GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:93
Tarih:12.05.2026

AK PARTİ GRUBU ADINA ŞENGÜL KARSLI (İstanbul) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Siyaset milletin derdiyle dertlenmektir. Bu açıdan, bir yaraya merhem arama çabasını daima kıymetli bulurum ancak devlet koruması altındaki çocuklarımızın siyasetin günlük rekabetine kurban edilmesini kabul edemem çünkü buna kurban edilemeyecek kadar kıymetli bir emanettir. Biz bu emanetin sorumluluğunu icraatlarımızda taşıyoruz; kanunlarla, kurallarla, devletin şefkatini kurumsallaştırarak taşıyoruz. Önergeyi hazırlayan arkadaşlar kendi iddialarını zayıflatsa bile devlet icraatlarımıza mecburen yer vermek durumunda kalmışlar. Kamu kurumlarında istihdam edilen gençlerimiz ki bugün itibarıyla 66 bine yaklaşan sayı tam belirtilmemiş olsa da önerge metninde yer alıyor. 81 ilimizin tamamında bakım sonrası izleme ve rehberlik birimlerini kurduğumuz gerçeği de yine önerge metninde yer bulmuştur.

Şimdi buradan soruyorum: 81 ilde teşkilatlanmış, on binlerce gencini kamuda istihdam etmiş, onlara kol kanat germiş bir devlet mekanizmasına "Gençleri dışlıyor." demek, hangi vicdan terazisinde tartılabilir? Daha birkaç hafta evvel kabul edilen 7578 sayılı Kanun da insafsızca eleştiriliyor. Biz o kanunla ne yaptık? Birçok başlığın yanında, kamu istihdamında başvuru süresini beş yıla çıkardık, atama sıklığını arttırdık ve özel sektör istihdamı için prim desteği getirdik ve tüm bunları sivil toplum kuruluşlarının değerlendirmelerini de alarak yaptık. Hâl böyleyken, arkadaşlarımız bu iyileştirmeleri takdir etmek yerine sistemin ciddiyetini sağlayan kuralları birer çelişki olarak sunma gayreti içerisindeler.

İstihdam hakkı için aranan beş yıllık bakım süresi şartı veya 14 yaşından itibaren doksan günden fazla izinsiz ayrılma durumunu da eleştiri konusu yaptılar. Ancak bu kurallar, sistemi, travma kurbanı gençlerin aleyhine çevirmek için tasarlanmamıştır; tam aksine, kurumun ciddiyetini, disiplinini ve diğer mağdur çocukların hakkını korumak için konulmuştur.

Gelelim önergede beni en çok rahatsız eden, milletimizin vicdanını en çok yaralayacak hususa, bazı veriler üzerinden yapılan son derece tehlikeli ve zorlama bağlantıya. Suça sürüklenen çocuklar konusu, devlet korumasından ayrılan gençlerin durumuyla ilişkilendirilmeye çalışılıyor. Bu çocukların ne kadarının devlet koruması altında olduğunun sistematik olarak izlenemediği bir yandan söylenirken, diğer yandan, sanki suça karışanların büyük bir kısmı bu gençlerimizmiş gibi ağır bir algı operasyonu yürütülüyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Devlet korumasında büyümüş, alın teriyle, onuruyla hayata tutunmaya çalışan o pırıl pırıl gençlerimizi potansiyel suçlu gibi göstermeye, onları sürekli suça sürüklenme riskiyle anmaya hiçbir siyasi hesabın hakkı yoktur.

Değerli arkadaşlar, devletin gölgesi daima o gençlerimizin de üzerindedir. Bu gölgenin 18 yaşından sonra da bıçak gibi kesilmediğini, o gençlerin ellerini asla bırakmadığımızı hepimiz çok iyi biliyoruz.

Hâlihazırda 81 ilde sahada aktif olarak işleyen sistemi bürokratik bir tartışmaya boğmanın gençlerimize katacağı tek bir zerre fayda olmadığını ifade ediyor, Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)