GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:87
Tarih:28.04.2026

YENİ YOL GRUBU ADINA SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Adalet ve Kalkınma Partisinin grup önerisi üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Çok şükür, böyle bir haftalık falan takvim yapmamışlar, hemen hemen bir ayı aşan bir takvim, 3 Hazirana kadar bir takvim yapmışlar; inşallah, o takvime uyarlar. Siz burada 180 kişi olursanız yani İç Tüzük'ü yerine getirirseniz biz her gün buradayız muhalefet milletvekilleri olarak, muhalefet partileri olarak. O nedenle, biz çalışmaya varız ama çalışırken Adalet ve Kalkınma Partisini de burada görmek istiyoruz.

Değerli milletvekilleri, İçişleri Bakanlığında gerçekleştirilen bir toplantı oldu biraz önce. Biraz önce Cumhuriyet Halk Partili Milletvekili Sayın Dinçer de dile getirdi, biraz önce AK PARTİ'li milletvekili de burada dile getirdi. İşçiler buraya on beş gün önce yürümeye başladılar Eskişehir'den, 187 kilometre; on altı gündür buralardalar ve altı gündür de açlık grevi yapıyorlardı. Burada önce diplomasiyi yerine getirmek istediler, bütün partileri ziyaret ettiler ve dediler ki: "Biz aylardır maaşlarımızı alamıyoruz, işveren bizi istismar ediyor, çalıştırıp paramızı ödemiyor ve aynı zamanda da bu çok zengin bir adam." Herkesi ziyaret ettiler ama bir sonuç alamadılar; ardından, Enerji Bakanlığının önünde bir oturma eylemi yapmak istediler. Bu oturma eylemiyle beraber de "İşçiler burada kendilerine yaşam alanı oluşturmak istiyorlar." diyerek polis zoruyla onları uzaklaştırdınız ve bir noktada, Anayasa'yı da dolanmış oldunuz her zaman yapmış olduğunuz gibi. Ardından da bugün, şimdi, baktınız ki pabuç pahalı... Ne demek istiyorum? Günlerdir bu işçiler burada direndiler, muhalefet milletvekilleri de onların yanında yer aldı ve ardından da halkımız onları destekledi; Ankara'dakiler, örgütlü toplumlar, sivil toplum kuruluşları, sendikalar bunları desteklediler; destekleyince de her geçen gün bütün medya bu olayı kamuya mal etti. Bir şirket, bir işveren nedeniyle bir iktidar bu kadar darbe alır mı? Almaması lazım; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının, Enerji Bakanlığının hemen, çok hızlı şekilde devreye girmesi lazım. İçişleri Bakanlığının daha makul, daha doğru bir yaklaşım tarzı içerisinde bunların anayasal haklarını kullanmalarına engel olmaması gerekiyordu. Ardından bugün bu iş oldu; geldiniz, toplandınız sendikayla beraber "Maaşlarınızı on beş gün içerisinde..." 3 Bakanlık taahhütte bulundu, demek ki oluyormuş arkadaşlar. Değdi mi bu yani medyada bu kadar... İşçilere bu kadar zulüm, işçilere biber gazı, işçilere cop, işçilerin kanuni haklarını, vatandaşlık haklarını engellemek değdi mi değerli arkadaşlarım? Değmedi ki.

Bakın, iktidar yirmi dört yıl boyunca Türkiye'yi yönetti, Türkiye'yi yönetirken de zaman zaman öngörüleriyle, sağduyusuyla ön plana çıktı ve seçimler kazandı. Ardından bakıyorsunuz, şimdi neden bunu yapamıyorlar diye düşünüyoruz çünkü siz ortak aklı kaybetmiş vaziyettesiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Özdağ, lütfen tamamlayın.

SELÇUK ÖZDAĞ (Devamla) - Aynı zamanda muhalefeti dinlemiyorsunuz. Muhalefet burada sizleri uyarıyor, uyardıkça demokrasiyi hatırlatıyor size, rafa kaldırdığınız demokrasiyi; hukukun üstünlüğünü hatırlatıyor, insan haklarını hatırlatıyor, şeffaflığı hatırlatıyor, hesap verilebilirliği anlatıyor. Hem "Devlet adamlığı nasıl olmalıdır?" diyerek biz burada sizlere uyarılarda bulunuyoruz hem de ahireti hatırlatıyoruz sizlere ama siz dinlemiyorsunuz. Ardından da böyle bir olayla karşı karşıya kalıyorsunuz.

Aslında konuşmamda Adalet ve Kalkınma Partisinin takvimini değil Gülistan Doku olayını, Türkiye'deki faili meçhulleri konuşacaktım ama vaktim kısıtlı fakat Türkiye Cumhuriyeti devleti kurulduktan sonra, zaman zaman, dönem dönem -bu devletin ayıbı değildir- bu devlet işlememiştir, devleti yönetenlerin yapmış olduğu çeşitli faili meçhuller de vardır. Nedir o devleti yönetenlerin yaptıkları? Kendilerini devletin yerine koyup "Ben, devlet içinde derin devletim." diyerek güya... Türkiye'de derin bir devlet de yoktur, Türkiye'de derin menfaat, derin çeteler ve derin Amerika vardır değerli arkadaşlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SELÇUK ÖZDAĞ (Devamla) - Bunun sonucunda da faili meçhuller devam ediyor. İktidarın bu noktadaki gayretini takdir ediyorum ama bu noktada da "Ucu nereye giderse gitsin." demede de ucu kime dayanırsa dayansın -Ahmet'e, Mehmet'e- hangi statüye sahip olursa olsun gereğinin yapılmasını bekliyoruz, muhalefet olarak işin takipçisiyiz.

Değerli arkadaşlar, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ederim. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)