GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:102
Tarih:16.06.2026

MHP GRUBU ADINA MUSTAFA KALAYCI (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 276 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin tümü üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz aldım. Sizleri ve aziz milletimizi hürmetle selamlıyorum.

Kanun teklifiyle birçoğu Anayasa Mahkemesi iptal kararı uyarınca yapılan düzenlemeler olmak üzere 14 ayrı kanunda, çeşitli konularda değişiklikler yapılmaktadır.

CAVİT ARI (Antalya) - Devamlı da uyarıyoruz Mustafa Bey ama bile bile yanlış yapılıyor, Anayasa Mahkemesinden geri dönüyor. Bile isteye yapılıyor bu yanlışlıklar, sorun burada Sayın Başkan.

MUSTAFA KALAYCI (Devamla) - Emniyet Teşkilatı Kanunu'na göre her amir rütbesinde bulunması gereken toplam kadro sayısı emniyet hizmetleri sınıfına ait toplam kadro sayısına oranla belirlenmektedir. Ancak kanunda yer

alan mevcut 10.000'delik oranlarla bir üst rütbeye terfi işlemlerinin kadro yetersizliği nedeniyle tümüyle yapılamayacak hâle gelmesi söz konusudur. Zamanında terfi işlemi yapılamaması da personelin moral ve motivasyonlarına olumsuz yönünde etki yapmaktadır. Kanun teklifiyle Emniyet Teşkilat Kanunu'nda her amir rütbesi için belirlenen 10.000'delik oranlarda değişiklik yapılmaktadır.

Bu düzenlemeyle, birinci sınıf emniyet müdürü kadrosu 1060, ikinci sınıf emniyet müdürü kadrosu 937, üçüncü sınıf emniyet müdürü kadrosu 450, dördüncü sınıf emniyet müdürü kadrosu 450, emniyet amiri kadrosu 7.763, başkomiser kadrosu 713 artacaktır. Buna mukabil komiser kadro sayısı 2.550, komiser yardımcısı kadro sayısı 5.775 azalacaktır. Böylelikle, Emniyet teşkilatında bir üst rütbeye terfide kadro yetersizliği nedeniyle yaşanan tıkanıklık aşılacak ve terfi bekleyen personele haklarının zamanında verilmesi sağlanacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak, bu düzenlemeyi isabetli buluyor ve destekliyoruz. Kadro yetersizliği nedeniyle zamanında terfi atamaları yapılamayan bazı personelin mağduriyetleri de söz konusudur. Zira, emeklilik tarihine yirmi dört aydan az süre kala birinci sınıf emniyet müdürlüğüne atanan 50 civarında personel emekli olunca bazı tazminatları alamayacaktır. Bu hak kayıplarının telafisi için geçici bir düzenleme yapılması uygun olacaktır.

Kanun teklifinde polis memuru veya polis amiri adayı olarak alındıktan sonra sağlık sorunları sebebiyle öğrencilikten ilişiği kesilen ancak yargı kararına istinaden eğitime devam ederek mezun olan ve emniyet hizmetleri sınıfına atanan, sonra da nihai yargı kararı uyarınca devlet memurluğundan ilişiği kesilenlerin genel idare hizmetleri sınıfında uygun kadrolara atanmalarına imkân sağlanmaktadır. Bu kapsamda 255 kişi bulunmaktadır.

Teklifte ayrıca Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca İç Güvenlik Fakültesine alınacak öğrencilerin nitelikleri, giriş usul ve esasları ile polis meslek yüksek okullarından dikey geçiş yapılmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmektedir. Yine, Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca Polis Amirleri Eğitim Merkezinin kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarının temel kuralları düzenlenmektedir. Emniyet teşkilatımız gerek görev alanı gerekse personel sayısıyla ülkemizin en önemli ve gözde kuruluşlarından biridir. Türk Polis Teşkilatı aziz milletimizin huzur ve emniyet içinde yaşaması için üstün bir vazife anlayışıyla gece gündüz demeden hizmet vermektedir. Terörle mücadeleden kaçakçılık ve organize suçlarla mücadeleye, uyuşturucuyla mücadeleden düzensiz göçle mücadeleye, trafik güvenliğinden asayiş sağlanmasına kadar çok geniş bir alanda büyük bir cesaret, fedakârlık ve kararlılıkla görevlerini ifa etmektedir. Emniyet teşkilatımızın ağır ve yıpratıcı çalışma koşulları göz önüne alındığında çalışma ve izin süreleri ile emniyet hizmetleri tazminatı ve fazla mesai ücretlerinin mutlaka yeniden düzenlenmesi ve gerekli iyileştirmelerin hızla yapılması görüşündeyiz. Uzun mesai saatlerinin yorduğu, psikolojik baskının yıprattığı emniyet mensuplarının hayat şartları göz ardı edilemez. Polislerimizin fazla mesai sorunu ihmal edilemez. Gerek çalışırken gerekse emekli olduktan sonra polisimizin ele güne muhtaç olmadan huzurlu, itibarlı, güvenli ve insanca bir hayat sürdürebilmelerini sağlamalıyız. Emniyet teşkilatının yeniden yapılandırılarak emniyet başkanlığı şeklinde teşkilatlanması, maaş standartlarının yükseltilmesi, çalışma süreleri, fazla mesai ücretleri, emekli aylıkları ve iç güvenlik hizmeti yürüten jandarma, sahil güvenlik ve emniyet hizmetleri sınıfında çalışan ve aynı görevde bulunanların ücretlerinde dengelenmeyle ilgili çalışmalar yapıldığına dair kamuoyuna birçok defa açıklama yapılmıştır.

