| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 100 |
| Tarih: | 10.06.2026 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA METİN ERGUN (Muğla) - Yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.
Muhterem milletvekilleri, Türkiye'de yaz mevsiminin başlaması, âdeta orman yangını mevsiminin başlaması olarak anlaşılır hâle gelmiş durumdadır çünkü son yıllarda ciddi bir kısmı insan kaynaklı, bir kısmı da iklim değişikliği kaynaklı olmak üzere çok sayıda orman yangını ortaya çıkmaya başlamıştır. Son yirmi yılda geniş çaplı orman yangınlarının görülme sıklığı yaklaşık 2 kat artmıştır. Mevcut bilimsel veriler bu eğilimin devam edeceğini göstermektedir. Yangın mevsimi uzamakta, yangınlar daha geniş alanlara yayılmakta ve daha büyük yıkımlara neden olmaktadır. Artan sıcaklıklar, kuraklık ve nem kaybı da yangın riskini artırmaktadır.
Akdeniz çanağı iklim değişikliğinin etkilerini en yoğun hisseden bölgelerden biridir. Nitekim 2021 yılında yaklaşık 150 bin hektarlık orman alanının zarar görmesiyle Türkiye Avrupa'da yangınlardan en fazla etkilenen ülke olmuştur. Son on yılda yıllık ortalama yangın sayısı 2.700'ün üzerine çıkmıştır. Nitekim, memleketim Muğla da yangınlardan en fazla etkilenen illerimizin başında gelmektedir. Ancak orman yangınlarını yalnızca iklim değişikliği üzerinden değerlendirmek doğru değildir çünkü yangınların büyük bir bölümü insan kaynaklıdır. Nitekim, memleketim Muğla'da meydana gelen orman yangınlarının büyük bir bölümü geçmişte defalarca dile getirdiğimiz üzere, rant odaklı akıllı yangınlardır. Bu tür yangınlar bir tesis ya da maden alanı için ne kadar ormanın yanması gerekiyorsa o kadar yanan yangınlardır. Ne yazık ki Muğla, bu tartışmaların en yoğun yaşandığı illerimizin başında gelmektedir.
Muhterem milletvekilleri, orman yangınları üzerine konuşurken kendimize şu soruyu sormak zorundayız: Sayısı ve etkisi giderek büyüyen orman yangınlarına karşı Türkiye yeterince hazırlıklı mıdır? Ne yazık ki bu soruya "Evet." cevabı veremiyoruz çünkü iktidarın 2021 yılında yaşanan büyük yangın felaketinden bugüne kadar geçen sürede gerekli dersleri çıkarmadığı gözlemlenmektedir. Yangınlarla mücadelede yaşanan eksiklikler bugün de devam etmektedir; orman yolları yetersizdir, yangın söndürme araç ve ekipman eksikliği sürmektedir. Kısacası, riskler büyürken hazırlık kapasitemiz aynı ölçüde gelişmemektedir. İYİ PARTİ olarak görüşümüz şudur: Orman yangınlarıyla mücadele yalnızca yangın söndürmekten ibaret değildir. Bu mücadele üçlü planlanma, etkin süreç yönetimi, koordinasyon ve yeterli kaynak gerektirmektedir. Ormanların korunması Orman Genel Müdürlüğünün temel sorumluluğudur elbette ancak yerel yönetimlerin, kamu kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşlarımızın da sürece etkin ve koordineli şekilde katılması büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle, kriz odaklı yaklaşım terk edilmeli, riskleri önceden tespit eden, önleyici tedbirleri esas alan ve bilimsel verilerle desteklenen bütüncül bir yönetim modeli benimsenmelidir. Özellikle, Muğla, Aydın, Antalya ve Mersin başta olmak üzere yangın riski yüksek bölgelerde erken uyarı sistemleri güçlendirilmeli, orman yolları ve su kaynakları artırılmalı, havadan ve karadan müdahale kapasitesi geliştirilmelidir. Yangın sonrası arazi kullanımına ilişkin denetimler sıkılaştırılmalı, yanan alanların farklı amaçlarla kullanımına izin verilmemeli ve orman yangınlarının rant aracı hâline getirmeye çalışanlara karşı caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır.
İşte bu bağlamda, orman yangınlarına hazırlık konusunda ülkemizin ne seviyede olduğunun tespit edilmesi ve gereken tedbirlerin alınması için bir Meclis araştırma komisyonu kurulmasını talep ediyoruz.
Bu duygu ve bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken, önergemize desteklerinizi bekliyor, hepinizi saygılarımla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)