| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 88 |
| Tarih: | 29.04.2026 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA MEHMET AKALIN (Edirne) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu önergeyle görüşeceğimiz konu, Resmî Gazete'de yayımlanan kararlarla toplam 126 taşınmazın özelleştirme kapsamına alınması, bu kamu maliyesi ve hizmet planlaması açısından ciddi sorunlar doğurmaktadır.
Öncelikle şunu iyi anlamak gerekmektedir: Kamuya ait varlıkların satışı istisnai bir araç olmalıdır, rutin bir finansman yöntemi olarak kullanılmamalıdır. Son yıllarda ekonomik sıkışıklık dönemlerinde benzer uygulamaların arttığını görüyoruz, mesela aynı şeyi köprü ve otoyollarda yapıyorsunuz. Bu, kısa vadede gelir üretse de orta ve uzun vadede kamu kapasitesini zayıflatma riski taşır. Bu önerge özelinde dikkat çeken husus ise özelleştirme kapsamına alınan taşınmazların önemli bir bölümünün sağlık hizmetleriyle ilişkisi olmasıdır. Burada temel soru şudur: Sağlık hizmeti için ayrılmış ya da ileride bu amaçla kullanılabilecek alanların elden çıkarılması kamu hizmeti planlamasıyla ne kadar uyumludur? Sağlık yatırımları anlık ihtiyaçlara göre değil nüfus artışı, şehirleşme, afet riski ve erişilebilirlik gibi kriterlere göre uzun vadeli planlanır. Bugün atıl görülen bir alan, yarın birinci basamak sağlık hizmeti ihtiyacını karşılayacak kritik bir yatırım alanı olabilir. Benzer şekilde şehir hastaneleri sürecinde kapatılan bazı hastanelerin arazilerinin de satış kapsamına alınması planlama bütünlüğü açısından ayrıca değerlendirilmelidir. Bir diğer konu da kamu maliyesi açısından sürdürülebilirliktir. Eğer kamu düzenli olarak varlık satarak finansman sağlamaya yönelirse bu durum yapısal bir soruna işaret eder. Bu yaklaşım gelir üretmeyen bir varlığın değerlendirilmesinden ziyade bütçe açığını kapatma aracına dönüşür. Aynı yaklaşımı farklı alanlarda da gözlemliyoruz. Mesela tarımda üretim yerine ithalatla denge sağlamaya çalışıyorsunuz. Yine, eğitimde kamu yatırımlarının yetersiz kalması sonucu özel sektörün ağırlığının artırılması gibi alanlarda görüyoruz. Mesela, yine, kentsel planlamada uzun vadeli kamu yararı yerine kısa vadeli değer artışlarının öne çıkarılmasını görüyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Akalın, lütfen tamamlayın.
MEHMET AKALIN (Devamla) - Bunların tamamı politika tercihlerinde kısa vadeli bakış açısının ağırlık kazandığını göstermektedir. Oysa kamu yönetiminde esas olan öngörülebilirlik ve sürekliliktir. Biz İYİ Parti olarak kamu varlıklarının yönetiminde şeffaflık, hesap verebilirlik ve uzun vadeli planlama ilkelerinin esas alınması gerektiğini düşünüyoruz. Bu çerçevede önergeyi yerinde buluyor ve destekliyoruz.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)