GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:88
Tarih:29.04.2026

ERTUĞRUL KAYA (Gaziantep) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bugün burada tüm dünyanın gözü önünde yapılan bir soykırıma değinmek istiyorum: Çin Halk Cumhuriyeti'nin Uygur Türklerine, akrabalarımıza karşı yürüttüğü soykırım gözlerden uzak bir şekilde maalesef devam ediyor değerli arkadaşlar. Çin hükûmeti sinsi bir şekilde asimilasyon ve kültürel soykırımına devam ediyor.

Değerli arkadaşlar, Çin'le ticaret yapmak, ucuza mal temin etmek, 25 milyon Uygur Türkü'ne yapılan soykırıma sessiz kalmanın asla bir nedeni olmaması gerekiyor. Materyalizmin esir aldığı insanlığın bir kısmının bu zulme sessiz kalması tam bir utanç kaynağıdır.

Değerli arkadaşlar, Çin hükûmeti devasa propaganda aygıtıyla, her türlü algoritmasıyla, etki ajanlarıyla, hatta Türkiye içerisinde yürüttüğü faaliyetlerle bu zulmün üstünü örtmeye çalışmaktadır. Bu zulüm karşısında ise gönüllü sivil toplum kuruluşları, akademisyenler çok kısıtlı maddi imkânlarla bu zulme karşı tüm dünyada Uygur Türklerinin sesi olmaya devam etmektedirler. Unutmayalım ki gerçeğin önünde hiçbir yalan duramaz. Geriye gerçekler kaldığında da bir söz yankılanacaktır değerli arkadaşlar, Aliya İzzetbegoviç'in o yüreklere işleyen sözü: "Ve her şey bittiğinde hatırlayacağımız düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır."

Değerli arkadaşlar, biz dostlarımıza, Uygur Türklerine yapılan zulme sessiz kalmıyoruz ve her fırsatta da her kürsüde bunları ifade etmeye devam edeceğiz.

Bu kürsüden tutanaklara geçmesi açısından Doğu Türkistan'da yaşanan zulümleri tek tek sıralamak istiyorum değerli arkadaşlar. Onların "eğitim kampı" diye adlandırdıkları kamplarda maalesef soykırım uygulanmıştır. Bu soykırımlar delilleriyle, tanık beyanlarıyla kayıt altına alınmıştır. Yine Doğu Türkistan'da yaşanan hakikatlerden bir diğeri: İnsan hakları ihlali raporlarında bu zulümler kayıt altına alınmıştır.

Uygur halkı Müslüman bir halktır değerli arkadaşlar. Uygurlar dinî vecibelerini yerine getirmek konusunda baskı altındadırlar. Çin Hükümeti, Uygurları baskılarla Müslümanlıktan uzaklaştırma gayreti içerisindedir ve hadsiz bir şekilde dinimizi, dinî değerlerimizi, kutsal kitabımızı âdeta bir hikâye bütünüymüş gibi, propaganda aygıtını Uygur Türklerine karşı kullanarak onları Müslümanlıktan uzaklaştırmak için çok ciddi, sinsi bir propaganda yürütmektedirler. Çin, Uygur kardeşlerimizi çalışma kamplarında çok insanlık dışı bir şekilde çalıştırmaktadır değerli arkadaşlar. Tamamı kayıt altındadır. Bunlar uluslararası örgütlerin, devletlerin... Bakın, ABD ve Avrupa birliği ülkeleri bugün bu çalışma kamplarında insanlık dışı, âdeta köle gibi çalıştırılan Uygur Türklerinin çalıştığı yerlerde üretilen malları boykot etmektedirler. Avrupa birliğine bu ürünler girmiyor. Peki, Çin bunun karşılığında ne yapıyor değerli arkadaşlar? Doğu Türkistan'da yarı mamul şekilde ürettikleri ürünleri başka ülkelerde tamamlamak suretiyle ürün menşesi aldatmacası yapıyorlar. Buradan sesleniyorum ilgili bakanlıklarımıza: Acaba Türkiye Cumhuriyeti devletine Çin'den gelen bu ürünlerin menşesi konusunda yani Uygur Türklerine eziyet edilerek, onlara işkence yapılarak üretilen ürünlerle ilgili bir menşe araştırması yapılıyor mu değerli arkadaşlar? Bunların çok sıkı bir şekilde takibi gerektiğini bu kürsüden ifade etmek istiyorum.

Son olarak, değerli arkadaşlar, zulüm ne kadar büyük olursa olsun zalim ne kadar güçlü olursa olsun tarih önünde kazanan her zaman mazlumlar olacaktır. Asil bir milletin mensupları olarak da her zaman mazlumların yanında durmaya devam edeceğiz diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)