| Konu: | Siirt’in yerel sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 97 |
| Tarih: | 02.06.2026 |
SABAHAT ERDOĞAN SARITAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bizleri izleyen halklarımızı ve cezaevlerinde tutulan siyasi tutsakları saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, bugün, burada, yine ilimin hiç bitmeyen; aksine, her geçen gün daha da derinleşen, kronikleşen sorunlarından konuşmak istiyorum.
Aslında bir şehrin sorunları birbirinden bağımsız değildir; su sorunu, ulaşım sorunu, işsizlik sorunu, plansız kentleşme ve altyapı eksiklikleri aynı anlayışın ürünüdür; Siirt'te olan da tam budur. Yıllardır çözüm üretemeyen, günü kurtaran, yurttaşın ihtiyaçlarını değil propaganda görüntülerini önceleyen bir yönetimin anlayışı ve sonucudur.
Değerli milletvekilleri, bugün, Siirt halkının uğraştığı kriz sadece ekonomik değil; aynı zamanda en temel hizmetlere de erişememekle mücadele ediyor Siirt halkı. Sorunlar biliniyor, şikâyetler yıllardır dile getiriliyor ancak çözüm üretilmiyor; sonuç olarak yine faturayı Siirt halkı ödüyor.
Bakın, etrafı akarsularla çevrili, barajlarla çevrili, her yerini HES projeleriyle donattığınız Siirt'te su sorunu, artık geçici bir aksaklık değil düpedüz bir beceriksizlik ve rant krizidir. Kent merkezinde sık sık kesintiler yaşanırken köylerde durum maalesef çok daha ağır. Beşyol köyünde yurttaşlar haftalardır susuz bırakılmış, kendi imkânlarıyla su taşımak zorunda kalmış. Yine, Sarıtepe köyü ve bağlı mezralarda insanlar aylarca susuz kalıyor. Pınarova köyünde yıllardır süren sorun nedeniyle bir gün verilen suya karşılık günlerce kesinti yaşanmaktadır. "Türkiye Yüzyılı" diye övündüğünüz 2026 yılında, Siirt'te insanlar suyu eşekle, traktörle taşımak zorunda kalmış; bu da bu iktidarın ayıbıdır, utanç belgesidir.
Değerli milletvekilleri, geçtiğimiz nisan ayında üç günlük yağış sonrası Siirt'in altyapısı tamamen çöktü. Yaşanan sel felaketinde zarar gören tarihî Kezer Köprüsü başta olmak üzere kentin büyük bölümünde trafik hâlâ tek şeritten sağlanıyor. Yine, yıllardır bitiremediğiniz Batman-Siirt yolu da aynı sorunla karşı karşıya -bayram vesilesiyle gittiğimiz ilçelerimiz, köylerimizde bizim gördüğümüz fotoğraf- trafik kazalarına, ölüme âdeta davetiye çıkarıyor. Defaatle buradan dile getirdik Siirt'in yol sorununu. Zaten yol demeye bin şahit gereken yol, yağmur da yağınca maalesef yol kalıntıları da ortadan kalktı. Bizim orada buna "'...'(*) AKP fotoğrafıdır." diyorlar.
Yine, en büyük sorunlarımızdan biri... Karada hâl böyleyken havada değişiyor mu? Maalesef değişmiyor. Siirt Havalimanı için defaatle söyledik ki Siirt Havalimanı'nın terminale değil bir piste ihtiyacı var ama mesele halkın ihtiyacı olmadığı için, rant ve yandaş olduğu için "Sizin pistiniz dursun, hele bir de terminal yapalım, bir de orada bekleyin." dediler ve 20 Ekim 2025 tarihi itibarıyla üç ay süreceği söylenen terminal, üzerinden dokuz ay geçmesine rağmen hâlâ açılmış değil. Hâlen, ne zaman yapılacağı konusunda da maalesef iktidardan ne ses var ne seda var. Maalesef, burada mağdur olan yine halktır; yine, esnaf, işçi, öğrenci, iş insanı çevre illerin o korkunç yollarından havaalanına, ulaşıma erişebiliyor.
Yine, değerli milletvekilleri, bununla bitiyor mu sorunlarımız? Hayır. Kent merkezinde otopark ve şehirleşme sorunu da aynı plansızlığın sonucudur. Güres Caddesi'nde, Lise Caddesi'nde ve kent merkezinde otopark bulmak neredeyse imkânsız hâle gelmiştir. Şehir merkezinde rant odaklı değil kamu yararını esas alan bir anlayışla, acilen bir otoparka ihtiyacımız var diyoruz. Defaatle söylüyoruz ama kayyım efendinin tek işi nedir? Altyapısı olmayana, ranta, yandaşa asfalttır.
Yine, bütün bu sorunlar yaşanırken, Siirt halkı bunlarla boğuşurken...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayalım.
SABAHAT ERDOĞAN SARITAŞ (Devamla) - Teşekkürler.
En katmerli, Türkiye'nin de herkesin yaşadığı sorunlardan biri işsizlik. Siirt, Türkiye'nin en genç nüfusuna sahip illerinden biridir ancak bu gençler için yeterli istihdam alanı yaratılmadığı için, gençler iş bulmak için maalesef şehri terk etmek durumunda kalıyor.
Yine, kadınlar ise bu durumun en ağır sonucunu yaşıyor. Ne yapıyor? Güvencesiz, mevsimlik tarım işçisi gibi en ağır işlerde çalışmak durumunda bırakılıyor.
Bir kent düşünün; doğası talan ediliyor, verimli bütün kaynakları ranta peşkeş çekiliyor. Genç nüfusu var, iş imkânı var ama Siirt halkına, Siirt'e reva görülen ranttır, umursamazlıktır, ayrımcılıktır, haksızlıktır, hukuksuzluktur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SABAHAT ERDOĞAN SARITAŞ (Devamla) - Biz buradan tekrar iktidara sesleniyoruz: Siirt'in ihtiyacı kayyım değil, Siirt'in ihtiyacı vaat değil, propaganda değil; Siirt'in ihtiyacı gerçek anlamda yerinden yönetim, güçlendirilmiş yerinden yönetim ve akılcı planlardır diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)