GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:88
Tarih:29.04.2026

CHP GRUBU ADINA KAYIHAN PALA (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Biliyorsunuz, Sayın Cumhurbaşkanı 17 Mart tarihinde bir Cumhurbaşkanlığı kararıyla 27 ildeki 55 taşınmazı özelleştirme kapsamına alarak satılığa çıkardı. Biz buna Cumhuriyet Halk Partisi olarak itiraz ettik ve Danıştayda bir dava açtık. Biz, bu karardan geri dönülmesini beklerken, maalesef 24 Nisan günü Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yeni bir Cumhurbaşkanlığı kararı daha yayınlandı. Burada da 32 ildeki 71 taşınmaz özelleştirme kapsamına alınarak satılığa çıkarılıyor. Toplam 43 ilde 126 taşınmaz satılıyor. Bunlar arasında nereler var birazdan söyleyeceğim ama şunu söylemek isterim: "Biz bunlar satılmasın, bunlar yanlıştır." derken bazı iktidar milletvekilleri "Yok böyle bir şey, nereden çıkarıyorsunuz?" falan diyorlar. Bakın, herhâlde Sayın Cumhurbaşkanının imzası olan kararı okumamışlar. Biz, bu karardaki yerleri belirtilmiş arsa, bina ve benzeri yapılar üzerinden bunların satılığa çıkarıldığını söylüyoruz; okumamış olan varsa. Buradan Sayın Bakana sesleniyorum, o da bir daha okusun çünkü Sayın Bakan buraların atıl yerler olduğunu iddia ediyor. Bakın, ben, kendimin gittiği yerleri söyleyeceğim. Pazartesi günü Bursa Mustafakemalpaşa Tepecik Mahallesi'ndeki aile sağlığı merkezini ziyaret ettik. Şu anda, aile sağlığı merkezinin 1.600'den fazla listesine kayıtlı yurttaş var ve fiilen aktif bir aile hekimi, bir hemşire ve diğer personel çalışıyor. Dün Beştepe Devlet Hastanesine gittim -Beştepe'yi sanırım buradaki milletvekillerinin hepsi biliyorlar- Beştepe Devlet Hastanesi günde binden fazla hastanın muayene olduğu bir hastane, üstelik de bir hafta önce yeni bir MR cihazı bile almışlar, kardiyoloji dışında bütün branşlarda hizmet sunuyorlar ve toplumun da ciddi memnuniyeti var.

Dün Ankara'da bu sefer Topraklık'ta bulunan -burada fotoğrafını gördüğünüz- Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'ni ziyaret ettim. Söylenene göre 180'den fazla personel var. Ankara'da en fazla ağız ve diş sağlığı hizmetinin sunulduğu yerlerden bir tanesi, kamuya ait, çok ciddi bir şekilde hizmet sunuyor. Buradan soralım Sayın Bakana: Bunlar atıl sağlık tesisleri mi? Her gün binlerce insanın hizmet aldığı yerler. Nasıl bunlara "atıl sağlık tesisleri" diyorsunuz? (CHP sıralarından alkışlar)

Üstelik, Bursa'dan örnek vereyim: Bursa'da daha önce Fatih Sultan Mehmet Bulvarı üzerindeki çok önemli bir hastane alanını özelleştirme kapsamına almışlardı, itiraz ettim. Eski fakülteyi özelleştirme kapsamına aldılar, diş hastanesini özelleştirme kapsamına aldılar ve bunlarla yetinmediler, 1868'de Türkiye'nin ilk memleket hastanesi olarak ortaya konan, inşa edilen Bursa Muradiye'deki devlet hastanesini ve yanındaki onkoloji hastanesini satılığa çıkardılar. Pazartesi oradaydık. Bunlar mı atıl hizmet sunan yerler? Üstelik de Muradiye Devlet Hastanesi 2019'da Bursa Şehir Hastanesi açılırken kapatıldı ve 2019'dan bu yana her yıl Sağlık Bakanlığı bütçesine ödenek konularak tadilat gören ve bir süre sonra açılacağı, eski Sağlık Bakanı ve Bursa milletvekilleri tarafından sürekli dile getirilen bir yer. Şimdi, siz bu tadilat paralarını orayı Bursa'da söylendiği gibi, otel yaptırmak amacıyla mı kamudan oraya aktararak birilerine peşkeş çekiyorsunuz?

Bakın, buradan çok net söylüyorum: Bunlar asla kabul edeceğimiz kavramlar değil. Zaten Türkiye'de sağlık hizmetlerine erişim açısından ciddi sorunlar varken hem şu anda hizmet sunan yerleri hem de gelecekte hizmet sunma ihtimali olan yerleri satmak ne anlama geliyor? Koşuyolu Hastanesinin eski kampüsünü satıyorsunuz. Eskişehir'de Hava Hastanesini satıyorsunuz. Ya, bunlar gerçekten yani akıllı insanların karar vereceği şeyler mi? Sizlere soruyorum: Böyle bir şey nasıl kabul edilebilir?

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Rant var.

KAYIHAN PALA (Devamla) - Üstelik biz Sayın Bakan Şimşek'e bir yazılı soru önergesi verdik, dedik ki: Bunların satışından ne kadar gelir elde etmeyi planlıyorsunuz? Tabii, yanıt vermedi. Ben söyleyeyim size: Sağlık Bakanlığı bütçesi içerisinde bu yıl 130 milyardan fazla parayı şehir hastanelerini ayırdınız. Şehir hastaneleri Sağlık Bakanlığı bütçesini rehin aldı dediğimizde "Hayır efendim, olur mu öyle şey?" diyorsunuz. Bu 126 taneyi satsanız şehir hastanelerinin bir yıllık kira ve hizmet bedellerini ödeyemeyeceksiniz. Böyle şey olur mu ya? Halkın mallarını satarak, mirasyedi mantığıyla, sağlık yatırımı yapmak için kaynak ayırma yaklaşımı gerçekten kabul edilecek bir yaklaşım mı? (CHP sıralarından alkışlar) Bunu bırakın biz, siz kabul edebilir misiniz? "Satarak kaynak yaratacağım, satarak yatırım yapacağım." yaklaşımı kabul edilebilir mi?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Pala, lütfen tamamlayın.

KAYIHAN PALA (Devamla) - Bakın, bu konuda çok uzun konuşmaya ihtiyaç yok. Biz, ilk karardakileri mahkemeye götürdük, hem yürütmenin durdurulması hem iptal istemimizi ilettik, şimdi 2'nci kez tekrar Danıştayda dava açacağız. Ama bu yanlıştan dönün. Halkın sahip olduğu sağlık alanlarını satmanın kimseye yararı olmaz. Muradiye Devlet Hastanesini satarak ne elde edeceğinizi düşünüyorsunuz? O bölgede hiçbir hastane yokken, insanlar taksi parası bulup şehir hastanesine gitmekte zorlanırken şehir içindeki devlet hastanelerini ortadan kaldırarak kendi yandaşlarınızın sahip olduğu özel hastaneleri mi destekliyorsunuz? (CHP sıralarından alkışlar) Bu asla kabul etmeyeceğimiz bir şey. Şu kadarını söyleyelim: Buradan eğer bunları satın alma heveslisi olanlar varsa sakın satın almayın. Genel Başkanımızın dediği gibi, en geç iki yıl sonra iktidarız ve iktidara gelir gelmez bunların hepsini geri alacağız. (CHP sıralarından alkışlar) Halkın olanı halka geri vereceğiz. Ne yaparsanız yapın, bunların satılmasına izin vermeyeceğiz.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)