GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:90
Tarih:05.05.2026

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Öncelikle bir teşekkürle başlamak istiyorum. Sevgili yoldaşımız, barışa hayatını adamış Sırrı Süreyya Önder'i unutmadığınız ve Divandan da andığınız için.

Evet, barış mücadelesine, bu ülkede Kürt sorununun demokratik çözümüne gerçekten emeği çok büyüktü. Kendi sağlığını, kendi yaşamını hiçe saymak, geride bırakmak pahasına barış için çalıştı. Bu ülkede en ufak bir barış ihtimali varsa o ihtimali gerçeğe dönüştürmek için gecesini gündüzüne kattı ve ne yazık ki geçen yıl, bir yıl önce de aramızdan ayrıldı. Onu çok özlüyoruz, gerçek anlamda eksikliğini çok hissediyoruz; eksikliği, yeri doldurulamaz bir arkadaşımızdı, yoldaşımızdı. Gerçekten bir yıl sonra da bir kez daha anısına bağlılığın gereği olarak şu sözü bu Mecliste de yinelemek istiyoruz: Ne olursa olsun Sırrı Süreyya'nın özlemi olan ve uğruna mücadele ettiği o barışı bu ülkede gerçekleştireceğiz ve onu Sırrı Başkana armağan edeceğiz diyorum. Anısı önünde saygıyla, sevgiyle, minnetle eğildiğimi ifade etmek istiyorum. Onu unutmadık, asla da unutmayacağız.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 4 Mayıstı dün. 4 Mayıs 1937'de Bakanlar Kurulunun aldığı kararla Dersim katliamı gerçekleştirildi. Bizim "Dersim tertelesi" dediğimiz ve 10 binlerce insanımızın yaşamını yitirdiği, 10 binlercesinin yaralandığı ve birçok insanın kendi topraklarından, yaşam alanlarından koparıldığı, çocukların ailelerinden alınıp evlatlık verildiği ve deyim yerindeyse Dersim'de taş üstünde taşın, omuz üstünde başın bırakılmadığı bir tarihin adıdır 4 Mayıs 37 tarihi. O anlamıyla, bugün burada yeni bir dönemi konuştuğumuz bu eşikte, barış arayışımızın güçlendiği bu eşikte, Dersim'i anlamanın, Dersim'le yüzleşmenin, Dersim hakikatine dönüp bakmanın çok kıymetli olduğunu ifade etmek istiyorum. Aslında Dersim'e baktığımız zaman hâlihazırda yüzleşilmemiş bir acının, inkâr edinmiş bir hakikatin ve geciktirilmiş bir adaletin adı olduğunu orada göreceğiz. Bugün o anlamıyla sadece bir anma yapmanın çok ötesinde aslında; evet, yas tutuyoruz elbette, kefensiz toprağa düşen çocuklarımızın, annelerimizin, kız kardeşlerimizin, babalarımızın yani atalarımızın yasını elbette tutuyoruz ama aynı zamanda bir adalet talebini de dinlendiriyoruz. Gerçekten ortak geleceği kurmak konusunda adım attığımız bugünlerde bir kez daha "Dersim için adalet!" diyoruz, "Hakikatin açığa çıkarılması." diyoruz ve onarılma talep ediyoruz. O anlamıyla, üzerinden seksen dokuz yıl geçmiş olmasına rağmen hâlihazırda cevapsız olan birçok sorunun olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Kayıpların akıbeti, ailelerinden koparılan çocukların gerçekten kökleriyle buluşması, toplu mezar yerleri, özellikle Seyit Rıza ve yol arkadaşlarının mezar yerlerinin açıklanması gibi, Dersimlilerin ve bu ülkedeki yaşayan herkesin talebini de ifade etmek gerekiyor. O anlamıyla bir kez daha buradan, Dersim'de kefensiz toprağa düşen her bir canımızı saygıyla minnetle andığımızı ve ne olursa olsun Dersim'in hakikatine, Dersim'in tarihine, Dersim'in gerçeğine sahip çıkacağımızı bir kez daha ifade etmek istiyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biliyorsunuz, Amedspor 1'inci Lig'e çıktı. Tabii, Amedspor deyince aklımıza ne geliyor? Haksızlıklar, taraftarlarının uğradığı linçler, deplasmanda oynadığı zaman özellikle linç girişimleri ve birçok aslında dışlayıcı politikaya maruz kalmış bir takımın adı Amedspor. Ama hem Amedsporun inancı, kararlılığı hem Kürt halkının ve Türkiye'deki demokratların Amedspor etrafındaki kenetlenmesi ve tabii ki barış annelerimizin duasıyla Amedspor 1'inci Lig'e çıktı ve şampiyon oldu. Şimdi, önümde yeni bir dönem var ve biz inanıyoruz ki bu yeni dönemde Amedspor hem Amed'in hem de bütün Kürt halkının ve bu ülkede Amedspordan gurur duyan, Amedsporun şampiyonluğundan mutluluk duyan herkese yeni başarıları armağan edecektir. Özellikle siyaset kurumundan gelen tebrikleri, Sayın Cumhurbaşkanının, Sayın Devlet Bahçeli'nin, Sayın Özgür Özel'in ve diğer bütün liderlerin Amedsporu tebrik etmiş olmaları ve yine tabii ki Sayın Neçirvan Barzani'nin, Sayın Bafıl Talabani'nin ve diğer birçok kesimin...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun lütfen.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - ...dünyanın birçok yerinden gelen tebrik mesajlarının da önemli bir toplumsal barışa önemli bir katkı olduğunun altını da çizmek isterim. Bütün bunlara kıymet verdiğimizi ifade ediyor, tekrardan Amedsporu ve taraftarlarını, camiasını, teknik direktörlerini ve tabii ki futbolcularını canıgönülden tebrik ettiğimizi DEM PARTİ olarak buradan ifade etmek istiyorum.

