| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 103 |
| Tarih: | 17.06.2026 |
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Saygıdeğer milletvekilleri, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Büyük devlet ve siyaset adamı 9'uncu Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel'i vefatının 11'inci yılında rahmet ve minnetle yâd ediyorum. "Cumhuriyet nedir?" diye sorulduğunda "Cumhuriyet benim işte." derdi, "İslamköy'den çıkmış bir köylü çocuğunu Cumhurbaşkanı yapan cumhuriyettir." Bu sözler cumhuriyetin her birimiz için ne kadar kıymetli olduğunu göstermektedir. Gençlik yıllarından beri kendisiyle yakın hukukum oldu. Sürgün yıllarında İngiltere'deyken bir gün bir telefon aldım, telefonun ucundaki "Sana selam getirdim." dedi, "Süleyman Demirel'den selam getirdim." Buluştuk kendisiyle. Rahmetli o zaman "Evladıma söyle 'Bu ülkeye hizmet edenlerin daima bir bedeli olmuştur; bir bedel ödemişlerdir. Sabretsin, dünyayı tanısın, İngiltere'yi tanısın, Türkiye'ye dünyadan baksın. İnşallah bir gün hizmet edeceği günler gelir, o gün geri döner.'" diye bana haber göndermişti. Kendisini rahmet ve minnetle anıyorum, mekânı cennet olsun.
Değerli arkadaşlar, günlerden beri beyaz et sektöründe yaşanan skandalı konuşuyoruz. Beyaz ette yaşanan fiyat artışları -ki çok makul fiyat artışları olduğunu ifade etmiştik- gerekçe gösterilerek pek de tarihimizde eşine benzerine rastlanmamış bir şekilde Adalet Bakanlığının kontrolünde bu firmalara bir denetim kayyumu atanmıştı. Bunu eleştirdik, eleştirmeye de devam ediyoruz. Dün yaptığım değerlendirmede -gerçi, partimizin önergesini reddettiniz ama- şunu söylemiştim: Geçen yıl 228 lira olan canlı dananın bir kilo fiyatını Et Süt Kurumu bu sene 420 liraya çıkardı yani yüzde 84,2'lik bir artış yaptı. "Dünyanın hiçbir yerinde ne dolar bazında ne yerel, efendim, ne para birimi bazında böyle bir artış yok; niye yaptınız?" diye sorduk, cevap vermediler. Biz biliyoruz niye yaptıklarını çünkü et çetelerini zengin etmek için yaptılar ve tekel oldukları için yaptılar. Dün talep etmiştim, eğer beceriyorsanız Et Süt Kurumuna kayyum atayın diye, bugün yeni bir şey daha geldi, Et Süt Kurumu PERDER üyesi marketlerin kırmızı etlerine yüzde 24 ila 28 oranında zam yapmış. Ne demek bu? PERDER üyesi marketler genellikle birkaç şubesi olan, biraz fakir mahallelerde hizmet veren marketlerimiz, doğru bir kararla bunlara makul fiyatla et vermiş bugüne kadar Et Süt Kurumu ki o bölgelerde yaşayan insanlarımız makul fiyatlarla, hiç olmaz piyasanın biraz altında et tüketebilsinler diye. Tabii, bunu görünce herhâlde Et Süt Kurumunun yine iştahı kabardı, dün itibarıyla PERDER üyesi marketlere yüzde 24 ila 28 oranında inanılmaz bir zam yaptı Et Süt Kurumu. Buradan Et Süt Kurumuyla ilgili olarak Adalet Bakanına açıkça çağrıda bulunuyorum: Bu fahiş zamları yapan bu Kuruma derhâl kayyum atayın, bu şekilde bu ülkenin protein ihtiyacı karşılanmaz.
Müteaddit defalar konuştuk, BYD'yle ilgili bugün farklı bir açıdan değerlendirme yapacağım. Bugün talihliyiz çünkü AK PARTİ'nin Grup Başkan Vekili Manisa'dan milletvekili, tabiatıyla BYD meselesine de yakın ilgisinin olduğunu ümit ediyorum ve inanıyorum ki bugün benim ortaya koyacağım sorulara cevap verecektir kendisi.
