| Konu: | ÇOĞALTILMIŞ FİKİR VE SANAT ESERLERİNİ DERLEME KANUNU TASARISI |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 69 |
| Tarih: | 22.02.2012 |
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY (İzmir) - Sayın Başkanım, değerli arkadaşlarım; şimdi, Sayın Dinçer, bu yurt dışına daha önce kaçırılmış bulunan bazı eserlerin, bazı önemli yayınların ülkemize getirilmesiyle bu kanunun bir ilgisi yok doğrusu. Bu ayrı bir çalışma konusu. O, ülkemizden yasa dışı yollarla çıkarılmış bulunan arkeolojik varlıklar veya başka kültür varlıklarının geri dönüşümü için hukuk yoluyla veya diplomatik yollarla mücadele ediyoruz ama bu yasa bunları da derlemek amacıyla düzenlenen bir yasa değil, bu ayrımın altını çizmek istiyorum.
CELAL DİNÇER (İstanbul) - Sayın Bakanım, suretlerini getirebilir miyiz? Aslını istemiyoruz.
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY (İzmir) - O ayrı bir şey, suret, o da derlemeye girmez. O da ayrı bir şekilde yani bir müzeye, bir kütüphaneye gelecekse o da ayrı bir çalışmanın konusu. Derleme yasası ülkemizde basılmakta olan veya ülkemizdeki yayınevlerinin ülke dışında yaptıkları yayınların derlenmesi veya bizim ülkemizdeki arkeolojik, bilimsel çalışmalarla ilgili yurt dışında yapılmış olan eserlerin derlenmesi amacına yönelik. Yani amacı iyi tasrih edelim burada, kayıtlara geçmesi için.
Sayın Yüksel, Millî Kütüphane gerçekten bir müze olabilir, benim kanaatim bu. Sayın Çam'ın sözüne karşılık da söylemek istiyorum, bu bilgi söylediğiniz gibi, yani İzmir Millî Kütüphanesini ziyaret eden ilk Bakan olduğum bilgisi benim ortaya attığım bir iddia değil, Millî Kütüphane Müdürünün basın önünde söylediği ve benim de doğrusu hayretle karşıladığım, biraz sevinç, biraz da eski arkadaşlarım adına buruk bir duyguyla karşıladığım bir bilgi. Yani doğrusu yanlışı arkadaşlarımıza ait ama umuyorum, tahmin ediyorum ki hakikaten başka kültür bakanları da ziyaret etmiştir. Etmemişse gerçekten çok üzülürüm yani Türkiye'nin bütün kültür tarihi adına.
İzmir Milli Kütüphanesi bir müze olabilir ve İzmir'e, inşallah, yerel yönetimlerin, özel idarenin ve bizim katkılarımızla bir büyük kütüphane? Bence Ankara'ya da lazım yani bir yeni millî kütüphane Ankara'ya da lazım çünkü artık Türkiye'de çok sayıda öğrenci var ve Türkiye'nin nüfusu çok genç. Her ne kadar elektronik ortamları kullansak bile kütüphane bizim hayatımızdan çıkmaması gereken önemli bir kültür varlığı. Bu tür amaçlarımız ve dileklerimiz var.
Sayın Demir, tarihî eser kaçakçılığı için? Biz tarihî eser kaçakçılığı konusunda çok yoğun biçimde uğraşıyoruz, burada tekrar etmek istemem. Son yıllarda da önceki yıllara kıyasla çok sayıda eserin ülkemize gelmesini -ki bunların bazıları kamuoyunda önemli yer tuttu- sağladık. Geçen yıl içinde bir talihsizlik oldu. Urfa Göbeklitepe'de -ki inanç kültürünün dünyadaki en önemli merkezlerinden birisidir- bir heykel buluntusu, kazı heyeti tarafından yeterince korunmadığı için sonraki akşamlarda kayıplara karıştı. Biz bunu kazı heyetine bir ölçüde tazmin ettirdik ama hiçbir zaman maddi karşılıkla bu eserler ölçülemez ve başka yaptırımlar da düşünüyoruz. Bizim yaptırımlar düşünmemiz nedeniyle de kazı heyeti şu anda bir başka, bir karşı bilgilendirme kampanyası açmış vaziyette.
