| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 100 |
| Tarih: | 10.06.2026 |
MEHMET AKALIN (Edirne) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün sizlerle toprağımızı, çevremizi, ekonomimizi, tarımımızı, sanayimizi, ihracatımızı ve gelecek nesillerimizin yaşam kalitesini doğrudan ilgilendiren önemli bir konudan bahsetmek istiyorum.
Uluslararası araştırmalara göre Türkiye'nin 2026 yılı ekolojik bütçe aşım günü yani "COD" tarihi 6 Haziran olarak hesaplanmıştır. Bu, kritik bir değerdir. Bu tarih yani bu değer bize önemli bir gerçeği söylüyor, hatırlatıyor. Ne diyor yani bu tarih? Eğer dünyadaki herkes Türkiye ortalamasında kaynak tüketseydi insanlık doğanın bir yılda yenileyebileceği kaynakları 6 Haziran itibarıyla kullanmış olacaktı. Bu tabloya geniş bir perspektiften bakmak zorundayız. Bakın, karbon emisyonları bu tablonun önemli bir parçasıdır. Su kaynaklarımız, tarım topraklarımız, ormanlarımız, biyolojik çeşitliliğimiz ve ekosistemlerimizin taşıma kapasitesi de aynı ölçüde önem taşımaktadır. İklim değişikliği artık günlük hayatın ve ekonomik faaliyetlerin her alanında hissedilmektedir, yaygınlaşmaktadır, yer altı su seviyeleri gerilemektedir, tarımsal üretim üzerindeki baskılar artmaktadır. Yakın zamanda yürürlüğe giren İklim Kanunu da bu dönüşüm sürecinin önemli adımlarından biridir. Bu dönüşümün temelinde ise veri ölçüm ve izleme sistemleri yer almaktadır.
Değerli milletvekilleri, dünya ekonomisi yeni bir dönüşüm dönemine girmiştir, Avrupa Birliği, Yeşil Mutabakat kapsamında üretim ve ticaret kurallarını yeniden şekillendirmektedir, sınırda karbon düzenleme mekanizması yürürlüğe girmiştir, karbon ayak izi hesaplamaları uluslararası ticaretin önemli bir parçası hâline gelmiştir, dijital üretim pasaportu uygulamaları yaygınlaşmaktadır. Türkiye'nin ihracatının yaklaşık yarısı Avrupa pazarlarına yönelmektedir. Bu nedenle sürdürülebilirlik, karbon yönetimi ve dijital izlenebilirlik konuları çevresel başlıklar olmanın ötesinde rekabet gücümüz açısından da önem taşımaktadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önümüzdeki dönemin en önemli başlıklarından biri de iklim finansmanıdır. yeşil dönüşüm hedefleri ile finansal kaynakların buluşması büyük önem taşımaktadır. Çiftçimizin, sanayicimizin ve KOBİ'lerimizin bu kaynaklara erişimini kolaylaştıracak mekanizmaların geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. İklim ve çevre hedefleri ile ekonomik büyümenin aynı yönde ilerlemesi sürdürülebilir kalkınma için gereklidir.
Değerli milletvekilleri, iklim değişikliği tarafları yani COP 31 Konferansı süreci bulunmaktadır önümüzde. Kasım ayında Antalya'nın ev sahipliğinde düzenlenecek bu önemli konferans yani COP31 Konferansı Türkiye için tarihî bir fırsat anlamına gelmektedir. Bu zirve ülkemizin iklim vizyonunu dünyaya anlatabileceği güçlü bir platform niteliği taşımaktadır. Türkiye, COP31 gündeminde özellikle su güvenliği, iklim uyumlu tarım, gıda güvenliği, karbon yönetimi, dijital MRV sistemleri, yeşil finans, sürdürülebilir ticaret, dijital ürün pasaportu, biyoçeşitlilik ve kalkınma gibi alanları öne çıkarmalıdır.
Değerli milletvekilleri, geleceğin rekabeti üretimle şekillenmeyecektir, kaynaklarını verimli kullanan, karbonunu yöneten, doğal sermayesini koruyan, teknolojiyi etkin kullanan, yeşil finansmana erişebilen politikalarla oluşacaktır. Bugün alacağımız kararlar çocuklarımızın içeceği suyu, çiftçilerimizin ekeceği toprağı, sanayicilerimizin ulaşacağı pazarları ve ekonomimizin ekonomik geleceğini doğrudan etkileyecektir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
MEHMET AKALIN (Devamla) - Biz İYİ Parti olarak doğal kaynaklarımızı koruyan, üretim gücümüzü artıran, iklim değişikliğine uyum sağlayan ve sürdürülebilir kalkınmayı esas alan politikaların kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz diyor, yüce Meclisi ve aziz Türk milletini saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)