| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 89 |
| Tarih: | 30.04.2026 |
İDRİS ŞAHİN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Görüşülmekte olan bu kanun teklifi birkaç teknik düzenlemeden ibaret gibi görünse de özü itibarıyla Tapu Kanunu'ndan Kadastro Kanunu'na, Çevre Kanunu'ndan Yapı Denetimi Hakkında Kanun'a kadar çok farklı alanları bir torbanın içerisine dolduran yasama tekniği, hukuk devleti ve müzakere kültürü bakımından ciddi sorunlar taşıyan bir metinle karşı karşıyayız. Özü itibarıyla, Çanakkale Milletvekili Sayın Rıdvan Uz demin çok güzel bir şekilde, veciz cümlelerle, halkın anlayacağı şekilde anlatı. Bu torba yasada Allah için 16 ayrı kanun var, 16 ayrı kanun, birbiriyle ilintili olsa yine anlarsınız. Özü itibarıyla, hiçbir tali komisyonda da görüşülmeden bu yasal düzenlemeler yapılıyor. Bize de 11'inci madde düştü, acele kamulaştırmaya ilişkin husus. Bakınız, acele kamulaştırmayla alakalı kanun teklifinin 11'inci maddesinde istediğiniz yetki şu arkadaşlar: "Yeni yerleşim alanı olarak belirlenen sosyal konut alanı içerisinde bulunan kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlardan uygulamaya dâhil edilecek olanlar ile özel mülkiyete tabi diğer bütün taşınmazlar için devir veya acele kamulaştırma kararı alınabilir." diyorsunuz. Şimdi, kamuya ait yerlerde bunu talep edebilirsiniz ama özel mülkiyete tabi bir yerde "yeni yerleşim alanı" diyorsunuz arkadaşlar, yeni yerleşim alanında özel mülkiyet olmasa ne fark edecek? Bunun dışında, Hazine arazisinde ve kamuya ait başka yerlerde bu yeni yerleşim alanlarını tesis etseniz ne kaybedeceksiniz? Velev ki özel mülkiyet var, aceleniz ne? Zaten yapmış olduğunuz her türlü düzenlemeyi elinize, yüzünüze bulaştırıyorsunuz. Yaptığınız düzenlemelerin büyük bir çoğunluğu Anayasa Mahkemesinden geri dönüyor. Arkadaşlar yangından mal mı kaçırıyorsunuz Allah aşkına? "Kamu malı, yeni yerleşim alanı" diyorsunuz, istediğiniz kadar hazine arazisi var, dilediğiniz yerde yapın, size kim itiraz ediyor? TOKİ istediği yerde hazineden yer temini noktasında sıkıntı mı çekiyor? Hayır ama siz ısrarla özel mülkiyete de el atmak istiyorsunuz.
Değerli arkadaşlar, burada konuştuğumuz şey vatandaşın tapusudur, babasından kalan evdir, dedesinden kalan tarladır, yıllarca çalışıp aldığı arsadır. Yani insanın yalnızca malı değil, emeği, hatırası ve geleceğidir.
Elbette sosyal konut yapılmalıdır, buna itirazımız yok. Dar gelirli vatandaşlarımızın başını sokacak bir eve kavuşması sosyal devletin asli görevidir. Ancak "Yoksula ev yapacağız." diye başka bir vatandaşın mülkiyet hakkını güvencesiz hâle getiremezsiniz. Sosyal devlet bir mağduriyeti giderirken yeni mağduriyet üreten devlet değildir değerli milletvekilleri.
Bu maddeyle "yeni yerleşim alanı" denilen muğlak bir kavram üzerinden özel mülkiyete tabi taşınmazlar için acele kamulaştırmanın önü açılıyor. Peki, soruyorum: "Yeni yerleşim alanı" nedir, sınırı nedir, ölçüsü nedir, kriteri nedir? Bunu kim belirleyecek? Bu keyfiyet hakkını size kim veriyor? En azından sınırları belli bir alan olmuş olsa, bugün biz hangi kanuna "evet" dediğimizi, hangi kanuna itiraz ettiğimizi bilsek ne kaybedersiniz? Bugün köylünün tapulu bahçesi, yarın şehir içerisinde kalmış kıymetli arsası bu kapsama alınmayacak mıdır?
Acele kamulaştırma, aceleci kamulaştırma değildir değerli milletvekilleri. Hukukumuzda olağan bir yol değil, olağanüstü hâller için öngörülmüş istisnai bir yöntemdir. Siz siz olun asla olağan yollar varken olağanüstü yollara kendinizi şartlandırmayın, olağanüstü yollara kendinizi sokmayın.
Bu yetkiyi "sosyal konut" başlığı altında idarenin sürekli kullanacağı bir alet çantasına koyamazsınız. Bir gece yarısı Resmî Gazete'de karar çıkacak, vatandaş öğleden sonra kendi arazisinde yabancı hâline gelecek; pazarlık yok, rıza yok, gerçek uzlaşma yok. Sonra yıllarca mahkeme kapılarında bedel tartışması, bu mudur hukuk devleti?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
İDRİS ŞAHİN (Devamla) - Vatandaşın mülkü, idarenin harita üzerinde parmak ucuyla işaretleyeceği boş bir alan değildir değerli milletvekilleri. Biz sosyal konuta karşı değiliz, biz sosyal konutun vatandaşın tapusunu ezerek yapılmasına karşıyız. Gelin, sosyal konutu aceleyle değil adaletle yapalım diyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)