| Konu: | Süt üretimindeki azalmaya, kırmızı et, beyaz et ve zeytinyağı üreticilerinin mağduriyetine; enflasyona ve üretilen bahanelere, hakiki gündeme ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 95 |
| Tarih: | 14.05.2026 |
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Saygıdeğer milletvekilleri, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Türkiye, maalesef bir gıda krizine doğru gidiyor; sadece gıda fiyatlarında artış değil gıdaya ulaşmak, gıdayı elde etmek de giderek zorlaşıyor. Elimde TÜİK'in raporları var, TÜİK'in istatistiki rakamları var. Bakın, 2025 yılında süt üretimimiz yüzde 5 kadar azalmış yani biz bir önceki yıla göre 1 milyon 100 bin ton daha az süt üretmişiz. Bunun sebepleri çok net, sebepleri çok açık; enflasyon olmasın diye çiğ süt fiyatını baskıladınız, maliyetle başa çıkamayan süt üreticisi hayvanlarını kesime gönderdi ve ondan sonra süt üretimi azaldı. Peki, başka ne oldu? Düveler kesime gittiği için, hayvanlar kesime gittiği için et üretememeye başladık. Bu kez et üretimiyle ilgili rakamlar ortaya çıktı, onlara baktığımızda bir önceki yıla göre 2025 yılında 220 bin ton daha az et üretmişiz. Korkunç bir rakamdan bahsediyorum, yüzde 10,5'luk bir azalma var. Tabii, bütün bunları görüp de kendine bir rant alanı açmaz mı iktidar? Açar. Ne yapmışlar? Demişler ki: "Biz de et ithal edelim." Bakın, bu yılın ilk üç ayında tam 521 milyon dolarlık et ve canlı hayvan ithal etmişiz. Rakamlara baktığımızda, günde 265 milyon lira ediyor yani şurada bütün partilerin Grup Başkan Vekilleri konuşurken biz 10 milyon liradan fazla et ve canlı hayvan ithalatına para verdik. Niye böyle yapıyoruz Allah aşkına, neden böyle yapıyoruz? TÜİK'in rakamlarına bakıyorsunuz, TÜİK diyor ki: "Merak etmeyin, canlı hayvan sayısı arttı." Et üretimi azalmış, süt üretimi azalmış ama TÜİK'in rakamlarına bakıyorsunuz, 2024'ten 25'e canlı hayvan sayısı 4,3 milyon artmış! Ya, Allah aşkına, siz eskiden yalanı bari hiç olmazsa kılıfına uydururdunuz, artık yalana bile kılıf uydurma ihtiyacı hissetmiyorsunuz. Bir taraftan 4,5 milyon hayvan sayısı artmış bir taraftan da et üretimi, süt üretimi korkunç bir şekilde azalmış! Tabii, bunun temel bir sebebi var, siz et ithal ediyorsunuz, et ithal ederken de bu korkunç parayı çetelere tahvil ediyorsunuz ve bu inanılmaz rakamlarla birilerinin cebini zengin ediyorsunuz, dolduruyorsunuz, en başta da kendi yandaşlarınızı. Müteaddit defa belgelerini, bilgilerini sundum, eğer bunlara itiraz edecek olursanız dosyaların hepsi burada; özellikle Polonya'dan, Macaristan'dan kimler üzerinden, hangi yandaşlar üzerinden kaç milyarlık et ithal ettiğinizin tek tek belgelerini paylaşacağım.
Gelelim beyaz ete. Bakın, tam ramazan ayının öncesinde beyaz et ihracatını durdurdunuz. Niye? O dönemde çünkü beyaz et üretenler yüzde 15'lik zam yaptılar ve siz dediniz ki: "Hayır, ihracat yapmayacaksınız." Niye? Ramazan ayında zam olmasın. Ya, Allah aşkına, siz maliyet hesabı yapmayı bilmiyor musunuz? Elinize geçirdiğiniz devlet gücünü sadece yasaklamak için mi kullanıyorsunuz? Buradan konuştuk, müteaddit defa açıkladık, siz yem fiyatlarını düşürmezseniz, hayvan girdi maliyetlerini azaltmazsanız, veterinerlik maliyetlerini, işçi maliyetlerini, enerji maliyetlerini azaltmazsanız başa çıkamazsınız dedik ve nihayetinde ne oldu biliyor musunuz? O günden bugüne ilk önce ramazan ayında fiyatlar düştü; kanat fiyatlarına baktım ben, beyaz et fiyatlarına baktım, o günden bugüne tam yüzde 49,5'lik bir artış söz konusu. Tabiatıyla, yasaklayarak bir yere varma şansınız yok; yapacağınız şey, üreticiyi desteklemek, üreticiye teşvik olmak ve girdi maliyetlerini azaltmak.
