GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:89
Tarih:30.04.2026

YENİ YOL GRUBU ADINA SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; grup önerimiz üzerine söz almış bulunuyorum, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu... 28'inci Dönemde, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuyla ilgili olarak 16 soru önergesi verilmiş, bunun 3 tanesini bendeniz verdim. Türkiye'nin en büyük holdingi hâline gelen Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun şirketlerinin aktif büyüklüğü 2025 Eylül sonunda tam 361 milyar TL'yi bulmuş vaziyette yani Türkiye'nin bence en büyük holdinglerinden biri hâline gelmiş. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, olması gerekiyor mu? Olması gerekiyor. Bir noktada yedieminlik vazifesi yapıyor, aynı zamanda bir emanet vazifesi yapıyor yani konkordato ilan etmiş şirketler ve muvazaalı yapanlar, aynı zamanda da bazen batmakta olan şirketler veyahut da işverenlerin çalışanlarını istismar etmeleri neticesinde hukuki boyutlu olarak böyle bir yerin kurulması gerekiyordu. Buralara zaman zaman kayyımlar atanıyor arkadaşlar, özellikle 15 Temmuz sonrası bu daha çok kamuoyu tarafından bilindi. Daha önce de atanıyordu bunlar, ta ki Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kurulduktan sonra. Peki, buralara kayyımlar atanırken bu şirketlerin özelliğine uygun mu atandı bu şirketlerin genel müdürlüğünü yapacak veyahut da bir noktada emanet sahipliğini yapacak insanlar? Bunun araştırılması lazım ve bakıyoruz ki burada ahbap çavuş ilişkileri üzerinden ve siyasi irade üzerinden birilerinin kayyım atandığını gözlemliyoruz. Ardından da bu kayyım atamalarından sonra neler oluyor bakın. Buralarla ilgili açık ve net söylüyoruz: Bir darbeye karşıyız, bir cemaatin veyahut da herhangi bir partinin, herhangi bir etnisitenin, herhangi bir mezhebin devleti ele geçirmesine de karşıyız. Devlet millete aittir, devlet ele geçirilmek için yoktur, devlet sahip çıkılmak için vardır. Elbette ki buralarla ilgili bu tür çalışmalar yapılmalıdır ama buralara kayyım atandıktan sonra bu şirketlerin akıbetinin bilinmesi gerekmektedir. Yarın ileride buralar AYM'ye gidecek; kanun yani hukuki geçerliliklerin öngörülebilirliğinin olması gerekmektedir. Hukuki müeyyideler devam ederken buralara kayyım atanmış. Kayyım atandıktan sonra ne olmuş? Buralar ihale edilmiş yani bir süre yürütmüşsünüz. Buna ne oldu, büyüdü mü, küçüldü mü? Ve bu zararları kim karşılayacak? 86 milyon karşılayacak. Ardından buralar ihaleye verilmiş. Aynen ne gibi? Bu Doruk İnşaat gibi, Yıldızlar SSS şirketi gibi; bunlara verildiği gibi de bu şekilde verilmiş. Nasıl verilmiş? Onlarca ihaleye girmiş, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu üzerinden bu ihaleleri almış. Peki, bu ihaleler davetiyeli mi olmuş, pazarlık usulü mü olmuş, bunlar açık arttırmayla mı olmuş, bunlar kapalı zarf usulü mü olmuş? Biz bunları bilmiyoruz arkadaşlar, işte bunların bilinmesi gerekmektedir. Neden? Siz şöyle yapıyorsunuz: Bir olaylar oluyor, sosyal olaylar, siyasi olaylar, ekonomik olaylar veya afet olayları oluyor toplumsal olayların dışında; olayların arkasından yürüyorsunuz. Hani bu Sakallı Celal var ya, hatırlarsanız eğer, Osmanlı'nın son döneminde, cumhuriyetin ilk yıllarındaki bir aydındı; şöyle demişti hatırlarsanız eğer: "Biz Meşrutiyet ilan ettik, olmadı; ardından Tanzimat'ı ilan ettik, olmadı; sonra Cumhuriyet'i ilan ettik, olmadı; ciddiyet ilan etmemiz lazım." Biz de size diyoruz ki: Yaptığınız işleri ciddiyet içinde yapın. Bu ciddiyet neyle ölçülür? Abus bir suratla ölçülmez, hukukla ölçülür yani hukuki müeyyidelerle, şeffaflıkla ölçülür, hesap verilebilirlikle ölçülür. O nedenle, diyoruz ki: Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, buraya el koymuşsun, kayyum atamışsın, sonra da sen buraları ihale etmişsin; bu ihaleleri ne şekilde yaptın? Ardından, bu zararları kim tazmin edecek? Hakikaten atamış olduğun kayyumlar liyakatli ve ehliyetli değilse, o fabrikanın, o şirketin mesleğine, misyonuna uygun değilse bunun hesabını kim verecek? Ardından, o şirketi zarar ettirmişseniz peki bunun hesabını kim verecek? Orası 10 milyon dolarlık bir şirketse, orası daha sonra 1 milyon dolara düşmüşse bu 9 milyon doları siz mi ödeyeceksiniz, kayyumlar mı ödeyecek veyahut da atamış olduğunuz genel müdürler mi ödeyecek? Yok, hayır; millet ödeyecek arkadaşlar, AYM'ye gidecek, AİHM'e gidecek buralar, gidiyor zaten ve geliyor buralardan. O nedenle, ben diyorum ki gelin, ciddi bir şekilde araştıralım çünkü yapmış olduğunuz işlerde, Sayıştay dâhil olmak üzere, teftiş kurulları dâhil olmak üzere, yargı dahil olmak üzere, buralara müdahale ediyorsunuz. Nasıl müdahale ediyorsunuz? Zaman zaman direkt müdahale ediyorsunuz, zaman zaman da endirekt müdahale ediyorsunuz; bunu TÜSİAD'ın başkanlarının gözaltına alınmasında, TÜSİAD'ın başkanları gözaltına alındıktan sonra bunlarla ilgili mahkemelerin ne şekilde ceza verdiğini, bunların pasaportlarının olmasına rağmen yurt dışına çıkış yasakları nedeniyle Sayın Bakanla beraber, Mehmet Şimşek'le yurt dışına gidemediklerini de biliyoruz; bunları endirekt yaptınız, bazen de direkt yaptıklarınız oluyor. O nedenle, biz diyoruz ki Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun yapmış olduğu işlemleri inceleyelim.