Sayın Başkan, biliyorsunuz Gaziantep ve Şanlıurfa, Malatya başta olmak üzere çok ciddi bir şekilde bütün bölgeyi etkileyen bir fırtınayla karşı karşıya kalındı. Şiddetli hava olayları nedeniyle büyük hasarlar oluştu ama bütün bu hasarın ötesinde can kayıpları oluştu, onu ifade etmek istiyorum. Ben buradan özellikle bu 3 ilimize geçmiş olsun dileklerimizi DEM PARTİ olarak iletmek istiyorum. Şanlıurfa'nın özellikle Birecik ve Viranşehir ilçelerinde meydana gelen fırtına ve sel felaketinde de 1 yurttaşımız hayatını kaybetti. Yine, kötü hava koşulları nedeniyle Malatya'da yaşanan trafik kazası nedeniyle 4 yurttaşımız yaşamını yitirdi. Onlara da Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileklerimizi buradan ifade etmek istiyorum fakat bu tablonun bir gerçeği açığa çıkardığını da görmemiz gerekiyor. Burada mesele doğal olayların olması, doğal felaketlerin yaşanması değildir, burada yaşadığımız sorun şiddetli yağış ya da fırtına değil; buradaki altyapı yetersizliği, denetimsizliğin kendisi, tıkanmış yağmur suyu hatları ve afetlere hazırlıksızlık bugün en fazla canımızı yakan meselelerin başında geliyor. O anlamıyla, bu bir kader değil bu, yanlış politikaların bir sonucudur. Ne yazık ki Hükûmet, iktidar her seferinde bütün bu felaketler yaşandıktan sonra geçmiş olsun dileklerinde bulunuyor, gidip orada kısmı bir hasar tespiti yapıyorlar, zararı ziyanı ödemeye gelince de ortalıktan kayboluyorlar. Onlarca felaket yaşadık, onlarca fırtına geçti, onlarca sel oldu, heyelan oldu; günün sonunda ne oldu? Halk kendi kaybıyla, kendi acısıyla ne yazık ki baş başa kaldı. Bütün bunları gideren, bütün bu zararı tazmin eden ve önleyici politikalar geliştiren bir siyaset aklının ne yazık ki hâlâ hâkim olmadığını görüyoruz.