Şimdi, aynı şeyi zeytinyağında yaptınız, onunla ilgili de bazı rakamlar paylaşacağım. Buradan, bu kürsüden seslendim size, dedim ki: Enflasyonu düşürmek adına zeytinyağı fiyatlarını düşürmeye çalışmayın; bunu yaparsanız bir taraftan üreticiyi mağdur edeceksiniz, bir taraftan da ihracatçıyı mağdur edeceksiniz. Soru önergeleri verdik, cevap vermediniz. Bakın, 2023 yılında 0,3 asitlik zeytinyağı 295 liraydı, 2025 yılında aynı vasıftaki zeytinyağına önce 320 lira fiyat verdiniz, ardından Ticaret Bakanlığı devreye girdi "Sakın ha, böyle yaparsanız enflasyon yükselir." dedi, bunun üzerine ikinci bir emirle fiyatı 290 liraya yani 2023'ün fiyatlarının da altına düşürdünüz, ondan sonra üreticiyi mağdur ettiniz. Efendim, bunu da söylerken dediniz ki: "Biz ihracatı teşvik edeceğiz, destek olacağız." Baktık ki ihracat rakamlarında korkunç bir azalma var. Tam üç yıl önce diyorsunuz ki geçtiğimiz yıl itibarıyla "Zeytinyağı ihracatı için 1 milyar dolar hedefimiz var." ama son altı aya baktık, bir önceki yıla göre zeytinyağı ihracatımız üçte 1 oranında azalmış, 30 bin tondan 10 bin tona düşmüş.
Bakın, kırmızı et örneğini verdim, beyaz et örneğini verdim, zeytinyağı örneğini verdim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Baktığınız her yerde rant ve talan gördüğünüz için, aracıları teşvikle desteklediğiniz için, onları zengin etmek temel amacınız olduğu için üreticiyi perişan ettiniz; hem beyaz ette hem kırmızı ette hem de zeytinyağında bu ülkeyi, bu ülkenin üreticilerini, emek harcayanlarını mağdur ettiniz. Şimdi artık piyasada İtalya'dan ithal edilmiş zeytinyağı reklamlarını görüyoruz. Yazıktır, günahtır! İspanya'da kişi başına 12,5 kilo zeytinyağı tüketilirken benim zeytin ve zeytinyağı ülkem, ne yazık ki benim ülkemin insanı, aziz Türk milleti 2 litre zeytinyağı tüketiyor, İspanya'nın altıda 1'i kadar; bu korkunç bir rakam.
Bu itibarla, bir kere daha Çiftçi Günü'nde sizleri uyarıyoruz: Çiftçiye destek olun, tarıma destek olun, hayvancılığa destek olun. Bu şekilde giderseniz dünyada gıda enflasyonu rekor kırmaya devam eden bir ülke olarak anılacaksınız, bu ülke bir gıda krizine doğru gidecek ve ne yazık ki çoluğumuz çocuğumuz beslenemez hâle gelecek.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Gelelim enflasyona. 2025 yılı için bir enflasyon tahmini yaptınız, orta vadeli planda dediniz ki önce, 2025 yılında enflasyon yüzde 14 olacak, sonra karar değiştirdiniz, "Yüzde 15 olur." dediniz, ardından "17,5 olur." dediniz, sonra "24 olur." dediniz, ardından "27 olur." dediniz, sonra da "30 civarında bir şey olur." dediniz. Şimdi bütün bunları siz söylediniz, hepsinin belgeleri var; bazen Maliye Bakanınız söyledi, bazen Merkez Bankası Başkanınız söyledi vesaire. Nihayetinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Sayın Cumhurbaşkanı da aynı rakamları telaffuz etti. Ne oldu peki? Yıl sonu geldiğinde yüzde 30'un üzerinde, 31'e yakın bir enflasyonla karşı karşıya kaldık. Nerede hata Allah aşkına? Bu milletin duygularıyla, bu milletin ekonomik tablosuyla sizin alay etmeye ne hakkınız var?
