GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:99
Tarih:09.06.2026

ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Sayın Başkan, ben öncelikle teşekkür ederim ve değerli halkımızı ve zindanlardaki yoldaşlarımızı saygıyla selamlayarak başlamak istiyorum.

Kanun teklifinin 10'uncu maddesi üzerine konuşuyorum ama elbette konuşmaya başlamadan önce ifade etmemiz gereken bir husus var ki o da iktidarın neredeyse her kanun teklifinde uyguladığı aynı yöntem. Kanun tekliflerinde maalesef ki iktidar idareye sınırsız yetki alanı açan teklifler getiriyor. Yine, getirmiş olduğu bu teklifin içeriğinde de aynı eksikliği görüyoruz. Açık ki bu husus, iktidar için bir yasama stratejisi olarak iş görüyor çünkü bu teknik, kanunu, uygulamada bir meşruiyet aracına dönüştürürken iktidarın kanuna takılmadan tümüyle keyfî işlemler yapmasına olanak tanıyor. Bu bakımdan iktidar aslında her kanun teklifinin arka planında bir idari tahayyül taşıyor.

Peki, eldeki kanun teklifinin arka planında taşınan idari tahayyül ne? Elbette imara ve ranta yeni kapılar açmak. Çünkü mevcut Hükûmet için toprak sadece bina dikilecek bir zeminden ibarettir. Bu anlayış yıllarca eko-kırımlar yaptı, hemen hemen her yerde ormanları yaktı, ağaçlar talan edildi, maden şirketleri talan mekanizması olarak kullanıldı, hâlâ da kullanılıyor. Kürt illerinde neredeyse baştan sona Kürt illeri maden sahası olarak görüldü. Bakın, Van'da 8'i maden projesi olan 16 projenin kapladığı alan 22.266 futbol sahası genişliğinde. Bu devasa alanın tasavvurunu yapabiliyor musunuz? Bu madenlerden birinin Van Gölü'ne uzaklığı 12 kilometre. Yine, kuraklıkla boğuşan Erçek Gölü'ne uzaklığı 3 kilometre. Yani bu maden alanları sadece toprağa değil, suya da zarar veriyor. Özalp ilçesinde bulunan iki maden ruhsat alanı, Karasu Çayı'na 200 metre mesafeden başlıyor. 177 ruhsat sahası ihalesiz maden şirketlerine satıldı. ÇED sürecinde ise 44 proje bekletiliyor. Yine, Başkale'de 4 arazide 60'ar bin hektar için petrol arama ruhsatı verildi. Böylece toplam 2 milyon 390 bin dönüm mera ve tarım arazisi petrol sahası hâline getirildi. Urfa'da 2023 yılından 2025 yılına kadar 17 maden ruhsatı verildi, bu alanların büyüklüğü 12 kilometrekare genişliğinde. Yine, kentte 2022 yılından Şubat 2026'ya kadar 36 maden sahası ihalesiz olarak maden şirketlerine satıldı, projelerin çoğu Limaka satıldı. Siirt'te üç yılda 11 maden ruhsatı verildi, bu sahanın kapladığı alan 27 kilometrekare genişliğinde. Colemerg'de, Hakkâri'de satılan 7 maden ruhsatı sahasının kapladığı alan 1.798 futbol sahası genişliğinde. Şırnak'ta 5.731 futbol sahası büyüklüğünde maden sahası talan edildi. Yine, 109 maden sahası da ihalesiz olarak yandaş şirketlere sunuldu.

Yıllardır devam eden bu talanın sonuçlarına karşı şimdi toplum olarak bir inisiyatif alıyor Kürt halkı. Mezopotamya Ekoloji Hareketi öncülüğünde başlatılan ağaçlandırma seferberliğini buradan bir kez daha selamlıyoruz. Yine, kendi toprağına sahip çıkmak için haftalardır JES projesine karşı direnen Varto halkını da selamlıyoruz.

Değerli milletvekilleri, bakın, Amed, Ardahan, Dersim, Mardin, Muş, Iğdır, Kars, Maraş, Antep ve Hekimhan'da onlarca kilometreyi aşan büyüklükte maden alanları açılmış hâlde. Ne yazık ki Türkiye'nin her yerinde aynı sorunlar yaşanıyor ve eldeki kanun teklifi bu talana yeni kapılar açmak istiyor.

Buradan iktidara sesleniyoruz: Toprağa, ormana, havaya, suya rant merceğinden bakmaya son verin. Toplumun yaşam alanlarına ve canlı ekosistemine zarar vermekten vazgeçin. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)