Son olarak, geçtiğimiz aylarda İçişleri Bakanımız çalışmaların devam ettiğini ifade ederek çalışma saatleri, fazla mesai ücretleri, İstanbul'daki lojman alımları gibi pek çok kritik konuda müjdeler vermiş, 12/36 çalışma sistemini hayata geçirerek polislerin üzerindeki iş yükünü azaltmayı hedeflediklerini, 2027 yılı itibarıyla fazla mesai ücretlerinin ödenmesi için de Maliye Bakanlığıyla anlaştıklarını açıklamıştır. Yapılacak düzenlemeyle mevcut sistemde aylık sabit ödeme alan personelin haftalık kırk saat ve aylık yüz altmış saatin üzerindeki mesaileri için saat başı ücret alacağı ve mesai ödemeleri üst sınırının artırılacağı ifade edilmektedir. Polislerimizin umutla beklediği çalışma sisteminin ve özlük haklarının iyileştirilmesini kapsayacak düzenlemenin bir an önce hayata geçirilmesini temenni ediyoruz. Biz Türk polisinin her zaman arkasındayız, onlar varsa güvendeyiz, onların fedakârlıklarıyla huzur buluyoruz. Polislerimizin mesleki ve özlük haklarıyla ilgili taleplerinin bilincindeyiz ve her zaman da destekçileriyiz, üzerimize ne düşüyorsa yapmanın gayreti içindeyiz.

Değerli milletvekilleri, kanun teklifinde taksiyle yolcu taşımacılığı faaliyetlerinde bulunan mükelleflerin talep etmeleri hâlinde hasılat esaslı vergilendirmeye tabi tutulması öngörülmektedir. 2019 yılında yapılan düzenlemeyle şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden mükelleflerin talep etmeleri hâlinde elde ettikleri gayrisafi hasılatlarının yüzde 10'u bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak esas alınmaktadır. Taksici esnaf bu düzenlemeden faydalanamamaktadır. Bu yıl şubat ayında yayımlanan genel tebliğiyle taksiyle yolcu taşımacılığı yapan esnafa taksi mali cihaz kullanma zorunluluğu getirilmiş ve bu cihazların kullanımı için 1 Eylül 2026 tarihine kadar süre verilmiştir. Taksi mali cihaz kullanımına ilişkin getirilen zorunluluk kapsamında taksiyle yolcu taşımacılığı yapan mükelleflerin talep etmeleri hâlinde en fazla üç yıl süreyle hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden faydalanmalarına imkân sağlanmaktadır. Hasılat esaslı kazanç tespiti usulünün halk otobüsleri uygulamasında olduğu gibi taksici esnaf için de üç yıllık süreyle kısıtlanmaması, kazanç tespit oranının indirilebilmesine ilişkin Cumhurbaşkanına verilen yetkinin taksiyle yolcu taşımacılığı yapanları da kapsaması, ayrıca KDV'nin de aynı oranda uygulanması uygun olacaktır. Kanun teklifiyle mevcut taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakaların elden çıkarılmalarından doğan kazançlar gelir vergisinden ve bu kapsama giren ticari plakaların satış ve teslimleri KDV'den istisna edilmektedir. Bundan sonra edinilecek ticari plakaların elden çıkarılması ise genel hükümler çerçevesinde vergilendirilecektir. Yolcu ve yük taşımacılığı yapan esnafımızın yüksek akaryakıt fiyatları karşısında zorlandıkları, yıpranan araçlarının bakım, onarım masrafları külfet oluştururken araçlarını yenilemede güçlük yaşadıkları bilinmektedir. Bu kapsamda, geçimini tek bir araçla sağlayan taksi, dolmuş, minibüs, midibüs, otobüs, çekici ve kamyonla taşımacılık yapan esnafımıza aracını aynı cins yerli araçla en az on yıl süreyle ticari faaliyetlerde kullanılmak üzere ÖTV'siz yenileyebilmesi imkânı verilmesi uygun olacaktır. Bununla birlikte, yirmi beş yaş ve üstü taşıtlarını geri dönüşüme veren kişilerin aynı cins yeni yerli taşıtlarını ÖTV'siz alabilmelerine imkân sağlanması görüşündeyiz. Araçların yenilenmesi, daha ekonomik ve konforlu kullanımın yanı sıra çevre kirliliği ve ulaşım güvenliği açısından çok önemli kazanımlar sağlayacak ve ülkemizin net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda önemli bir adım olacaktır. Ayrıca, son dönemde üretimi ve ihracatı azalan otomotiv sektörüne önemli destek sağlanmış olacaktır. Bu uygulamayla vazgeçilecek vergi gelirine karşın ekonomiye sağlanacak katkının ve vergi artışının daha fazla olacağı kanaatindeyiz.

