GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:67
Tarih:04.03.2026

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; ülkeyi tek adamın "ben yaptım oldu" kararnameleriyle yönetmekte ısrar ediyorsunuz ve her gün gerçekten çok absürt örnekler yaşıyoruz.

Bakınız, âlâyıvalayla kamuoyuna sunduğunuz, Çinli otomotiv devinin kararnameyle teşvik edilen BYD yatırımı ne oldu? Koskoca bir yalan oldu. Aylarca propaganda yaptınız, "Türkiye'ye 1 milyar dolarlık yatırım geliyor." dediniz, "Binlerce kişiye istihdam olacak." dediniz, "Türkiye otomotiv üssü olacak." dediniz; milletin vergileriyle teşvik verdiniz, sıfır vergi avantajları sağladınız, kapıları sonuna kadar açtınız. Hani nerede fabrika? Hani fabrika? Üretim üssü olacaktı, nerede? Dağa kaçtı, inek içti. İstihdam nerede? Yandı, bitti, kül oldu.

Kuru kuru bir fabrika sözü karşılığında verilen teşviklerin akıbeti nedir? Bu teşvikler geri alınacak mıdır? Devlet herhangi bir teminat aldı mı, alınmadıysa milletin hakkını kim koruyacak Allah aşkına? Ortada fabrika yok, üretim yok, istihdam yok; milletin cebinden çıkan milyarlarca lira vergi istisna ve muafiyeti var, çıkın ve Allah aşkına bu konuda bir hesap verin.

Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; bakınız, dün biz yine Doruk Madencilik işçilerinin eylemi için Türkiye MADEN-İŞ Sendikasının başlattığı Beypazarı'ndan yürüyüşe gittik Ankara Milletvekilimiz Sayın Yüksel Arslan'la. Orada 370 işçi nisan, mayıs maaşlarını alamadılar, geriye doğru iş akitleri bitirenler, ihbar kıdem tazminatlarını almadılar. Yalnızca, bundan önce BAĞIMSIZ MADEN-İŞ Sendikasına bağlı olan işçilerin eylemlerinden dolayı 130 işçinin hakları tamamlandı kısmen fakat zaten madende çalışan 370 işçi şu an Beypazarı ile Ayaş arasında, önünde polis barikatıyla Türkiye MADEN-İŞ Sendikasının öncülüğünde orada tutsak bekliyor. Ne olacak bunların durumu? 3 bakanınız söz vermişti, nerede söz? Dün yine, sayın 2 bakana sendika yetkilileri gittiler, yine "Biz ilgileneceğiz, çözeceğiz." dediler. Bu Yıldızlar Holding ya size yalan söylüyor ya da sizin sözünüz artık bu memlekette geçerli değil, devletin sözü yere düşmüş. Bir an önce bu 370 madencinin hakkını verin, ekstra bir tavassut istemiyor, "Bağ bağışlayın." demiyor; "Çalıştık, çalıştığımızın karşılığını, maaşımızı ödeyin." diyor, Allah aşkına, bu konudaki bu çifte standarttan vazgeçin ve haklarını ödeyin.

Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; efendim, iki gün önce Ağrı'da mobbing kurbanı olan Irmak Ayşe Koparan meslektaşım, öğretmenimiz feryadını şu Türkiye'ye duyuramadı, Millî Eğitim Bakanlığına duyuramadı, Millî Eğitim Müdürlüğüne duyuramadı, İlçe Müdürlüğüne ne yazık ki duyuramadı. Devlet koruması altında olması gereken bu talihsiz öğretmenimiz aslında aylardır maruz kaldığı mobbingi anlatıp duruyordu. Bütün bu talepleri karşılıksız bırakıldı. Defalarca yazdığı dilekçeleri işleme alınmadı, talepleri görmezden gelindi. Sorunları çözmekle yükümlü makamlar tarafından ne yazık ki sümen altı edildi. Gurbet ellerde sahipsiz ve çaresiz kalan bir öğretmen kızımız defalarca yardım isterken Allah aşkına, duymayanlar hakkında bir şey yapacak mısınız? Sorumlularla ilgili işlem başlatacak mısınız? Öyle bir yere görevlendirdiniz ki her gün 3 bin lira taksi parası verdi bu hoca hanım ya! Defaaten dilekçe yazdı, ses kayıtları düştü! Bir Allah'tan korkan vicdanlı Millî Eğitim yetkilisi çıksın ve sorumlulardan hesap sorsun diyor, heyetin saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİYOL sıralarından alkışlar)