Bakın, BYD'ye imtiyaz tanınan yasa bundan iki yıl önce burada onaylandı. O zaman itiraz ettik, "Yapmayın, Türkiye zarar edecek." dedik. "Ortada fol yok, yumurta yok, fabrika yok, şirket yok; bunlara bu kadar imtiyaz tanımayın." dedik ve o zaman dediniz ki "Merak etmeyin, teknoloji transferleri olacak. Biz her şeyi bitirdik, anlaştık, BYD Türkiye'ye fabrika kuracak, şu kadar yatırım yapacak, bu kadar işçi alacak." ve bizim itirazımıza rağmen, buradaki muhalefetimize rağmen o yasayı geçirdiniz ve BYD'ye inanılmaz imtiyazlar tanıdınız. Şimdi, baktım, o yasa geçerken neler konuşmuşsunuz diye. AK PARTİ'nin temsilcisi "Biz bu yasayla BYD'yi buraya getirerek teknoloji merkezi hâline getireceğiz Türkiye'yi." diyor. İddiaya bakın, hesaba bakın, teknoloji merkezi olacakmış. "Merak etmeyin, biz yatırımın çok kısa süre içerisinde bitirilmesi şartına bağladık, hemen bitirecekler yatırımı." diyor. Ben söylemiyorum bunu, AK PARTİ'nin konuşan temsilcisi söylüyor ve "İthalat izinleri vesaireler çıkarılacak, derhâl yatırımlar yapılacak ve teknoloji transferi yapılacak." diyor; konuşmada bu var. Yine, Milliyetçi Hareket Partisinin sayın temsilcisi yaptığı konuşmada "Kimse endişe etmesin, 2026'nın sonuna kadar üretim tamamlanacak, 5 bin kişiye istihdam sağlanacak. AR-GE merkezleri kurulacak."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Teminat bu. Şimdi, iktidar cenahından bu açıklamalar, bu teminatlar verilirken bizim partimizin üyesi Sayın Milletvekilimiz Ömer Karakaş diyor ki: "Niye veriyorsunuz arkadaş bunu? Yapsınlar yatırımlarını, üretmeye başlasınlar, ondan sonra verin." İşte, bizim orada ortaya koymuş olduğumuz tezin ve tavrın haklılığı bugün ortaya çıktı. Şimdi, o günden bugüne kaç tane araba ithal etmişler baktık, yaklaşık 52.263 -elimizdeki son rakamlar bu, değişmiş olabilir- araç ithal edilmiş, 2 milyar dolarlık bir ithalat var. Vergi kaybı ne kadar? Tam 40 milyar liralık bir vergi kaybı var. Bu para birilerinin cebine boca edildi, 40 milyar liralık bir kaybımız var. Şimdi soruyorum: Bunun hesabını kim verecek? Ticaret Bakanı mı verecek, Sayın Erdoğan mı verecek, bu yasa burada çıksın diye direnen AK PARTİ'nin Grup Başkan Vekilleri mi verecek? Bu para milletin cebinden çıktı, BYD'nin cebine girdi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun devam edin.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bunun için yasa çıkarttınız. Bu yasa çıkarken de biz feryat ederken "Merak etmeyin." dediniz. Daha sonra aradan altı ay geçti, şu kürsüde konuştum, buradan konuştum, dedim ki: Bakın, Manisa'da hiçbir adım atılmadı şu ana kadar. Allah aşkına, bu fabrika nerede? Sesiniz çıkmadı. Ardından bir kere daha eleştirdim, dedim ki: Bu fabrikayı Macaristan'a kuruyorlar -Meclis kayıtlarında var, söyledim- bu fabrika Macaristan'a kurulacak. Yine sesiniz çıkmadı ama baktım, Sanayi Bakanı Sayın Fatih Kacır açıklama yapmış, diyor ki, aynen ifadesi o televizyon kayıtlarını çıkarttım: "Yatırım başladı." Bunu söyleyen Bakan, bu ülkenin Bakanı yatırımın başladığını söylüyor. "Hızla ilerliyoruz." Yani fabrika yapımının çok hızla ilerlediğinden bahsediyor. "Hiçbir aksaklık yok projede." Buradan sesleniyorum, Sayın AK PARTİ yetkililerine sesleniyorum, Sayın Bakana sesleniyorum: Bu yalanları söylerken utanmadınız mı, milleti kandırırken anlıyorum, utanmadınız, vicdanınız sızlamadı, milletin gözünün içine baka baka nasıl söylediniz bu yalanları?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Teşekkür ederim, bitireceğim Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Şimdi, bu fabrikanın burada kurulmayacağının açıklamasını biz Ticaret Bakanından beklerdik. Gelip şu kürsüde hem AK PARTİ'nin ilgilileri, yetkilileri hem de Sayın Bakan bir açıklama, bir izahat, bir hesap vermesi lazımdı. Fabrikanın kurulmayacağını nereden öğrendik? Reuters'tan öğrendik, İngiliz haber ajansından. BYD'nin yetkilisi gitmiş Reuters'a "Biz Türkiye'yi muhatap almıyoruz, oradan efendim, fabrika yatırımı falan yapmayacağız. Macaristan'ı zaten kurduk. Bütün planlarımızı ona göre dizayn ettik." Allah aşkına, kanunu geçiren biz, 40 milyar lirayı birilerinin cebine boca eden biz, milleti kandıran siz, haberi aldığımız makam da Reuters. Yakışıyor mu bu Türkiye'ye? Sizin Türkiye Yüzyılı vizyonunuza yakışabilir ama biz bunu ne size ne de Türkiye'ye yakıştıramıyoruz. Şimdi, artık Türkiye'nin ucuz işçilik avantajı kalmadı, kur rejimini böyle uygulayarak Türkiye'yi ciddi bir dezavantajlı konumuna düşürdünüz ve hukuk devleti kimliğini artık kaybettiğimiz için bundan sonra yatırım yapacak yabancı kuruluş kalmadı bu ülkede.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Sayın Başkanım, özür diliyorum, bitireceğim, toparlamak üzereyim.
