GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:99
Tarih:09.06.2026

HÜSMEN KIRKPINAR (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kanun teklifinin 14'üncü maddesi üzerine İYİ Parti Grubumuz adına söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlarım.

14'üncü madde, vatandaşımızın mülkiyet sorunlarının çözülmesi iddiasıyla Meclisimizin takdirine sunulmuştur. Düzenlemeye gerekçe olarak da orman sınırları içinde kalan tapuların iadesiyle hazinenin sırtındaki 516 milyar liralık tazminat yükünün kaldırılması gösterilmektedir ancak bu düzenleme mülkiyet sorunlarını çözmekten ziyade anayasal güvence altındaki orman varlığımızın hukuken tasfiyesine zemin hazırlamaktadır.

Sayın iktidar temsilcileri, bu maddeyle aslında suçunuzu itiraf ediyorsunuz, diyorsunuz ki "Biz zamanında tapu sicilini doğru tutamadık, hatalı kadastro yaptık, şimdi devletin kasasından bu tazminatı ödememek için anayasal koruma altındaki orman arazilerini gözden çıkarıyoruz." Mülkiyetin teminatı olan tapu sicili devletin hukuki haysiyetidir, varlık sebebidir. Bürokrasinizin geçmişteki hatalarını doğayı feda ederek telafi edemezsiniz. Parasal kaygılarla orman arazisini takas etmek ciddiyetini koruyan hiçbir devlet geleneğinde karşılık bulamaz. Buradan açıkça soruyorum: Hukukun arkasından dolanarak bütçe açığı kapatmaya çalışmak koskoca Türkiye Cumhuriyeti devletine yakışır mı? Getirdiğiniz metindeki "uygun görülmesi" veya "resen inceleme" gibi ucu açık ifadeler ne anlama geliyor? Yoksa siz yargının kesin kararlarını bürokratik inisiyatiflerle baypas mı etmek istiyorsunuz? Unutmayın ki bir yerin orman olup olmadığına idari masalarda değil ancak hukukun evrensel ilkeleriyle ve bilimle karar verilir.

Değerli milletvekilleri, tutanaklara geçmesi adına açıkça ifade ediyorum: Bu düzenleme dürüst vatandaşı cezalandıran, hukuksuzluğu ise teşvik eden ağır bir adaletsizlik örneğidir. Sahi devletin kanununa güvenip mahkeme kararına saygı duyarak arazisini teslim eden vatansever insanımızın hakkını kim savunacak? Diğer tarafta, yıllardır orman arazisini işgal eden, devlete meydan okuyan yapılara ise şimdi tapu iade ediyorsunuz. Bu Meclis işgalciye yasal kılıf uydurma yeri midir? Üstelik metne ucu açık bir şekilde "gerçek ve tüzel kişiler" yazmışsınız. Burada kastedilen gerçekten mağdur olmuş bir orman köylüsü müdür yoksa orman arazilerine göz dikmiş holdingler ve turizm şirketleri mi? Bahsettiğiniz o 80 bin taşınmazın ne kadarı yüksek rant bölgelerindeki sistematik bir arazi transferidir? Çıkın ve bu kürsüden milletimize bunu açıklayın. Paris İklim Anlaşması'na imza atmış, karbon salımını azaltmak için yutak alan yani orman varlığını artırma sözü vermiş bir Türkiye, 2026 yılında orman arazilerini hâlâ bütçe açığı kapatacak birer emlak stoku olarak göremez. Maddenin sonuna eklediğiniz "Verilen yer kadar başka yerde orman tahsis edilir." maddesi de tam bir göz boyamadır. Asırlık ekosistemi oturmuş bir orman toprağını holdinge verip başka bir çorak araziye fidan dikerek o doğayı geri getiremezsiniz.

Sonuç olarak, mali kaygılarla anayasal hükümleri işlevsiz kılmak mülkiyet düzeninde derin bir güvensizlik yaratacağı gibi geleceğimizi de tehlikeye atacaktır. Kamu yararı içermeyen, ormanlarımızı korumak yerine sermayenin kullanımına sunan bu 14'üncü maddenin teklif metninden tamamen çıkarılması tarihî bir zorunluluktur. İYİ Parti olarak bu gerekçelerle karşı oy kullanacağımızı belirtiyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)