Ama bu vesileyle altını çizmek isterim: Bizim Türkiye'de ister yabancılar yapsın bir kazıyı ister yerli üniversitelerimiz veya hocalarımız yapsın, herkesin çalıştığı toprağı sevmesi, düzgün bir iş programı yapması, yeterince zaman ayırması, oradaki buluntularla ilgili eser yazması; bu eser, bu makale yabancı dilden yazılmışsa mutlaka bizim dilimizle yazılması gibi yeni getirdiğimiz kurallar var. İster Türk hocalar olsun ister yabancı hocalar, bu kurallara uyanlar devam edecekler, uymayanların emeklerine teşekkür edeceğiz, uyan arkadaşlarımızla yolumuza devam edeceğiz. Artık Türkiye'deki tarihî eserlerin korunması konusunu eski yıllara göre daha büyük bir hassasiyetle ele alıyoruz.
Sayın Işık, Kütahya Kalesi bizim programımızda bu sene ama birkaç yerde daha benzer sorunlarımız var, bu doğal afetlerden ötürü yıpranmalar var, hatta birtakım kaza ihtimalleri de gündeme geliyor. Biz Bakanlık olarak bunları yatırım programımıza alıyoruz ama afetle ilgili birimlerden de, devletin öteki birimlerinden de destek istiyoruz. Kaynak bulduğumuz takdirde biz, değilse öteki kuruluşları seferber ederek -Bitlis'te de böyle bir sorunumuz var, Mardin'de de var, Kütahya'da var- bunları sonuçlandırmaya çalışacağız.
Kütahya'da biz aslında oldukça yoğun çalışmalar yapıyoruz. Kütahya'da sokak sağlıklaştırmaları yapıyoruz. Kütahya, Osmanlı şehzadelerinin bir dönem gelip valilik yaptığı Anadolu'daki önemli yerleşim merkezlerinden bir tanesi ve bütün bu vasfıyla ayağa kaldırılması konusunda Kütahya bizim özel olarak işaretlediğimiz illerden birisidir. Bunları biliyorsunuz ama tabii Türkiye'nin her tarafında -bu vesileyle bir daha söylüyorum- yapmamız gereken çok sayıda işler var.
Sayın Bayraktutan, kütüphanecilerin özlük hakları konusunda? Biz kütüphanecilerin özlük hakları konusunda geçen dönem bir iyileşme yaptık ama bütün Bakanlık çalışanlarımızla ilgili daha fazla bir iyileştirme konusunda gayretlerimiz var. Kanun hükmünde kararnameyle bu yaz içinde kısmi bir düzenleme daha oldu. Bizim gerek kütüphaneciler gerek yine teknik nitelik taşıyan bazı personellerimizin statüsünün iyileştirilmesi konusunda Maliye Bakanlığıyla müzakerelerimiz ve bu yolda çalışmalarımız sürüyor.
Herhangi bir belediye arasında ayrım yapmıyoruz. Bunu arkadaşlarım, bütün partilerden arkadaşlarım bilirler, çok sayıda farklı partilerden örnek de gösteririm somut olarak. Herhangi bir belediye bize kültürle ilgili, turizmle ilgili, tarihin korunmasıyla ilgili doğru düzgün bir proje getiriyorsa ona mutlaka kaynak ayırmaya çalışıyoruz o bölgenin turizmde ve kültürdeki taşıdığı önceliğe uygun olarak.
Geçmiş yıllarda turizm tahsislerinden çok sayıda, çok miktarda para geldiğinde biraz belediyelere gelişigüzel bir belediyecilik bakanlığı konusunda tavrıyla kaynak aktarıldığı olmuş. Şimdi böyle bir imkânımız yok. Bizim bütçe kısıtlarımız içinde kültür projesi, turizm projesi çerçevesinde destek veriyoruz. Herhangi bir belediye böyle bir proje getirmiş ve bizden bir kayırma görmüş veya bir iteleme görmüşse bunu somut olarak bilmek isterim, somut olarak takip ederim.
