GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:99
Tarih:09.06.2026

MEHMET AKALIN (Edirne) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Toprak Koruma Kanunu'nun 10'uncu maddesi üzerinde İYİ Parti Grubu adına söz aldım. Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Son yıllarda ülkemizin birçok bölgesinde aynı acıyı tekrar tekrar yaşadık. Bir gece yağan aşırı yağmurun ardından taşan dereler gördük, sular altında kalan evler gördük. Tarlasına ulaşamayan çiftçilerimizi, iş yerlerini kaybeden esnafımızı, hatta maalesef hayatını kaybeden vatandaşlarımızı gördük. Kastamonu Bozkurt'ta yaşanan büyük felaketi unutmadık. Bartın'da, Sinop'ta, Edirne'de, Rize'de ve Giresun'da yaşanan taşkınları unutmadık. Daha yakın tarihlerde birçok ilimizde derelerin taşmasıyla yolların çöktüğüne, köprülerin zarar gördüğüne ve yerleşim alanlarının sular altında kaldığına hep birlikte şahitlik ettik. Tokat'ta Almus Barajı çevresinde yaşanan su taşkınları ve altyapı sorunları da su yapılarının bakımının ve bu alanlara erişimi sağlayan yolların ne kadar hayati önemde olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Değerli milletvekilleri, iklim değişikliğinin etkileri artık geleceğe ilişkin bir öngörü olmaktan çıkmış, bugünün gerçeği hâline gelmiştir. Bu gerçek doğru okunmalı, adımlar doğru atılmalı ve bir politika hâline getirilmelidir. Böylesine bir dönemde su yapılarının, taşkın koruma sistemlerinin ve bunlara bağlı altyapının bakımını konuşurken yalnızca maliyet hesabı yapamayız çünkü burada konu asfalt ya da yol meselesinin ötesindedir, vatandaşımızın can güvenliği söz konusudur. Bakın, önümüzde duran 10'uncu maddeyle, Devlet Su işleri Genel Müdürlüğü tarafından inşa edilen ve işletilen servis yollarının işletme, bakım ve yönetim sorumluluğunun ilgili belediyelere ve il özel idarelerine devredilmesi öngörülmektedir. Ancak bu yollar sıradan ulaşım yolları değildir; bunlar barajlara, sulama tesislerine, taşkın koruma yapılarına erişimi sağlayan, bakım ve denetim faaliyetlerinin yürütüldüğü, afet alanlarının da müdahale ekiplerinin kullandığı kritik altyapı unsurlarıdır. Özellikle bizim vurguladığımız husus, bu sorumluluk devrinde herhangi bir mali kaynak aktarımı öngörülmemesidir. Bugün, birçok belediye ve il özel idareleri mevcut görevlerini yerine getirirken dahi ciddi bütçe kısıtlamalarıyla karşı karşıyadır. Böyle bir ortamda yeni ve yüksek maliyetli bakım yükümlülüklerinin yerel yönetimlere bırakılması hizmetlerin devamlılığı açısından önemli riskler doğuracaktır. Ayrıca, servis yollarının bakımının aksaması yalnızca ulaşım sorununu yaratmayacaktır; bakımı geciken yollar müdahale kapasitesini zayıflatacak, taşkın koruma, sulama ve su yönetimi faaliyetlerinin etkinliğini olumsuz etkileyecektir. Bunun sonucunda ortaya çıkabilecek zararların bedelini ise doğrudan vatandaşlarımız ödeyecektir. Elbette kurumlar arası görev paylaşımı yapılabilir ancak görev ve sorumluluk devri yapılırken buna uygun mali kaynakların ve teknik kapasitenin de birlikte devredilmesi gerekir; aksi hâlde, yapılan düzenleme çözüm üretmek yerine yeni idari ve mali sorunlar doğuracaktır.

Bu gerekçelerle maddeyle ilişkili çekincelerimizi ve karşı görüşümüzü komisyon şerhimiz de açıkça ifade etmiş bulunuyoruz. İYİ Parti olarak vatandaşlarımızın can güvenliğini, afetlere karşı hazırlık kapasitemizi ve kamu hizmetlerinin sürdürülebilirliğini ilgilendiren bu düzenlemenin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Bu duygu ve düşüncelerle aziz Meclisi ve yüce Türk milletini saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)