GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:92
Tarih:07.05.2026

AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET BAYKAN (Konya) - Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; öncelikle şunu ifade etmek istiyorum ki Türkiye'de şeker fabrikaları yalnızca üretim tesisleri değildir, pancar üreticisinin emeğinin, Anadolu şehirlerinin kalkınmasının ve sanayi hafızamızın önemli bir parçasıdır. Bu nedenle, meseleye sloganlarla değil, rakamlarla ve gerçeklerle yaklaşmak durumundayız. Bugün burada konuşulanların önemli bir kısmı sanki bütün şeker fabrikaları kapatılmış, üretim durmuş ve sektör tamamen ortadan kaldırılmış gibi bir algı oluşturmaya yöneliktir, oysa gerçekler farklıdır. Bakınız, Türkiye'de özelleştirme süreci yeni başlamış bir süreç değildir. Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun 1994 yılında çıkarılmıştır yani bugün eleştiri yapanların siyasi geleneklerin içinde oldukları dönemlerde bu süreç başlamıştır. Mesela, Sümerbank ve çimento fabrikaları gibi bu kapsamda şeker fabrikaları da 2000 yılında yani AK PARTİ'den önce özelleştirme kapsamına alınmıştır. Yıllarca tartışılmış ve 2018 yılında TÜRKŞEKER'e ait 25 şeker fabrikasının 10'unun satışı ve devir işlemleri tamamlanmıştır. 2021 yılında ise 2000 yılında özelleştirme kapsamına alınan TÜRKŞEKER, Cumhurbaşkanlığı kararıyla özelleştirme kapsam ve programından çıkartılmıştır. Bugün ülkemizde 32 şeker fabrikası faaliyetlerine devam ediyor, biliyoruz. TÜRKŞEKER'in özelleştirilen fabrikalarının tamamını satın alan özel şirketlerce yapılan büyük çaplı yatırımlarla güçlendirilerek, birçoğunun kapasitesi artırılarak kota kapsamında şeker üretimine devam edilmektedir. Biraz sonra rakamlarla ifade edeceğim, ortada tümüyle tasfiye edilmiş bir yapı değil, karma bir üretim modeli vardır. Bakın, bu kürsüden "peşkeş" ifadesini sürekli kullanıyorsunuz; ispat edin kardeşim! Eğer bir iddia ortaya atılıyorsa bunun somut bilgi ve belgelerle desteklenmesi gerekir. İhale süreçleri devletin ilgili kurumları tarafından yürütülmüştür. Sayıştay denetimleri ortadadır, yargı yolları açıktır. Siyasi sloganlarla yapılan ithamlar gerçeklerin yerine geçemez. Türkiye'de yıllık yaklaşık 3 milyon ton şeker üretilmekte, ülkemizin ve ihracata yönelik üretimin tüm ihtiyaçları bu fabrikalar tarafından karşılanmaktadır. Özelleşen fabrikalarda 2018 yılına göre üretim kapasitesi yüzde 18 artmış, ülke genelinde pancar üretimi yüzde 19, şeker üretimi ise yüzde 28 oranında artış göstermiştir. Bunun yanında, ülkemizin şeker ve şeker ürünleri ihracatı 4 milyar dolara ulaşmıştır. Meseleye sadece ideolojik bir pencereden bakmanın doğru olmadığını, önemli olanın üretimin sürmesi, çiftçinin korunması, şeker ihtiyacının güvenli bir şekilde karşılanması olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. İlaveten, iddia edildiği üzere şeker fabrikaları özelleştirme sonrası şeker fiyatlarında ciddi artışlar yaşanmamıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

MEHMET BAYKAN (Devamla) - 3 Şubat 2025'te fabrika çuval fiyatında yapılan ayarlamadan sonra on dört ay şekerin fabrika çıkış fiyatlarında bir değişiklik yaşanmamış, en son 4 Mayıs 2026'da yani birkaç önce yüzde 16 bir artış olmuştur. Samimi olalım, eğer mesele gerçekten kamu yararıysa o zaman tüm dönem uygulamalarını birlikte değerlendirelim. 90'lı yıllardaki özelleştirmeler de konuşulmalı, sonraki dönemler de ele alınmalıdır ancak ideolojik ezberlerle değil verilerle konuşulmalıdır.

Değerli milletvekilleri, dün itibarıyla ortalık yıkılıyor, dünya YILDIRIMHAN füzemizi konuşuyor. Tutanaklara baktım, dün Sayın Erkan Akçay Başkanım ve Sayın Leyla Şahin Usta Başkanım dışında bu konuya değinen olmamış. Aslında sitemle başlayacaktım fakat bugün Sayın Özgür Özel'in fuar ziyaretini gördüm, kendisini kutluyorum, olumlu bir gelişmedir, devam edecektir mutlaka.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET BAYKAN (Devamla) - Buradan ifade ediyorum, kendi adıma söz veriyorum; ben bir daha Sinop balıkları konusunu ağzıma almayacağım.

Teşekkür ederim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)