| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 100 |
| Tarih: | 10.06.2026 |
İDRİS ŞAHİN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Görüşülmekte olan kanun teklifinin 17'nci maddesinde bahsedilen tarih değişikliği değil, enerji piyasasında lisans rejimini 2040'a kadar askıya alan ciddi bir muafiyet düzeni.
Değerli arkadaşlar, burada uzattığımız on beş yıl var, on beş yıl. Geçici madde diye gelip on beş yıl daha süre isteyen bir düzenleme artık geçici değil, kalıcı bir keyfîlik üretir.
Hukukta istisna dar yorumlanır, siz istisnayı büyütüyor, kuralın yerine geçiyorsunuz. Parlamentonun ömrü beş yıl, iktidarınızda mevcut Anayasa'ya göre Sayın Erdoğan'ın da ömrü iki dönemle sınırlı, hadi Parlamento bir dönem daha yetki verdi, üç dönem; bunun toplamı on beş yıl etmiyor değerli milletvekilleri. Siz geçici maddeye istisna olarak koyduğunuz ve enerji piyasasında düzenleme gerektiren lisans rejimini 2040'a kadar askıya alan ciddi bir muafiyet düzenlemesi getiriyorsunuz. O nedenle, buradan bir kez daha sizleri uyarmak istiyoruz.
Bakınız, Devlet Su İşleri yapıyor diye hukuk geri çekilmez. Kamu eliyle yapılan işte denetim daha az değil, daha sıkı olmalı. Özel sektör EPDK'nin lisansına, denetimine, teknik ve mali kurallarına tabi olacak, aynı piyasada bazı projeler lisanssız şekilde yürümeye devam edecek; bunun adı rekabet değil, tam bir imtiyaz adasına dönüştürüyorsunuz; kamu eliyle keyfiyet. Özel mülkiyetin boğazını sıkın ama kamuda dilediğiniz gibi at oynatın ve bunun adı da "muafiyet" olsun. Kusura bakmayın; suya, çevreye, tarıma, köylünün mülkiyet hakkına dokunan projelerde lisans bir bürokratik evrak değil değerli milletvekilleri; vatandaşın hakkını koruyan, hukuki bir güvencedir; siz bu güvenceyi uzun süreli olarak ilga ediyorsunuz, ortadan kaldırıyorsunuz. Acaba neye imza attığınızın, ne istediğinizin tam manasıyla farkında mısınız?
Değerli milletvekilleri, 2013'ten bu yana bu projeler lisans rejimine neden alınmadı? 2013'ten 2026'ya kadar iktidar başkasıydı da bizim mi haberimiz yok? On yılı aşkın süre yetmediyse sorun kanunda değil, yönetim anlayışında. Bugüne kadar kalıcı bir düzenleme yapamamış ve bugün bunu 2040'a kadar uzatmak istiyorsanız bu keyfî yönetimin ve yorgun iktidarın bir sonraki adımı fark edememe ve görememesidir. Meclis idarenin gecikmesini temizleyen noter makamı da değildir. Şimdiye kadar bu hususta yasal düzenleme çoktan yapılabilirdi; beklediniz, beklediniz, bugün de Meclisi keyfî bir şekilde, bir nevi noter makamı gibi kullanmak istiyorsunuz. Yapmayın değerli milletvekilleri, ısrarla söylüyoruz: 2017'deki bu sistem değişikliğiyle birlikte, siz Parlamentodaki hemen hemen bütün yetkilerinizden sarfınazar edip bunları Beştepe'nin iradesine teslim etmek istiyorsunuz. Bu kolaycılıktan vazgeçin. Varsın, bu Parlamentonun denetim yetkisi olsun, yaptığı işlerden hesap sorma imkânı kalsın. Biz hem yaptıklarınızla yetkimizi devrediyoruz hem de hesap sorma imkânlarımızı kısıtlıyoruz. O yüzden şeffaf olmayan ikili anlaşmaların gölgesinde enerji planlaması yapılamaz. Enerji politikası kapalı kapılarla değil, denetimle ve hukukla yürür. ÇED, lisans ve piyasa kuralları yatırımın önünde engel değil değerli milletvekilleri. Milletin hakkını koruyan emniyet kemeri, emniyet sibobudur. Emniyet kemerini kesip buna "hız" diyemezsiniz, bunun sonu felaket olur. Enerji üretelim ama hukuku tüketmeyelim kıymetli milletvekilleri. Arz güvenliğini sağlayalım ama hukuk güvenliğini de askıya almayalım.
17'nci madde hızlı yatırım görüntüsü altında yarına hukuki enkaz bırakır. Bu maddeye bu nedenle karşı olduğumuzu bildiriyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)