GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:87
Tarih:28.04.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.

Evet, Adalet ve Kalkınma Partisinin önergesi 3 Hazirana kadar bizi bir programa davet ediyor. O programda çeşitli kanun teklifleri var; bir tanesi Tapu Kanunu, bir tanesi Tarım Kanunu, birçok uluslararası sözleşme söz konusu. Şimdi, biz bu kanun tekliflerini alsak sokağa çıksak desek ki bunlar sizin hangi derdinize merhem olacak, hiçbir vatandaşla alakası olmayan bir kanun teklifi dizisi geçiyor buradan. Çok uzun zamandır böyle oluyor. Oysa sokağın ihtiyaç duyduğu, halkın, emekçinin ihtiyaç duyduğu kanunları, kanun tekliflerini buraya getirip kanunları hayata geçiremiyoruz. Şimdi, tabii, böyle olunca da ne tür vakalarla karşılaşıyoruz? Aslında dönüp baktığımızda son dönemde yaşadığımız iki tane önemli vaka bize çok önemli bir meseleyi anlatıyor. Bunlardan biri Maraş'ta yaşanan okul katliamı, diğeri de Gülistan Doku'yla ilgili yaşanan gelişmeler. Gerçi Gülistan Doku 5 Ocak 2020 tarihinde kayboldu. O günden bugüne ailesi sürekli sordu "Gülistan Doku nerede?" diye; biz sorduk, kadınlar sordu, herkes sordu; buraya onlarca soru önergesi geldi, araştırma önergesi geldi; hepsi reddedildi ama Gülistan Doku bulunamadı. Hâlâ Gülistan Doku'nun bedenine ulaşmış değiliz. Dolayısıyla da ama ilk günden beri şunu dedik: Bu bir intihar değil, bu bir cinayet; bu soruşturulmalı tıpkı tüm şüpheli kadın ölümlerinde olduğu gibi, tıpkı tüm kaybolan kadınlarda olduğu gibi.

Şimdi burada çok açık bir şiddeti görüyoruz, çok önemli bir şeyden bahsediyoruz. Bu şiddet münferit olaylara ya da şahıslara indirgenecek bir şiddet değil, bu sistematik bir şiddet. Bu sistematik şiddetin bir sonucunu da işte Maraş'ta gördük. Şimdi, Maraş'taki failin babasına bakıyorsunuz, ev cephanelik gibi ama bir kamu görevlisi. Gülistan Doku'yu katledenin babasına bakıyorsunuz, bir kamu görevlisi, vali; olayı örtbas ediyor. Şimdi, bu kamu görevlileri ve Kürt illerindeki bu kamu görevlilerinin bu sistematik şiddetle rabıtasını, ilişkisini kuramadığımız sürece bu şiddeti sonlandırmak mümkün değil. Burada biz "özel savaş" dediğimizde, "kirli savaş" dediğimizde, bunun önlenmesi için önergeler verdiğimizde hep suçlandık, ötekileştirildik, nefret söylemiyle, ayrımcılıkla karşı karşıya kaldık. Oysa biz bu ülkenin barışını arıyorduk, toplumsal barışını arıyorduk. Bu ülkenin barışına, toplumsal barışına kastedenlerin işte bir çeteleşme aklını nasıl var ettiğini hep birlikte yaşadık. Gülistan Doku yalnız değil; daha birçok kadının kaybedildiği, katledildiği bir coğrafyada yaşıyoruz, birçok insanın katledildiği bir coğrafyada yaşıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Temelli, lütfen tamamlayın.

SEZAİ TEMELLİ (Devamla) - Ve bu tarih 1990lar'dan başlıyor. "Faili meçhuller" dediğimiz bir tarih var bu ülkede. Cumartesi Anneleri, cumartesi insanları, barış anneleri yıllarca bunun mücadelesini verdiler, evlatlarını, eşlerini aradılar, kemiklerine ulaşmak için Galatasaray Meydanı'nda, Diyarbakır'da mücadele edenler bizzat polis şiddetiyle karşı karşıya kaldılar ama bundan vazgeçmediler çünkü o faili meçhullerin esas sahipleri yani o aileler biliyorlardı ki karşı karşıya oldukları aslında bu çetelerdir, bu anlayıştır, bu zihniyettir; buna karşı mücadele etmeye devam ettik, devam edeceğiz.

O yüzden bir kez daha soruyoruz: Gülistan Doku nerede? Gülistan Doku'nun bedenine ulaşmak yetmez, bu tür vakaların hepsinin mutlaka çözüme kavuşturulması en büyük talebimizdir.

Teşekkür ediyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)