GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:92
Tarih:07.05.2026

AK PARTİ GRUBU ADINA HALİL ULUAY (Kastamonu) - Sayın Başkanım, Başkanlık Divanını ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Cumhuriyet Halk Partisi Grup önerisi üzerine söz almış bulunuyorum. İşin açıkçası, öneriyi okumaya başladığımda "Allah Allah, bu önergeyi CHP mi vermiş?" diye şaşırmadım değil ama maalesef önergenin devamında işin şekli değişti. Önergenin başlığında, sosyal medya üzerinden kişilerin toplum nezdinde itibarını ve manevi şahsiyetini zedeleyen gerçekdışı paylaşımlardan yakınılmaktadır. Burada yakınılan paylaşımlar, partimize, Cumhurbaşkanımıza ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a yoğun olarak yapılmaktadır. Hatta sosyal medyadan partimizi itibarsızlaştırmak için yapılan bir kısım asılsız yayınların ciddiye alınıp delil gösterilerek siyasetçiler tarafından söylem malzemesi bile yapıldığına şahit olmaktayız. Devletimiz, yasaların elverdiği ölçüde bu paylaşımların üzerine gitmektedir. Ancak özellikle partimize ve Genel Başkanımıza yapılan itibarsızlaştırma amaçlı, hakaret içerikli paylaşımlarla yapılan mücadeleye muhalefet tarafından "kişi özgürlüğü" ve "basın hürriyeti" gibi birtakım evrensel kavramların arkasına sığınılarak sahip çıkıldığı da gözden kaçırılmamalıdır. Yalan yanlış, kişileri hedef alan hakaret içerikli paylaşımlardan muhalefetin de rahatsız olmaya başlaması umut vericidir. Tam bu noktada meşhur atasözümüz aklımıza gelmektedir: "Ayarını bozduğun kantar, gün gelir seni de tartar." Evet, işin açıkçası, her siyasetçinin peşinde kendini "gazeteci" "basın mensubu" "YouTuber" "fenomen" gibi sıfatlarla tanımlayıp yalan yanlış haber paylaşan, yorum yapan birkaç belalısı bulunmaktadır. Bu paylaşımların ya da yorumların bazen siyasi, bazen de kişisel amaç güttüğü görülmektedir. Bu tür olumsuz hareketler Meclis Komisyonuyla değil tüm siyasetçilerin ortak aklıyla dizginlenebilmektedir.

Aynı önergenin devamında, gerçek bilgiyi paylaşan vatandaşlarla mücadele edildiğinden, bu kişilerin yargıya intikal ettirildiğinden şikâyet edilmektedir; önergenin başındaki umudumuz bu satırları okuduğumuzda kırılmıştır. Yayılan bilginin gerçek olup olmadığının yargı tarafından tespitinden neden rahatsız olunur ki? Burada akla gelen soru şudur: Hangi bilginin gerçek, hangi bilginin gerçek dışı olduğunu belirleme yetkisi yargıdan alınıp CHP'ye mi verilmelidir? Dezenformasyondan rahatsızlığınızı anlıyor ama çözümün yargıda olmasından rahatsızlığınızı hiç anlamıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

HALİL ULUAY (Devamla) - Önerge içeriğindeki çelişkili cümlelerden, işinize gelmeyen paylaşımların kayıtsız şartsız dezenformasyon kabul edilmesinin, iktidar ve devlet kurumları hakkında yapılan yalan yanlış paylaşımların kayıtsız şartsız doğru kabul edilmesinin isteniyor olduğunu görmekteyiz.

Burada akla yine bir Anadolu deyimi geliyor: Şaşkın ördek suya geri geri dalarmış.

Genel Kurulu ve yüce milleti saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)