınma adına bir işçi ordusu yaratılıyor. Bu işçi ordusu iş bulmak adına o madenlerde sadece ölümle baş başa, yoksullukla baş başa, açlık sınırında aldıkları maaşlarla baş başa kalmakla kalmıyor, bu özel, bu kapitalist, bu neoliberal politikalarla karşı karşıya kalarak aynı zamanda maaşlarını alamıyorlar, haklarını alamıyorlar, kıdem tazminatlarını alamıyorlar; ciddi hukuksuzlukla karşı karşıyalar. Dolayısıyla bu adalet, bu hukuksal sistemin kendisi çok ciddi sorunlarla karşı karşıya. Bununla mı kalınıyor? Örgütlenme hakkına karşı işte, sendika başkanları gözaltına alınıyor, doğasını koruyanlara karşı Akbelen'de Esra Işık'a olduğu gibi tutuklamayla karşı karşıya kalınıyor. Dolayısıyla, 1 Mayıs'a günler kala, iki gün kala birçok demokrasi gücü bileşenlerimizin de içinde olduğu, işçi kurumlarının da içinde olduğu yerlere baskınlar düzenleniyor, gözaltılar gerçekleştiriliyor. Neden? Bu ülkede emeğin hakkı savunulduğu için, doğa savunulduğu için, adil, onurlu bir yaşam talep edildiği için bunlar gerçekleştiriliyor.

Dolayısıyla bu haklı mücadeleyi biz saygıyla selamlıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Kordu, lütfen tamamlayın.

AYTEN KORDU (Devamla) - Doruk Maden işçilerinin yanındayız. Türkiye'de emeğin nasıl değersizleştirildiği işte, Doruk Maden işçilerinin günlerdir kapıda "Açız, açıktayız." "Yoksuluz." "Geçinemiyoruz." diyerek seslerini yükseltmesinden belli. Siyasi iktidar bu konuda kendisini sorumlu hissetmelidir.

YENİ YOL Partisi bir önerge verdi, buradan bu önergenin kabul edilmesi gerektiğini söylüyoruz, pek çok önerge reddediliyor, biliyoruz ama biz, 1 Mayısa doğru giderken bütün gözaltındakilerin serbest bırakılmasını; işçinin, emekçinin onurlu bir yaşamının sağlanmasını; yine, Doruk işçilerinin "ekmek" ve "adalet" seslerini hep beraber duyalım diyoruz. Buradan bu önergeye "evet" diyelim ve Meclis araştırması önergesini destekleyelim diyoruz.

Teşekkür ediyorum.

Sağ olun. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)