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Göreceksiniz, kelebek etkisi, önümüzdeki günlerde beklediğiniz yatırımların hiçbirisi gelmeyecek. Niye gelsin? Hukukun olmadığı bir devlete, hukukun ve güvencenin olmadığı bir coğrafyaya, bir atmosfere niye gelsin Allah aşkına? Ancak sizinle birtakım ilişkiler kurup gelebilir ve parasına para katarak rantına rant katarak kâr elde etmeyi ümit edenler gelir; Volkswagen gelmedi, Chery gelmedi, BYD gelmedi, Honda gitti, Toyota gitti ve ardından SAIC Motor yine bir Çinli şirket o da "Türkiye'ye yatırım yapacağım." derken aldı başını gitti. Bu itibarla kendinize gelin, milleti kandırmayın, millete lütfen doğruları söyleyin ve hesap verin diyoruz.
Şimdi, başka bir konu daha var, o da çok önemli, bitireceğim bununla beraber Sayın Başkanım. Geçtiğimiz günlerde Çin'den bir haber aldık. Çin'deki haber son derece enteresan, Çince bir haber metni ve sosyal medyada paylaşıldı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bitireceğim, son bir cümle istirham ediyorum.
BAŞKAN - Tamamlayın.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Çin'deki bu haber sitesi diyor ki: "Aslında, Türkiye ile BYD arasında yapılmış olan sözleşmede teknoloji transferi yok ama buna rağmen Türkler bizden Blade batarya istediler, ki sözleşmede yok, elektrik motoru sürüş sistemi istediler, sözleşmede yok, araç elektronik kontrol sistemi istediler, sözleşmede yok. Dolayısıyla sözleşmeyi ihlal eden Türklerdir." Bunu söyleyen Çinli yetkililer, belgesi de burada. Peki, böyle bir şey varsa bizim niye haberimiz yok? Şimdi, buradan Sayın Yenişehirlioğlu'ndan rica ediyorum. Bu sözleşmeyi bulun, getirin. Bugün bu oturum kapanmadan BYD'yle yapılmış olan bu sözleşmeyi getirin. Ha, bu yayınlandı, biz bunu eleştirmeye başladık. Yaptığınız şey: Hemen bu siteye yasak getirdiniz. Elinizde yapabileceğiniz tek şey bu. Bayılırsınız yasaklamaya, bayılırsınız engellemeye ya sokaklarda sürürsünüz insanları ya elinizdeki devlet gücüyle yasaklarsınız. Buradan net bir açıklama bekliyoruz, bu sözleşmeyi açıklayacaksınız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Son bir cümle ne olursunuz, bağışlayın. Uzatmayacağım, bitiriyorum, söz veriyorum.
BAŞKAN - Buyurun.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Sayın Yenişehirlioğlu, bu sözleşmeyi açıklayacaksınız. Sorun Ticaret Bakanlığına, göndersin o sözleşmeyi, çıkın burada kürsüden ilan edin ve kalkın açıklayın: Bu fabrika niye kurulmadı Türkiye'ye? 40 milyar lirayı Türkiye niye kaybetti? Yanı sıra TOGG niye bu kadar zarar etti? Çünkü bu süre içerisinde TOGG'un satışlarında çok ciddi bir azalma oldu. Yanı sıra, diğer fabrikalar neden gitti ve biz neden bunu İngiliz yayın kuruluşu Reuters'tan duyuyoruz? Gece yarılarına kadar, sabahlara kadar Mecliste kanun geçireceğiz ve bunun mücadelesini vereceğiz, biz muhalefetimizi ortaya koyacağız. Bununla ilgili açıklamaları İngiliz yayın kuruluşundan duymak istemiyoruz. Burası Türkiye Cumhuriyeti devleti. Burası aziz Türk milletinin yüce makamı. Burayı hiçbir şekilde istismar etmenize müsaade etmeyeceğiz. Bu akşam gün sonlanmadan bunlarla ilgili cevapları bekliyoruz Sayın Yenişehirlioğlu.
Teşekkür ediyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)