| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 89 |
| Tarih: | 30.04.2026 |
NERMİN YILDIRIM KARA (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarımız; ülkemizde çözülemeyen çözülmesi de yakın zamanda pek mümkün görünmeyen bir barınma sorunumuz var. 2010 yılından bu yana baktığımızda, özellikle ev sahibi olma konusunda yüzde 61'den 56'ya bir düşme yaşanırken buna rağmen kiracı olma noktasında yüzde 22'den yüzde 28'e çıkan bir oranı görüyoruz. Aynı zamanda, hane halkları içerisinde de hasılatları içerisinde de barınmaya ve kiraya haneler ne kadar fazla para harcıyorlar, ücret harcıyorlar; bu da müthiş bir şekilde artmış. Yine, 2010 yılından bugüne geldiğimizde ailelerin bu masraf kalemleri düşmemiş. Buradan da neyi okuyoruz? Yani, yirmi dört yıllık AKP iktidarı hane halklarının barınma krizini çözebilmek ve kira ödemelerinde herhangi bir fayda, maalesef, sağlayamamış. Ülkemizde özellikle deprem illerinde, benim de ilim Hatay olmak üzere, Hatay'da, özellikle TOKİ konutlarında "bazı gider ve ortak avans giderleri" adı altında bazı ücret kalemleri var. Bunu bu kanunda, teklifte niye söylüyorum? Çünkü avanslarla ilgili, aidatlarla ilgili bir düzenleme var. Oysaki, Hatay başta olmak üzere TOKİ konutlarında "ortak gider avansı" adı altında gerçekten büyük rakamlar isteniyor. Mesela, bir defaya mahsus olmak üzere, 2 taksitle 105 metrekarelik konut için 10 bin küsur lira avans istiyorlar ama vatandaş bize "Asansör çalışmıyor, temizlik yapılmıyor, doğal gaz tesisatıyla ilgili hiçbir iyileşme yok. Ben niye avans ödüyorum, niye aidat ödüyorum?" diye bunu soruyor. Dolayısıyla, biz burada diyoruz ki, bakın, deprem bölgelerinin illerinde o dönemin koşullarına ve bölgenin koşullarına göre bir düzenleme yapmanızı, mesela, vatandaşımızın iş yeri yıkılmış, iş yeri vermemişsiniz, hak sahibi olmuş, TOKİ konutunda asansör çalışmıyor, siz onlardan avans gideri istiyorsunuz, ortak kullanım alanlarına ilişkin avans istiyorsunuz. Bunları sizlerin düzenlenmesi gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz.
Kanun, Tapu Kanunu ama ilim Hatay'da, Reyhanlı'da, Kırıkhan'da, İskenderun'da Arsuz'da o kadar fazla 2/B orman arazisi üzerinde ve tapusuz alanlar üzerinde kurulmuş olan mahalleler var ki binlerce insan var buralarda yaşayan fakat Tapu Kanunu bu yurttaşlarımızın bu sorununa hiçbir cevap veremiyor. Bu insanlar deprem yaşadılar, elektrik aboneliği alamıyorlar. Neden? Özellikle bakın, Avcılarsuyu, Işıklı, Tatarlı, Haymaseki gibi Reyhanlı'nın hemen hemen bütün dağ köylerinde insanların tapu sorunu var ya; 21'inci yüzyıldayız, tapu verilmiyor, elektrik aboneliği, su aboneliğiyle ilgili sıkıntılar yaşıyor. Burada kayıt dışılığı önleyebilirsiniz, hem devlet kazanır hem yurttaş kazanır; yurttaşlar ceza ödemekten kurtulur, sizler de sağlıklı ve dengeli bir planlama içerisinde insanların tapularını dağıtmış olursunuz. Dolayısıyla Tapu Kanunu geliyor fakat birçok insan tapusuz şekilde memleketlerinde yaşamak zorunda kalıyorlar ama bu kanunda çok enteresan bir şey yapıyorsunuz, Emlak Konut Başkanlığına zaten 2025 yılının bütçe görüşmelerinde 595 milyar liralık ek bütçe verdiniz. Bunu da 1/1/2025'ten itibaren geriye dönük iç borçlanma yaptınız. Niye yani neden? Emlak Konut Başkanlığı gayrimenkul alan, satan, ticaret yapan bir işletme değil ki ve ayrıca, sermayesi doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kamu bankası olan bankalardan, kamudan, bu bankalardan kredi almasına ve borçlanmasına imkân tanıyorsunuz. Yani Tapu Kanunu'nda paravan bir metotla, hesap veremez ve bütçe disiplinine de aykırı bir şekilde Emlak Konut Başkanlığına bu kadar bütçe verilmesinin anlamı ne? Biz bunu anlamıyoruz. Biz diyoruz ki Hatay'da konutları hızla inşa etmek istiyorsanız... Tonlarca borçlanma yetkisi veriyorsunuz ama harcama kaynaklarınızın nerelere, hangi ihale süreçlerine aktarıldığını bilemiyoruz. Bunları şeffaf ve hesap verilebilir bir şekilde kamuoyuyla paylaşmanızı talep ediyoruz.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)