GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:98
Tarih:03.06.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA HÜSEYİN OLAN (Bitlis) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; meslek odaları esnafın, sanayicinin, mühendisin, mimarın, avukatın, eczacının ve diğer meslek odalarının yaşadıkları sorunları görünür kılmak, çözüm önerileri geliştirmek ve gerekli politikaların oluşumuna katkı sunmak amacıyla varlık gösterirler ancak bugün geldiğimiz noktada ne yazık ki bu kurumların önemli bir bölümünün asli işlevlerinden uzaklaştığını görmekteyiz. Bu, daha çok siyasi iktidarın yıllardır sürdürdüğü baskıcı politikalardan kaynaklanmaktadır. Özellikle, kamu yararını önceleyen, bilimsel ve toplumsal sorumlulukla hareket eden meslek örgütleri sürekli müdahale ve baskıyla karşı karşıya kalmaktadırlar. Yine, bazı odalar zaman içerisinde üyelerinin ortak çıkarlarını savunan kurumlar olmaktan uzaklaşarak dar bir yönetici grubunun kontrol ettiği yapılara dönüşmektedirler. Bugün meslek odasında başkanlık görevleri için herhangi bir dönem sınırı bulunmamaktadır. Sonuçta, odalar aynı kişi veya kişiler tarafından on yıllarca sözüm ona yönetilmektedirler. Nasıl ki ülkenin en üst makamları için dönem sınırları tartışılıyorsa, meslek odalarında da yönetimde dönem sınırı getirilmelidir. Bir kişi aynı anda birkaç oda başkanlığı görevi de yürütmemelidir çünkü uzun süre değişmeyen her yapı iktidarlaşır.

Sorunun bir diğer boyutu ise ücret sorunudur. Bugün bazı oda, birlik ve konfederasyon yöneticilerine ödenen ücretler toplum vicdanını rahatsız edecek boyutlara ulaşmıştır. Üye sayısına göre 150 bin lirayı aşan, birlik ve konfederasyon düzeyinde ise 300 bin liraya kadar çıkan ödemeler söz konusudur. Aynı dönemde esnaf borç yükü altında ayakta kalmaya çalışırken, genç mühendisler iş bulamazken, birçok avukat ve mimar mesleğini sürdürebilmek için büyük zorluklar yaşarken bu tabloyu izah etmek mümkün değildir. Meslek odaları bir kazanç ve konfor alanı olmamalıdır. Bu görevlere talip olanlar yüksek maaşlar için değil, mesleklerine ve topluma hizmet etmek için talip olmalıdırlar. Eğer bir ücret ödenecekse dahi bu ücretler makul ve sınırlı düzeyde tutulmalı, yöneticilik makamları ekonomik ayrıcalık üretmenin aracı olmaktan çıkarılmalıdır.

Burada çok önemli bir ayrımı yapmak zorundayız. Meslek odalarının demokratikleşmesini savunmak ile onları siyasi iktidarların denetimi altına sokmak aynı şey değildir. Her türlü vesayet anlayışına karşı olduğumuz gibi, meslek örgütleri üzerindeki siyasi baskılara da karşıyız. Özellikle TMMOB, TTB, TEB, baro gibi birlikler ve bağlı odalar yıllardır iktidarların hedefi hâline getirilmekte, bilimsel gerçekleri dile getirdikleri, barışı, ekolojiyi, insan haklarını, hukuku savundukları, kamu yararını önceledikleri için baskıyla karşı karşıya kalmışlardır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

HÜSEYİN OLAN (Devamla) - Meslek odalarının görevi, iktidar politikalarını onaylamak değildir. Asli görevleri, kendi üyelerini ve bir bütünen toplumun sorunlarını iktidarlara yansıtmak ve çözüm üretilmesi adına öneriler sunmaktır. Ancak iktidar, kendi politikalarına uymayan tüm seslere kulaklarını kapatmakta, toplumsal sorunların görünür olmasını engellemek adına bu meslek odalarını hedef almakta ve baskı uygulamaktadır. Demokratik toplumlarda meslek örgütlerinin iktidarların toplumla bağ kurmak için önemli bir iletişim ağı olduğunu unutmamalıyız diyerek Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)