Geçtiğimiz Cuma günü yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla kamu alacaklarının tecilinde teminatsız tecil tutarı 10 milyon liraya yükseltilmiştir. Bugün yayımlanan genel tebliğiyle de cari tecil faiz oranı olan yüzde 39 yerine yüzde 29 faiz uygulanma suretiyle vergi dairesine olan borçların yapılandırılmasına yönelik düzenleme yapılmıştır. Borçluların 31 Ağustos 2026 tarihine kadar başvurmaları gerekmektedir. Taksit sayısı borçlunun çok zor durum hâline, tecile konu alacağın türüne ve borçlunun hukuki statüsüne göre farklı belirlenmiştir. Olumlu bir gelişme olmakla birlikte, esnafımız özellikle gecikme zammı nedeniyle borçlarının yüksek rakamlara yükselmesinden dert yanmaktadır. Bu itibarla, gecikme zammı oranına da kolaylık getirilmesi yönünde bir düzenleme yapılması uygun olacaktır.

Ekonominin ve toplumsal yapının temelini oluşturan esnaf ve sanatkâr kesimini güçlendirerek faaliyetlerine dinamizm kazandırmalıyız. Milliyetçi Hareket Partisi olarak esnafımızı ticari faaliyetin yanında Türk kültüründe önemli bir yer tutan Ahilik geleneğinin devam ettirilmesi suretiyle vatandaşlarımız arasındaki dayanışma ve kaynaşmanın, birliğin, dirlik ve düzenin teminatı olarak görüyoruz. Esnafı korumak ve rekabet gücünü artırmak için perakende sektörüne yönelik düzenleme ivedilikle yapılmalıdır. Hal kanunu da yeniden düzenlenmelidir. Ayrıca, e-ticaret firmalarının esnafımızdan çok yüksek oranda komisyon almaları önlenmeli ve banka kredi kartı, POS komisyon oranları düşürülmelidir.

Değerli milletvekilleri, kanun teklifiyle yapılan diğer düzenlemeler özetle şöyledir: Deprem bölgesinde uluslararası iş birliği çerçevesinde yürütülen yatırımlara yönelik KDV istisnası süresi 31/12/2028 tarihine kadar uzatılmaktadır. Araçların elektronik ortamda tescilinin satış tarihinden itibaren üç iş günü içinde yapılması zorunluluğu on beş iş gününe çıkarılmaktadır. Anayasa Mahkemesi kararı dikkate alınarak elektronik tebligat sistemine ilişkin temel ilke ve esaslar belirlenmektedir. Yine, Anayasa Mahkemesi kararı dikkate alınarak sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme ya da kullanma suçu işlediğine dair inceleme nedeniyle petrol piyasasında faaliyet gösteren mükelleflerin lisansa tabi faaliyetlerinin geçici olarak durdurulmasına ilişkin hüküm kaldırılmakta; lisansın üçüncü kişiye devir yasağı tedbirine devam edilmekte ve idarenin teminat artırma yetkisi 2 katından 5 katına çıkarılmaktadır.

Sirkler, lunaparklar, çalgılı bahçeler gibi biletle girilen tüm yerlerde 18 yaşını doldurmamış çocuk ve gençlerden veya 25 yaşını doldurmamış öğrencilerden eğlence vergisi alınmaması düzenlenmektedir.

Devlet ormanları üzerinde bulunması izne tabi tutulanlar arasına devletin engelli ve yaşlı bireylere yönelik bakım ve rehabilitasyon merkezleri dâhil edilmektedir.

Mahalli idare taşınmazlarının da taksitle satışına imkân sağlanmakta; hâlihazırda yüzde 3 olarak uygulanan geçici teminatın yüzde 3 ila yüzde 30 arasında belirlenebilmesi imkânı getirilmektedir.