Şimdi gelelim 2026'nın enflasyon rakamlarına. Yola çıkarken dediniz ki: "2026'da enflasyon yüzde 16 olacak."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Sonra, karar değiştirdiniz, "Bu iş yüzde 14 olur." dediniz; tabii, baktınız, ilk dört ayda enflasyon yüzde 15'lere yaklaşınca; "Ya, biz nerede hata yaptık, vazgeçelim." dediniz; elinize geçirdiğiniz medya gücüyle nasıl olsa biz ne söylersek söyleyelim milleti kandırıyoruz dediniz, sonra da "24'ü bulur." dediniz, yıl sonu itibarıyla da "26." Bakın, Meclis kayıtlarına geçsin diye söylüyorum: Bu 24'le de bitiremeyeceksiniz bu enflasyonu. Bahane üretmeye doymadınız. Sayın Erdoğan, Cumhurbaşkanı olduğu günden bugüne her yıl hiç durmadan "İnşallah, önümüzdeki sene enflasyon tek haneli rakamlara düşecek." dedi, asla olmadı. Yine, her yıl hiç durmadan tekrar etti "İnşallah, önümüzdeki sene ekonomide şahlanış yılı olacak." dedi, şahlanan sadece enflasyon oldu. Yine, Maliye Bakanınızın kayıtlarına bakıyoruz "Bu en kötü yıl, önümüzdeki sene daha iyi olacak." "Bundan daha kötüsü olmayacak, en kötüsü geride kaldı." dediniz, hiç durmadan bir sonraki yıl daha kötüsü oldu, millet ızdırap çekmeye devam etti.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Allah aşkına kendinize gelin; aracıları beslemektense, tefecileri beslemektense üreticiyi destekleyin, gerçek bir ekonomi modeline dönün; aksi hâlde, bu millet çok daha ağır, çok daha güç bedeller ödeyecek.
Şimdi, tam bir teflon tavasınız, hiçbir şey yapışmıyor size, her şeye bir bahane buluyorsunuz. Geçen yıl hangi bahaneleri uydurmuşsunuz tek tek çıkarttım, demişsiniz ki: "Covid oldu." E, Avrupa'da da Covid oldu, niye onlarda düşük? Sonra demişsiniz ki: "Kuraklık oldu." E, kuraklık Suudi Arabistan'da da var. Sonra, dönüp "Ukrayna-Rusya savaşı" demişsiniz, onlardaki enflasyon bizden çok daha aşağıda. Sonra dönmüşsünüz, çocukları suçlamışsınız "Okullar açıldı; e, ne yapalım, okullar açıldığı için kitap, defter aldılar, enflasyon onun için yükseldi." demişsiniz. Bu sefer, ramazan ayı gelmiş, ramazanı suçlamışsınız, mübarek ramazanı, "Alışveriş çok oldu da ondan oldu." demişsiniz; sonra, baktınız, bu da yetmiyor, dönmüşsünüz, Ayşe teyzeyi suçlamışsınız, 2 tane çeyrek altın alan Ayşe teyzeyi, "Bunlar yastığının altına altın koyuyor da ondan dolayı oluyor." demişsiniz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Sonra, donu suçlamışsınız; en nihayetinde, şimdi elinizde suçlayacak bir tek şey kaldı; İran savaşı. Allah aşkına, bahane üretmeyi bırakın, tefecileri beslemeyi bırakın, rantiyecileri zengin etmeyi bırakın; hakiki üreticiyi, emek harcayanı destekleyin ve artık bu kafadan vazgeçin. Bu millet sizin uydurduğunuz rakamlara, uydurduğunuz yalanlara inanmıyor.
Bunun yanlış olduğunu, bu rakamların ne kadar yanlış olduğunu ve milleti kandıramayacağınızı son olarak şöyle göstereceğim; bakın, 2018-2026 bakliyat fiyatlarını çıkarttım yani Sayın Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olduğu günden bugüne bakliyat fiyatlarını çıkarttım: 2018'de mercimek 4,25'miş, yapılan zam yüzde 5 bin, bir daha söylüyorum, mercimeğe yüzde 5 bin zam; pirinç yüzde 3 bin; fasulye yüzde 3 bin; nohut yüzde 2 bin! Ya, Allah aşkına, savaş mı vardı, Covid mi vardı, ne vardı? Bu ülkede üretilen bu gıdaların fiyatının bu kadar artmasının ne manası var?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bir cümleyle selamlayayım.
BAŞKAN - Tamam, tamamlayın.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Artık milleti sahte gündemlerle, sanal gündemlerle, muhalefeti dizayn etmekle, millete tepeden bakmakla, nobran bir siyaset anlayışıyla, elinize geçirdiğiniz medya gücüyle ve TRT'yi bile çevirdiğiniz Pravda medyası anlayışıyla bu milletin duygularına, bu milletin samimi inançlarına lütfen istismar duygusuyla yaklaşmayın; gerçeklere dönün, sahaya çıkın.
Her seferinde söylüyorum: Gelin, çiftçiye beraber gidelim; gelin, üreticiye beraber gidelim, hayvan yetiştiricisine beraber gidelim, feryatlarını beraber duyalım; gelin, beraber çarşıya pazara çıkalım, saat beşten, altıdan sonra ezilmiş, çürümüş ürünleri toplayan o emeklinin çilesini, derdini hep beraber dinleyelim, akşam yavrusunu yatağa aç koyan annelerin dramını, gelin, beraber dinleyelim.
"Yeter artık!" diyoruz; sokaklar feryat ediyor, millet feryat ediyor. Milleti gereksiz gündemlerle meşgul etmeyin, hakiki gündemlere dönün diyorum.
Teşekkür ediyorum.