GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:103
Tarih:17.06.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA SEVİLAY ÇELENK (Diyarbakır) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, İYİ PARTİ grup önergesi üzerine söz almış bulunuyorum. İYİ PARTİ grup önergesiyle hemfikir olmak bana düşüyor bu aralar, gerçekten iyi hazırlanmış bir önerge.

Ona geçmeden önce ben de sözlerime bundan beş yıl evvel İzmir'deki HDP il binasında katledilen sevgili Deniz Poyraz'ı anarak başlamak istiyorum, onu sevgiyle, minnetle, özlemle anıyoruz. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

Bu ülkenin tarihi aslında elli beş yılda katledilen 2 Deniz arasındaki bir tarih, bir hikâyedir. Biri 25 yaşında darağacına giderken "Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği!" diyen Deniz Gezmiş, öte tarafta, partimizin emekçisi, yoldaşımız, mücadele arkadaşımız Deniz Poyraz. Bu katledilen 2 Deniz arasında bir hayat sürdük, hayatımız buraya dek düştü.

Özel öğretmenlerin hikâyesi burada nereye denk düşüyor? Son üç yıldır burada defalarca öğretmenlerin sorunlarını konuştuk. Meclise gelmeden evvel uğradım, öğretmenleri ziyaret etmek istedim, yine, daha evvel gelememiştim, Ankara'da değildim, sürüklenerek götürülmüşler, onlara düşen de sürüklenerek götürülmek oluyor. Bunlar yaşanırken Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan "Partiler koltuk davası güderken biz bir küresel oyuncu olma kavgası veriyoruz." diyor. Bu küresel oyuncu olma kavgası içinde öğretmenlerin hikâyesi nereye düşüyor acaba? Partilerin koltuk mücadelesi de denilen şeyin içinde ana muhalefet partisine yapılan yargı darbesi nereye düşüyor? Şantajlar nereye düşüyor? Yalan yanlış iddianameler nereye düşüyor? Küresel oyuncu olmak istiyorsunuz, bu küresel oyuncunun öğretmenleri yerlerde sürükleniyor ve bu yeni bir şey değil, biz Metin Lokumcu'dan beri bu hikâyeyi çok iyi biliyoruz.

Özel okul öğretmenlerinin yaşadıkları eşitsizlikler, kamudaki öğretmenlerle aralarındaki gelir farklılıkları; bütün bunları defalarca konuştuk. Kamudakilerin zaten belki bir gelir bakımından iyi durumları varsa bile aslında birçok başka hukuksuzluğa, haksızlığa, liyakat dışı, liyakatı dikkate almayan uygulamaya maruz kaldıklarını biliyoruz. "Mülakatı kaldıracağız." diyerek gelindi, oysa bugün mülakat her yeni düzenlemeyle daha fazla belirleyici bir rol almaya başladı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın.

SEVİLAY ÇELENK (Devamla) - Özel okul öğretmenleri asgari ücretin altındaki ücretler, mobbing arasında sıkışırken kamudaki öğretmenler işte bu en yüksek puanlarla KPSS'yi geçseler bile giremedikleri, mülakatlar nedeniyle engellendikleri durumlarla karşılaştılar.

Bütün bu süreç içinde MEB verilerine göre Türkiye'de öğretmen, aktif öğretmen sayısı neredeyse bir küçük Avrupa ülkesinin sayısına eşit. Bir eğitim ordusuyla övünebiliyor muyuz? Övünemiyoruz. Her köşebaşına okul açan, her köşebaşına üniversite açan; bununla övünenler, bu okulların mezunlarını yerlerde sürüklemeyi reva görüyorlar. Bunun başka türlüsü hiç olmadı.

Özel okul öğretmenlerinin hazırladığı raporlara, derneklerin hazırladığı raporlara bakarsanız nasıl ağır nasıl yüksek oranda bir mobbinge maruz kaldıklarını da görürsünüz. Öğretmenlerin payına düşen bu; düşük ücretler, ağır yaşama koşulları, itibar kaybı, mobbing ve yerlerde sürüklenme.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SEVİLAY ÇELENK (Devamla) - Buna daha fazla izin vermeyeceğiz. Bu iktidar, bu düzen değişecek. (DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)