| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 67 |
| Tarih: | 04.03.2026 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA METİN ERGUN (Muğla) - Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Muhterem milletvekilleri, Türk milleti yalnızca Anadolu'dan ibaret bir tarihî tecrübenin sahibi değildir. Milletimiz, Adriyatik'ten Çin Seddi'ne uzanan geniş bir coğrafyada derin izler bırakmış büyük bir medeniyetin temsilcisidir. Bu nedenle, bugün, bağımsız Türk devletleri olarak varlıklarını sürdüren kardeş ülkelerle aramızdaki bağlar yalnızca diplomatik ilişkilerle açıklanamaz. Bu bağlar, ortak tarih, ortak kültür, ortak dil unsurları, ortak hafıza ve ortak gelecek tasavvuru üzerine inşa edilmiştir ve edilmelidir. Bu sebeple, Türk Devletleri Teşkilatı sıradan bir uluslararası örgüt olarak değerlendirilemez. Türk Devletleri Teşkilatı, Türk dünyasının ortak iradesini ve müşterek geleceğini temsil eden stratejik bir iş birliği platformudur Bu arada belirtmek gerekir ki küresel sistemin yeniden şekillendiği günümüzde Türk dünyasının jeopolitik değeri daha da belirgin hâle gelmektedir. Avrupa ile Asya arasındaki ulaştırma koridorlarının merkezinde bulunan Türk devletleri enerji kaynakları, genç nüfusları, büyüyen ekonomileri ve stratejik konumlarıyla uluslararası siyasetin önemli aktörleri arasında yer almaktadır. Özellikle orta koridorun güçlenmesi, enerji arz güvenliğinin sağlanması ve bölgesel ticaret ağlarının geliştirilmesi bakımından Türk dünyası ülkeleri arasında kurulacak güçlü bir iş birliği mekanizmaları büyük önem taşımaktadır. Bu iş birliği yalnızca ekonomik alanla sınırlı kalmamalıdır, siyasi, kültürel, ekonomik, akademik, teknolojik ve toplumsal alanlarda da ilişkilerin daha ileri seviyelere taşınması gerekmektedir. Gençlerimiz birbirini daha yakından tanımalı, üniversitelerimiz arasında daha yoğun iş birlikleri kurulmalı, ortak tarih ve kültür çalışmaları artırılmalıdır. Türk dünyasının müşterek medya, eğitim ve teknoloji projeleri geliştirilmelidir. Zira güçlü bir Türk dünyası yalnızca bölgesel istikrar açısından değil küresel ölçekte etkinlik bakımından da hepimize büyük imkânlar sunmaktadır.
Muhterem milletvekilleri, İYİ Parti olarak biz Türk dünyasıyla ilişkilerin geliştirilmesini stratejik bir mesele olarak görüyoruz. Türk Devletleri Teşkilatının kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesini destekliyoruz. Türk devletleri arasındaki ekonomik ve ticari entegrasyonun artırılmasından memnuniyet duyuyoruz. Ulaştırma, enerji, eğitim, kültür, savunma sanayi ve teknoloji alanlarında daha ileri düzeyde iş birliği tesis edilmesinin gerekli olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle, Türkiye Cumhuriyeti'nin Türk dünyasıyla ilişkilerinde daha proaktif, daha planlı ve daha stratejik bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini düşünüyoruz. Türk dünyasının dış politikamızın tali başlıklarından biri değil temel öncelik alanlarından biri olması gerektiğini ifade ediyoruz çünkü Türk dünyasının güçlenmesi, Türkiye'nin güçlenmesi anlamına gelmektedir. Türk dünyasının refahı, Türkiye'nin refahına katkı sağlar. Türk dünyasının istikrarı, Türkiye'nin güvenliğini destekler. Bu anlayışla, Türk devletleri arasındaki iş birliğini derinleştiren her türlü yapıcı girişimi desteklemeyi millî bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu anlayışla baktığımızda, görüşmekte olduğumuz anlaşma dijital ekonominin geliştirilmesine yönelik önemli bir adımdır ve biz İYİ Parti olarak destekliyoruz. Dijitalleşmenin ekonomik rekabetin temel unsurlarından biri hâline geldiği günümüzde Türk devletleri arasında bu alandaki iş birliğinin kurumsal bir zemine kavuşması memnuniyet vericidir. Elektronik ticaret, dijital hizmetler, inovasyon, girişimcilik, veri ekonomisi ve siber güvenlik alanlarında geliştirilecek ortak çalışmalar tüm taraflara önemli katkılar sağlayacaktır. Bilindiği üzere, dijital ekonominin sunduğu fırsatlar coğrafi mesafeleri büyük ölçüde ortadan kaldırmaktadır. Bu durum, Türk dünyasının ekonomik entegrasyonunu hızlandırabilecek önemli bir imkân oluşturmaktadır. Ortak dijital standartların geliştirilmesi, girişimcilik ekosistemlerinin desteklenmesi ve teknoloji odaklı yatırımların artırılması ülkelerimizin küresel rekabet gücünü yükseltecektir.
