GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:89
Tarih:30.04.2026

NECMETTİN ÇALIŞKAN (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; TBMM TV kapanmak üzere, sakın ola ki kapatmayın.

Değerli iktidar yöneticileri, biz "Yoklama almayacağız." diye size bir iyi niyet gösterisinde, jestte bulunduk ama bürokratlar için bulunmadık. Niçin bugün bürokratlar burayı dinleme nezaketi göstermiyor, anlamış değilim. Takdirlerinize bırakıyorum.

OSMAN SAĞLAM (Karaman) - Ama oradalar.

NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Değerli milletvekilleri, dün gece yaşanan hadiseler bizim sessiz kalabileceğimiz hadiseler değil. İsrail işgalci, katil, siyonist devlet vatandaşlarımızı kaçırdı, uluslararası sularda baskın yaptı. Evet, burada Türkiye Büyük Millet Meclisi bütün partilerin ortak imzasıyla, oy birliğiyle İsrail'i kınadı ama bu yetmez. İktidara düşen, şu Meclis iradesine sahip çıkmak, bu oylanan tezkereye uygun şekilde adım atmak. Bilesiniz ki tehlike adım adım ilerliyor. İsrail önce 10, 20, 50, 100 milden, bugün 1.200 kilometre mesafeden saldırdı. Dolayısıyla, dün Yunan kıyılarında gemilere yapılan baskın aslında bütün dünyaya meydan okumaktır, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti devletinin hükümranlığını da tehdit etmektedir. Geçtiğimiz ay sahibi belirsiz bir füze parçası topraklarımıza düştü diye İran Büyükelçisi Dışişleri Bakanlığına çağrıldı ama bugün vatandaşlarımız uluslararası sularda gözaltına alındı, iktidardan çıt çıkmıyor. Bereket ki ülkemizin namusunu bu Meclisin aldığı karar kurtardı. Oysa bugün cevap verilmesi gereken bir soru var. 28 Nisan tarihinde çifte vatandaş, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve İsrail vatandaşı 28 yaşındaki bir kadın askerin gözaltına alındığı, ancak Trump'ın talebiyle serbest bırakıldığı, üçüncü ülke üzerinden İsrail'e gönderildiğine dair haber yayınlandı ama iktidardan ne yazık ki çıt çıkmıyor. Evet, İsrail ateşkese imza attı. Sebep şuydu: Bütün dünya kamuoyunun dikkatlerini İsrail'den uzaklaştırmak. Soykırım düşük volümde devam ediyor, hâlen İsrail'in işgal ettiği topraklardaki insanlar barınma, gıda, sağlık, her alanda sorunlar yaşamaya devam ediyor. İşte, bize düşen görev de buna sessiz kalmamak.

Her konu bir istismar konusu olduğundan bu konuda da "Tezkereyi oyalayalım, bunu sayfa sayfa ilanla yayımlayalım, kontrol ettiğimiz alanlarda âdeta bir etkinlik yaparcasına İsrail'i protesto edelim, bitsin." diyorsunuz ama bir taraftan da İsrail'le ilişkileri kesmeye ne yazık ki cesaret edilemiyor. Hâlen değişik isimlerle... Dolayısıyla da bugün ülkemizdeki Malatya Kürecik Radar Üssü, İncirlik Üssü, NATO çerçevesindeki bütün istihbarat Amerika üzerinden İsrail'e gidiyor. Şu son ateşkes sürecinde ülkemiz garantör olarak Barış Kurulu üyesi olarak yer aldı. Böyle bir dönemde Barış Kurulu üyesi olarak bu imzamıza sahip çıkmamız bu ülkenin şahsiyetidir, onurudur. Ne yazık ki bu Sumut Filosu aslında bizim için de bir yüz karasıdır. Filoyla giden insanlar gıda taşımıyor, onlar bütün dünyaya Gazze'deki soykırımı duyurmak üzere yola çıktılar. Zaten bütün dünyanın bildiği acı gerçek ortada. Onun için, burada kınamadan öte aktif rol almak, vatandaşlarımıza sahip çıkmak, insanlığa sahip çıkmak her şeyden önce bu ülkenin idarecilerinin öncelikli görevidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Kahve markasını boykot ederek, bildiri yayınlayarak bir şeyler olmaz. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)