Bir, kayyum atamalarının hukuki dayanakları nedir ve yargı denetimi ne ölçüde etkin işlemektedir?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Özdağ, lütfen tamamlayın.

SELÇUK ÖZDAĞ (Devamla) - Teşekkür ederim efendim.

İki, kayyum atanan şirketlerde çalışanların istihdam durumu nasıl etkilenmiştir?

Üç, şirketlerin marka değeriyle ulusal ve uluslararası itibarları bu süreçten nasıl etkilenmiştir? Yönetim organlarına atanan kişiler hangi kriterlere göre belirlenmiştir ve liyakat ilkesi nasıl sağlanmaktadır? Kayyum uygulamalarının Türkiye ekonomisi üzerindeki makro etkileri nelerdir? Bu uygulamalarda alternatif olabilecek düzenleyici ve denetleyici mekanizmaların bulunup bulunmadığı ve son olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyım olarak yönettiği şirketlerde şeffaflık ve hesap verilebilirliğin hangi araçlarla sağlandığı hususlarının kapsamlı biçimde araştırılması büyük önem arz etmektedir.

Bu, aynı zamanda vicdanlara hitap eden bir araştırma önergesidir. Aynı zamanda hukuka hitap eden bir araştırma önergesidir. Aynı zamanda insanlığımıza ve taşıdığımız milletvekili sıfatına hitap eden bir araştırma önergesidir. O nedenle, tüm Meclisin buna "evet" oyu vermesini temenni ediyor, hepinize saygılarımı arz ediyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)