Balıkesir Milletvekili Arkadaşımızın? Bu bahsettiğiniz Bandırma'daki kültür merkezi midir? Arkadaşımız nerede?
NAMIK HAVUTÇA (Balıkesir) - Bandırma?
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY (İzmir) - Bandırma'daki kültür merkezi.
Evet, Bandırma'daki kültür merkezi ne yazık ki daha eski yıllara dayanıyor. Yani Türkiye'de, arkadaşlarım, 90'lı yıllarda biraz halkın ihtiyaçları, beldenin ihtiyaçları gözetilmeden bir miktar müteahhitlik projeleri, bunu açıklıkla söylüyorum burada ve üzüntüyle söylüyorum, müteahhitlik projeleri hazırlanmış. Yani içinde mercimek kadar bir salon var, 10 bin metrekare, 20 bin metrekare inşaat alanı olan devasa yapılar. Bunları, biz, yeni proje almamak kaydıyla tasfiye etmeye çalıştık. Aranızda idarede bulunmuş arkadaşlarım var, bu gerçekleri biliyorlar. Yüzde 80, yüzde 70, yüzde 60'dan aşağı eritmeye çalışıyoruz. Bazılarına yerel yönetimler talip oluyor fakat müteahhitlerle ilgili problemler var. Bandırma'da da böyle bir sorunumuz var ama Erdek'te başlamış olan projeyi tamamlamaya çalışıyoruz. Şu anda Ayvalık'ta kültür merkezine dönüştürmeye çalıştığımız bir eski eser restorasyonumuz var ama takdir edersiniz ki geçmiş yıllarda abartılı biçimde ve siyasi saiklerle Anadolu sathına atılmış bulunan bütün temelleri bizim birkaç yıl içinde tamamlamamız mümkün değil. Şimdi mümkün olduğu kadar yeni projeye almıyoruz, ihtiyaç çerçevesinde, öncelik çerçevesinde tamamlamaya çalışıyoruz. Ben, Bandırma gibi bir büyük yerleşimin böyle bir ihtiyacı olduğunu biliyorum ama bir miktar bizim de kendi bütçe kısıtlarımız var, o kısıtlar içinde davranmamızı sanıyorum ki haklı karşılayacaksınız.
Son bir nokta vardı. Biraz önce bir konuşmacı arkadaşım, geçen yıl bizim, Mem ü Zin'i yayınladığımız ve bir miktar bunun reklamıyla yetindiğimiz iddiasını ileri sürdü.
Değerli arkadaşlarım, biz, Türkiye'de herhangi bir ayrım yapmaksızın, bizim felsefemizin, bizim kültürümüzün, bizim toprağımızın bütün zenginliklerini yeni kuşaklara taşımaya çalışıyoruz. Bu çerçevede, mesela, biz, bu yıl El Birûnî'nin Kitâb-üs-Saydele Fi't- Tıp kitabını bastık. Matürîdî'nin dünyası üzerine bir çalışma yayınladık. Şimdi Şeyh Bedreddin üzerine bir çalışma yapıyoruz. Ahmedi Hani üzerine bir çalışma yaptık. Şimdi Molla Ceziri üzerine bir çalışma yapıyoruz. İlk defa bir Süryani kitabını Türkçeye basmaya çalışıyoruz ama bir yandan da Kaşgarlı Mahmut çalışması yaptık. Yani Anadolu topraklarında, bugün üzerinde yaşadığımız bu topraklarda bizim kültürümüzün derinliğini etkileyen ne varsa ona bu yeni dönemde yeniden aşina olalım, bir anlamda Doğu'nun felsefesinin bu temel öncülerini, yaratıcılarını yeniden tanıyalım konusunda yoğun bir çalışmamız var. Bir ayrımımız yok. Bu topraklarda hangi renkler varsa, hangi çiçekler varsa, bir daha söylüyorum, hiçbirisi solmasın, bu toprakların bereketi çoğalsın diye uğraşıyoruz.
Teşekkür ederim.
BAŞKAN - Teşekkür ederim.