| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 102 |
| Tarih: | 16.06.2026 |
CHP GRUBU ADINA GAMZE TAŞCIER (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün 15-16 Haziran büyük işçi direnişinin yıl dönümü. Bu direnişin bize bıraktığı en önemli miras demokrasi ve emek mücadelesinin aynı nehrin iki kolu olduğunu bir kez daha göstermiş olmasıdır. Bir ülkede emeğin payı değersizleşiyorsa demokrasi de geriye gider. Emekçinin sesi kısılmışsa toplumun nefesi daralır. Alın terinin değersizleştiği her dönemde yandaşlar servetlerini büyütür, adaletsizlik derinleşir ve hibrit rejimler güçlenir. 15-16 Haziran direnişinin üzerinden elli altı yıl geçti, dünya değişti, üretim biçimleri, fabrikalar, teknoloji, çalışma hayatının biçimi değişti ancak emeğin yarattığı zenginliğe el koyan düzen değişmedi. Emek sınıfının örgütlenme ihtiyacı değişmedi, alın teri ile sermaye arasındaki bölüşüm kavgası değişmedi, iktidarlar değişti ama iktidarlara şekil veren sermayenin emek karşısındaki tutumu değişmedi. Dün, emeği ucuz iş gücüne indirgeyen anlayış bugün de aynı yerden beslenmeye devam ediyor. AKP'nin yirmi dört yıllık iktidarı ortada; çalışma yaşamını düşük ücret, taşeronlaşma, sendikasızlaştırma, güvencesizlik başta olmak üzere yeniden şekillendirdiniz. Büyüme rakamlarıyla övünülen iktidarınız döneminde emeğin millî gelirden aldığı pay her geçen gün azaldı. Ev gençleri sizin ustalık döneminizin eseri. Daha dün özel sektör öğretmenleri insan onuruna yaraşır bir hayat sürmek için talepte bulunduklarında polis müdahalesiyle karşı karşıya kaldılar. Doruk Madencilik işçileri yüzlerce kilometre yol yürüdüler, Öz Şen Madencilik işçileri haklarını istediler, karşılarında devlet gücünü buldular, sonra da dönüp bize kalkınmadan bahsediyorsunuz. Emekçinin payına yoksulluk, yandaşın payına servet düşüyorsa bunun adına kalkınma değil, sömürünün kurumsallaşması denir. Bu nedenle, bugün yaşadıklarımızı sadece yoksullukla, hayat pahalılığıyla ya da işsizlik rakamlarıyla açıklayamayız. Türkiye uzun yıllardır sistemli bir şekilde emek kırımı yaşamaktadır. Emek kırımı alın terinin değersizleştirilmesidir, çalışanın ürettiği değerden hak ettiği payı alamamasıdır, sendikal hakların baskılanmasıdır, güvencesiz çalışmanın olağanlaştırılmasıdır, işçinin can güvenliğinin maliyet unsuru olarak görülmesidir, iş cinayetlerinin sıradan hâle gelmesidir. çocuk yaşta emek sömürüsünün normalleşmesidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın.
GAMZE TAŞCIER (Devamla) - Bu tablonun faili de bellidir, sorumlusu da. Yirmi dört yıldır bu ülkeyi yönetenler bugün, ortaya çıkan tablodan kaçamazlar. Bir tarafta servetine servet katanlar var, diğer tarafta ay sonunu getiremeyen milyonlar; bir tarafta teşvikler, vergi indirimleri, kamu ihaleleri var, diğer tarafta alın teriyle yaşayıp her sabah daha da yoksullaşan emekçiler var. İşte, AKP'nin Türkiye'si budur, bizim mücadelemiz tam da buna itirazdır.
O nedenle, bu araştırma önergesine katıldığımızı ifade etmek istiyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)