| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 88 |
| Tarih: | 29.04.2026 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA BURAK DALGIN (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizi şahsım ve İYİ Parti Grubu adına saygıyla selamlıyorum.
Şimdi, bu hafta Hükûmet "Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı" isimli bir teşvik programı açıkladı. Bu teşvikler genel olarak iyi şeylerdir de birazcık bizim durumumuz size borcu olan bir kişinin borcunu ödemek yerine "Gel sana bir yemek ısmarlayayım." demesine benziyor. Birazcık açalım, çünkü Balıkesir'deki, Konya'daki, Ordu'daki, Antalya'daki Erzurum'daki KOBİ'miz, esnafımız diyor ki: "Arkadaş, devlet teşvik vermeden önce bana olan borcunu bir ödesin." Devletin işletmelerimize çok ciddi bir KDV borcu var. Bunun trilyon lirayı aştığına dair rakamlar var ama gerçek rakamlar henüz şu anda izah edilmiş değil. Nasıl oluyor bu? Siz bir ürünü aldığınızdaki KDV oranıyla sattığınızdaki KDV oranı farklıysa devletten bir alacağınız oluşuyor, sonra devlet size bu alacağı üç ay, beş ay ödemiyor. Siz bunu, bu alacağınızı finanse etmek zorundasınız, hele de mevcut faizlerle her ay yüzde 4'lük bir finansman maliyetine katlanmak zorundasınız çünkü bu nakit sizde değil, siz bedavaya Hazineyi finanse eder hâldesiniz. O bakımdan, Hazine "Teşvik vereceğim, vergi almayacağım." falan gibi şeyler söyleyene kadar önce KOBİ'ye, sanayiciye olan borcunu ödesin, hem piyasaya bir para girmiş olur, hem ilave maliyet yaratmadan ciddi bir teşvik programı yapmış olursunuz. Ama tabii bu cilalı laflara gelecek bir şey değil, bu gerçek bir iş yapmak. İlk adımı böyle atmasını tavsiye ediyorum. Yetmez, bir adım daha var en azından, esnafın ve KOBİ'nin çok ciddi bir SGK ve vergi borcu oluşmuş durumda. Bunlar keyfiyetten değil ekonominin hâlinden. Sadece istihdam verilerine bakarsanız ekonominin hâlini zaten görürsünüz. Sayın Şimşek'in rasyonel programının başlamasından bugüne kadar Türkiye istihdam kaybetti. Bakın, işsizlere iş bulmadı, iş aramaktan vazgeçen vatandaşa iş bulmadı, yeni iş hayatına giren vatandaşa iş bulmadı, mevcut istihdamı geriye doğru kaybetti. Yapılması gereken açıktır, makul faiz oranlarıyla ve makul bir ödeme programı çerçevesinde esnafa ve KOBİ'ye SGK ve vergi borcunu ödeme imkânının sunulması gerekir. Ha, bunu yaparken bugüne kadar bu primlerini ve vergilerini tam ve zamanında ödeyenlere de bir "bonus" verilmesi icap eder, bir teşvik verilmesi icap eder. Böylelikle hem hakkaniyeti sağlamış oluruz hem reel sektörü korumuş oluruz. Yani böyle bir bol keseden, aftan değil gerçek bir yapılandırmadan ve bugüne kadar yükümlülüklerini yerine getiren vatandaşlarımıza bir ödül verilmesinden bahsediyoruz.
Bitti mi? Bitmedi. Bakın, KOBİ'deki, esnaftaki durum teknoloji girişimcisi için de geçerli. Bahsedilen teşvik programı teknoloji girişimleri etrafında da konuşuldu. Geçen hafta ODTÜ Teknokente gittim, hakikaten pırıl pırıl bir yer, 400'ün üzerinde firma, 1 milyar dolar ciro, çok ciddi bir ihracat. Hakikaten tam istediğimiz katma değerli üretim ve ihracat üstlerimizden bir tanesi. Arkadaşlarla konuşurken ne duydum ne dersiniz? Geçen seneden kalma teknoloji teşviklerini daha alamamışlar. Bir senelik süreden bahsediyoruz, resmî rakamlara göre yüzde 30 enflasyondan bahsediyoruz, dövizin değer kazanmasından bahsediyoruz. Yani siz geçen sene insanlara 100 lira verecekseniz, bugün verdiğiniz 100 lira zaten 70 liraya düştü, onların da cebine para almış oldunuz. Yani "katma değerli üretim" "ihracat" "teknoloji" falan gibi laflar söylemek kolay da insanların teşviklerini ödemek zor. Üstüne üstlük, bu teşvikleri getiriyorsunuz, "Yurt dışından insanlar buraya gelsin." diyorsunuz ama yurt dışından gelen girişimci neyi görecek? Türkiye'de uluslararası ödeme sistemlerinin çalışmadığını görecek. Bazı çok kullanılan sistemler Türkiye'de yok, dünyada 170 ülkede uygulanan sistemleri yasakladınız. Bunu yasakladıktan sonra para dağıtmanın yönteminin bir önemi yok.
Çözüm nedir? Çözümü tekrar bir hatırlayalım, birincisi: Devletin KOBİ'ye, sanayiciye borcunu ödemesidir, birinci adım budur. İnsanların üzerine bir nakit ve finansman maliyeti yüklememektir, birincisi budur; borcunuzu ödeyin. İkincisi: Ciddi bir SGK ve vergi yapılandırması sunun, makul taksitlerle, düşük faizlerle insanlara ödeme imkânını sağlayın. Bugüne kadar yükümlülüğünü yerine getirmişlere de bir prim verin, doğru davranışı ödüllendirin. Üçüncüsü: Teknoloji ve ihracat teşviklerinde, bilhassa hizmet ihracatında ödemeniz gereken teşvikleri anında ödeyin ki bu firmalar büyüyebilsinler, o can suyunu düzgün kullanabilsinler. Ve en son: Türkiye'deki anlamsız yasakları kaldırın ki girişimcinin prangalarını gerçek anlamda çözebilelim.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)