GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:67
Tarih:04.03.2026

TALAT DİNÇER (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri ve ekranları başında bizleri izleyen çok değerli vatandaşlarımız; hepinizi öncelikle saygıyla selamlıyorum.

Evet, Toprak Koruma Kanunu Teklifi diye bir kanun teklifi geldi. Bu teklif, özellikle tarım arazilerinin üzerine izinsiz yapı yapan konut yapı kooperatiflerinin engellenmesine yönelik bazı düzenlemeleri de içeren bir kanun teklifi.

Şimdi, bu ülkeyi bugüne kadar yirmi beş yıldır sizler yönetiyorsunuz. Buralara bu hobi bahçeleri kurulana kadar ve bugünlere gelene kadar neredeydiniz? Niye önlem alınmadı? Bunca yıl ülke genelinde "hobi bahçesi" adı altında binlerce yapı yapıldıktan sonra şimdi bir cezayla bunu düzeltmenin yollarına gidiyorsunuz, bunu yaparken de değişik değişik yollar izliyorsunuz.

Şimdi, değerli milletvekilleri, sap ile samanı da ayırmak lazım. Şimdi, kendisine ait tarım arazisi olup kendi arazisinin bir kenarına yapı yapan ile binlerce dönüm araziyi işgal edip, bunu ranta çevirip buradan para kazanan ve milyonları cebine indiren kesimi birbirinden ayırmak lazım.

Şimdi, bugüne kadar bu hobi bahçelerine izin verildi. İzin verilirken mülki amirlikten izin aldılar, alınan izin doğrultusunda buranın elektriği çekildi, suyu çekildi, doğal gazı çekildi; her türlü hizmeti verdiniz. Şimdi diyorsunuz ki: "Burası yıkılacak, bunu da belediyeler yıkacak." Uymayanlara işte metrekare başına cezayla da bu işi düzeltmenin yoluna bakıyorsunuz. Her şeyden önce vatandaş ile belediyeleri karşı karşıya bırakıyorsunuz. Peki, bu izin veren kurumlar nerede? Niye Bakanlık bu işin dışında? Niye mülki amirlikler bu işin dışında? Tamamen belediyelerin üstüne koyuyorsunuz ve abonelikleri dondurmadığı takdirde her ay için de belediyelere ceza yazıyorsunuz; bu son derece yanlıştır, eksiktir.

Şimdi, diğer bir konu: Bu teklif eksiktir. Eğer tarım arazilerini koruyacaksak şu an sıkıntı çeken binlerce köylü vatandaşımız var, bunlarla ilgili bir düzenleme bunun içerisine niye konulmadı? Şimdi bunu şöyle izah edeyim: Zamanında, elli altmış yıl önce ekilmiş bahçeler var. Zaman içerisinde Orman ve Kadastro Kanunlarında tapulandırma yapılırken bu bahçeler, bu vatandaşların arazilerinin büyük bir bölümü orman arazisi içerisinde kalmış. Aradan geçmiş altmış yetmiş sene geçmiş, bir asra yaklaşmış; şimdi gelmişsiniz, diyorsunuz ki: "Bu bahçeleri keseceksiniz, orman arazisi içerisinde."

Değerli milletvekilleri, kendi bölgemde inanılmaz derecede bunun sıkıntısını çekiyoruz. Özellikle bakın, Mezitli'nin Davultepe, Atayurt, Esenbağlar ve Şahin Tepesi'nde bu sorun yaşanıyor; Erdemli'de, yine, Çeşmeli'nin Yeşildere, Arpaçbahşiş'te bu sorun yaşanıyor; yine, Mut ilçemizde, Mut'un Yapıntı, Kurtuluş, Barabanlı, Kravga, Hocantı, Geçimli köylerinde bu vatandaşlarımız sıkıntı çekiyor. 60-70 yaşındaki meyve ağaçları, üzerindeki meyveyle beraber kesiliyor. Niye? Yargı kararı var, Orman İşletmesi buraya dava açmış sırf bunun tapusu orman arazisinin içerisinde kaldı diye. Bu köylülere yazık değil mi, bu üretime yazık değil mi? Ya, 60 yaşındaki narenciye ağacını nasıl kesersiniz, zeytin ağaçlarını nasıl kesersiniz? Hani bunlar dokunulmazdı? Ama diğer taraftan da bu tarım arazilerini maden şirketlerine verirken -ben Sanayi Komisyonundayım- günlerce sabaha kadar çalıştık, ne kadar direndiysek bizim tarım arazileri bu maden şirketlerine talan edildi, peşkeş çekildi 3 tane şirket için. Burada yüzlerce köylümüz var ya; yazıktır, günahtır. Bu köylüler, 73 yaşındaki vatandaş cezaevine girdi ya, cezaevinden çıktı. Niye? Tek suçu bu bahçelerin atasından, ötesinden kalma miras olması.

Dolayısıyla, isterdik ki bu teklifin içerisine bu da konulsun, böyle bir hüküm konulsun bir önergeyle; buradaki, ülke genelindeki yüzlerce üreticimizi rahatlatalım, bunların üretimine devam etmesini sağlayalım diyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)