İnternet haber sitelerinin vasıf ve ödevlerinin ana çerçevesi belirlenmekte; Basın İlan Kurumunun müeyyide uygulama yetkisi yeniden düzenlenmektedir.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası personeline dair disiplin işlemleri düzenlenmektedir. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği genel kurullarının mayıs ayında yapılması yerine takvim yılının başından itibaren mayıs ayının sonuna kadar yapılabilmesi düzenlenmektedir.

Ticaret Bakanlığına bağlı Esnaf, Sanatkârlar ve Kooperatifçilik, Hukuk Hizmetleri, İç Ticaret ve Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürlüklerinden birer genel müdür yardımcısı Reklam Kuruluna üye olarak dâhil edilmekte; üye sayısı 19'dan 23'e çıkarılmaktadır.

Değerli milletvekilleri, Türkiye ekonomisi 2026 yılı ilk çeyreğinde yıllık yüzde 2,5 düzeyinde ılımlı büyüme kaydetmiş; yaşanan çoklu şoklara rağmen büyümesini yirmi üç çeyrektir kesintisiz sürdürmüştür. 2026 yılı ilk çeyreğinde sanayi sektörü yıllık yüzde 0,8 daralmakla birlikte nisan ayında sanayi üretimi yıllık yüzde 6; aylık yüzde 3,7 oranında artmıştır.

Büyümenin öncü göstergesi olan ve imalat sanayi performansında güvenilir referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi mayıs ayında 49,8'e yükselerek Mart 2024'ten bu yana en yüksek düzeyde gerçekleşmiştir. Bu durum, imalat sanayisinde belirgin şekilde toparlanma olduğuna işaret etmektedir.

Geçen yıl kuraklık ve zirai don afeti nedeniyle yüzde 8,8 oranında küçülen tarım sektörü, 2026 yılı ilk çeyreğinde yüzde 4,6 oranında büyümüştür. Hamdolsun, bu yılki bol yağış çiftçimizi oldukça sevindirmiştir. Cenab-ı Allah, rahmetini ve bereketini topraktan ve çiftçimizden esirgememiştir. Bu yıl başta hububat olmak üzere tarım ürünlerinde yüksek verim ve rekor üretim beklenmektedir ancak başta gübre ve mazot olmak üzere tarımsal girdiler çok pahalı hâle gelmiş, üretim maliyeti de artmıştır.

2026 yılı buğday alım fiyatı yüzde 22,2 oranında artışla ton başına 16.500 lira, arpa alım fiyatı ise yüzde 15,9 oranında artışla ton başına 12.750 lira olarak belirlenmiştir. Buna karşın resmî rakamlara göre tarımsal girdi enflasyonu yıllık yüzde 34 düzeyinde, sadece gübre fiyatlarındaki artış ise yüzde 48'in üzerindedir. Dekar başına toplam 980 lira destek ödeneceği, bunun ton başına 3.014 lira destek ödemesine karşılık geleceği açıklanmıştır. Ancak destekler arasında sayılan sertifikalı tohum kullanım desteğinden üreticilerimizin her yıl düzenli olarak yararlanmadığı, sadece kullananlara verildiği bilinmektedir. Ayrıca geçmiş yıllarda dekar başına 700 kilogram esas alınan ortalama verimin 325 kilogram esas alınması; ton başına desteğin verimi az olana çok, verimi çok olana az verilmesi sonucunu doğuracaktır. Geçen yıl kuraklık ve zirai donun etkisiyle üretimi azalan ve önemli gelir kaybına uğrayan çiftçimiz, bu yıl aşırı düzeyde artan maliyetleri nedeniyle hububata ilave destek verilmesini ve ürün bedeli ödemelerinin kısa sürede yapılmasını istemiştir. Cumhurbaşkanımız hububata verilen temel destek ve planlama desteği tutarının girdi maliyetlerinde oluşan aşırı artışlar göz önüne alarak artırılacağını, Toprak Mahsulleri Ofisinin ürün teslimini müteakip 21'inci günden itibaren ürün bedeli ödemelerine başlayacağını açıklamıştır.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak hububat desteğinde yapılacak artışın maliyet artışını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, destek ödemelerinin bu yıl içerisinde yapılması ve çiftçilerimizin acil ödenmesi gereken borçları dikkate alınarak ürün bedellerinin belirli bir kısmının ürün teslimatlarında ödenmesi görüşündeyiz.

İnsanlar için ötelenmeyen en önemli ihtiyaç gıdadır. Gıda ürünlerinin de asıl üreticisi çiftçilerimizdir. Çiftçi demek, helal kazanç, alın teri ve emek demektir. Bize düşen, toprağa küstürmemek, çiftçiyi yalnız bırakmamaktır.

Bu düşüncelerle, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak "kabul" oyu vereceğimiz kanun teklifinin ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini niyaz ediyor, sizlere ve aziz Türk milletine saygılarımı sunuyorum. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)