Muhterem milletvekilleri, Türk dünyası devletleriyle ilişkilerimize dair genel yaklaşımımızı ifade etmiştim ancak Türk dünyasının geleceğini konuşurken son dönemde bu dayanışma ruhunu zedeleyen bazı gelişmeleri de görmezden gelemeyiz. Ne hazindir ki son dönemlerde bazı Türk devletleri ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında gelişen ilişkiler dikkat çekmektedir. Bu durum, Türkiye'nin Kıbrıs davası bakımından ciddi bir sıkıntı yaratmaktadır. Bu gelişmeleri sıradan bir diplomatik temas olarak göremeyiz, Kıbrıs Türklüğünün geleceğini ilgilendiren stratejik bir gelişme olarak değerlendirilmelidir. Türkiye'nin savunduğu iki devletli çözüm ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemen eşitliği ilkesi bu süreçte zedelenmektedir. Bazı Türk devletlerinin Güney Kıbrıs'ı Kıbrıs Cumhuriyeti olarak görmeleri ve Birleşmiş Milletler kararlarına verdikleri destek bu çelişkiyi derinleştirmektedir. Bu yaklaşım adadaki Türk varlığını yalnızlaştırmakta, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Türk Devletleri Teşkilatı içindeki konumunu zayıflatmaktadır. Bu tablo Türk dünyasının ortak çıkarlarına zarar vermekte ve Türkiye'nin uzun vadeli millî menfaatlerini olumsuz etkilemektedir. Ayrıca bu durum Avrupa Birliği ve Rum-Yunan ekseninin elini güçlendirmekte, Türkiye aleyhine yeni diplomatik argümanlar üretmelerine imkân sağlamaktadır. Bu durum Doğu Akdeniz'deki dengeleri Türkiye aleyhine etkilemekte, etkileme ve uluslararası müzakerelerde elimizi zayıflatma potansiyeli taşımaktadır. Bu nedenle etkin ve gerçekçi bir diplomasi seferberliği başlatılmalıdır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bu diplomatik seferberliğin merkezine yerleştirilmelidir. Türk devletleriyle ikili ve çok taraflı diyaloglar güçlendirilmelidir. Türk Devletleri Teşkilatı içinde ortak bir Kıbrıs yaklaşımı oluşturulmalıdır. "İki devletli çözüm" vizyonu uluslararası zeminde yeniden güçlü bir şekilde savunulmalıdır. Aksi hâlde, Türkiye'nin Kıbrıs davası konusunda yaşayacağı mevzi kaybını telafi etmek çok hem de çok zor olacaktır.
Bu görüşlerimizi ifade ettikten sonra görüşmekte olduğumuz kanun teklifini desteklediğimizi ifade ediyor, anlaşmanın Türk dünyasının birlik, dayanışma ve ortak kalkınma hedeflerine katkı sağlamasını temenni ediyorum.
Hepinizi saygılarımla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)