O anlamıyla, buradan DEM PARTİ olarak talebimiz net; başta Şanlıurfa, Antep olmak üzere etkilenen tüm bölgeler derhâl afet bölgesi ilan edilmelidir. Zarar gören yurttaşlarımızın kayıpları hızlı, şeffaf ve eksiksiz bir şekilde karşılanmalıdır. Yerel yönetimleri dışlayan değil güçlendiren afet yönetim anlayışı etkinleştirilmelidir. İklim krizine karşı bilimsel, planlı ve bütüncül politikalar hayata geçirilmelidir. Kent planlaması ranttan değil, yaşam hakkından yana yeniden düzenlenmelidir. Doğayla uyumlu, yaşam hakkını önceleyen, yerel yönetimleri güçlendiren bir anlayış mümkündür ve bu anlayış hayata geçirilmeden bu acıların tekrar etmesi ne yazık ki engellenemez.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Hızla Hükûmeti şapkayı önüne koyup bu iklim krizini, bütün bu felaketleri gören bir yerden bir makro afet planı yapmaya ve önleyici tedbir almaya davet ediyorum.

Son başlık olarak izin verirseniz Sayın Başkan, TÜİK'e ve TÜİK yalanlarına ve TÜİK enflasyon rakamlarına değinmek istiyorum. Biliyorsunuz, nisan ayı enflasyon oranı açıklandı; 4,18 ve bu hâliyle yıllık enflasyon yüzde 32,37 oldu. Böylelikle 2026 yılının ilk dört ayında enflasyon yaklaşık olarak yüzde 14,6'ya ulaştı. Peki, hedef enflasyon neydi 2026 için? Hedef enflasyon da 9,7'den yüzde 16'ya revize edilmişti. Bakın, sadece ilk dört ayda biz neredeyse hedef enflasyona yaklaşmış durumdayız. Peki, kalan sekiz ayda ne olacak?

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Kalan sekiz aydaki enflasyon oranını sabit tutsanız, 0,1 bile artırsanız hedef enflasyonun tutmadığını görüyoruz. Demek ki burada artık TÜİK'in bile manipüle etme gücünün yetmediği bir gerçeklik var, ona dönüp bakmak gerekiyor.

İkincisi, TÜİK'in açıkladığı verilere göre aylık gıda enflasyonu yüzde 3,70; yıllık gıda enflasyonu 34,55 Sayın Başkan. Hâlihazırda dünyadaki gıda enflasyonunun en yüksek olduğu dört ülkeden birisi Türkiye ama bunu Hükûmet duyuyor mu? Hayır, duymuyor. İlk dört ayda asgari ücret 4.110 TL ve en düşük emekli aylığı 2.928 TL erimiş ama bütün bunları da duymuyorlar, görmüyorlar. O anlamıyla uzatmadan şunu ifade ederek bitirmek istiyorum: Şimşek programı çökmüştür, orta vadeli program çökmüştür, hedef enflasyon ıskalanmıştır şimdiden, hedef enflasyonu nasıl revize ediyorlarsa hedef enflasyon üzerinden emekliye, asgari ücretliye verdikleri...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Toparlayacağım Sayın Başkan, selamlayacağım.

BAŞKAN - Selamlayın, peki.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Hedef enflasyon üzerinden asgari ücretlinin, emeklinin maaşını belirleyen Hükûmetin hızlı bir şekilde ücretleri güncellemesi gerekiyor, asgari ücrete zam yapması gerekiyor, emekli maaşlarına zam yapması gerekiyor, emeklilere zam yapması gerekiyor; bu hakikat ortada duruyor, kafanızı kuma gömerek bu hakikatten kurtulamazsınız diyorum.

Size de teşekkür ediyorum Sayın Başkan. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)