| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 104 |
| Tarih: | 18.06.2026 |
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Avrupa Parlamentosunun dün kabul ettiği 2025 Türkiye Raporu ne yazık ki hiçbir nesnel dayanağı olmayan, tamamen siyasal hesaplarla ve Türkiye karşıtı odakların dayatmalarıyla kaleme alınmış bir metin olarak karşımıza çıkmıştır. Küresel dengelerin altüst olduğu bir çağda güvenlikten enerji arzına, göç kontrolünden bölgesel huzura kadar her alanda kilit taşının Türkiye olduğu gerçeği apaçık ortadadır. Ev sahipliğini yapacağımız ve küresel güvenliğin rotasını çizeceğimiz önümüzdeki NATO Zirvesi ülkemizin uluslararası arenadaki bu kurucu ve vazgeçilmez rolünün en somut göstergesidir. Hâl böyleyken, Avrupa Parlamentosunun vizyoner bir ortaklık geliştirmek yerine bayatlamış ezberlerin ve stratejik bir körlüğün arkasına sığınması tam bir acziyet göstergesidir. Dünyadaki krizlere, gözü önünde yaşanan insanlık dramlarına, katil İsrail'e ses çıkaramayan ve bu yüzden meşruiyetini tamamen yitiren yapıların Avrupa Parlamentosunun, Avrupa Konseyinin, Birleşmiş Milletlerin hukuk mekanizmamıza yön vermeye çalışması abesle iştigaldir. Hiçbir bağlayıcılığı olmayan bu mesnetsiz raporu kesin bir dille reddediyoruz. Ayrıca, mavi vatana ilişkin dayanaksız ifadeler, Yunanistan'ın maksimalist taleplerine verilen koşulsuz destek ve Kıbrıs meselesindeki taraflı yaklaşım raporun objektiflikten ne kadar uzak hazırlandığını açıkça göstermektedir. Terör örgütlerinin ve Türkiye karşıtı çevrelerin söylemlerine alan açan bu anlayışın Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine katkı sunması ise mümkün değildir. Avrupa Parlamentosu Türkiye'yle uğraşmak yerine kendi stratejik körlüğüyle yüzleşmeli. Bizler millî hak ve menfaatlerimizden asla taviz vermeden, önyargılara teslim olmadan, başı dik bir şekilde yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz.
Değerli milletvekilleri, bir yandan ülkemizin güvenliği ve bölgesel istikrarı açısından önemli gelişmeler yaşanırken diğer yandan milletimizi ortak bir heyecanda buluşturan spor müsabakalarını da takip ediyoruz. Dünya Voleybol Kadınlar Milletler Ligi'nde Belçika'yı mağlup eden Filenin Sultanlarını tebrik ediyor, bugün Fransa'yla yapılacak olan karşılaşmada ise başarılar diliyorum, galibiyet serilerini sürdürerek milletimize yeni sevinçler yaşatacaklarına da canıgönülden inanıyorum.
Birkaç gündür görüştüğümüz kanunla bağlantılı olarak ülkemizdeki orman varlıklarımızla ilgili, birtakım söylemlerle ilgili bilgi vermek istiyorum. Son yirmi üç yılda 7,5 milyar fidan ve tohumu toprakla buluşturduk, orman varlığımızı 23,4 milyon hektara çıkardık; 2,7 milyon hektar artırdık. FAO'nun 2025 küresel orman kaynakları değerlendirmesine göre, Türkiye, 2015-2025 yılları arasında en fazla ormanlık alan kazanan ülkeler arasında 4'üncü sırada yer almaktadır. Bu vesileyle ormanların ranta çevrilmesi yalanına sığınanlara işte bu gerçekleri ortaya koyarak orman varlığımızı artırmaya ve çevremizde duyarlı olarak yine yatırımlarımıza devam etmeye devam edeceğiz.
Az önce, Sayın CHP Grup Başkan Vekili Murat Emir bir tahliye kararıyla ilgili olarak konuyu ne yapıp ne edip hiç alakası olmadığı hâlde Sayın Cumhurbaşkanımıza bağlamakla yetinmeye çalışmıştır. Bu, tamamıyla bir zavallılıktır, bir çaresizliktir. Bu konuda ilk günkü tavrımızla bugün aynı noktadayız. Hiçbir çocuğumuza veya hiçbir kadına tacizi, şiddete müsaade etmediğimizi ve sıfır toleransta olduğumuzu yine dile getiriyoruz. Mahkeme kararlarını etkilemek noktasında CHP'nin becerisini kendileri bildikleri için herkesi kendileri gibi zannedip hele hele böylesine bir konuda Sayın Cumhurbaşkanımıza iftira atmak bir hadsizliktir. Bu, kesinlikle bir yalandır ve iftiradır. İstismarın kapatılmasının ne olduğunu en iyi bilen kendileridir. Kendi belediye başkanları belediyenin personeli olan genç kızlarla otel odasında yakalandıktan sonra önce yalanlamaya çalıştılar ve bu kızlarla ilgili bir cümle dahi sarf etmediler. Sonrasında, iş ortaya dökülünce de belediye başkanlarının gerçeğini gördüler.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin.
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Yine, bir belediye başkanları 16 yaşındaki bir genç kızı, bir çocuğu taciz iddiasıyla yakalandı ve bu kız çocuğu bir hafta sonra ne hikmetse belediye başkanının yakını tarafından bir trafik kazası süsüyle öldürüldü. Bunların hiçbiri hakkında bir kelime, bir açıklama dahi duymadık.
SÜLEYMAN BÜLBÜL (Aydın) - Yargısız infaz.
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Hiçbir yargısız infazımız yok.
SÜLEYMAN BÜLBÜL (Aydın) - Nereden biliyorsunuz?
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - İddiaların hepsi ortada, açın, bakın. Öncelikle kendi sicilinize bakın, bu konularla ilgili tavrınızı net ortaya koyun, ondan sonra çıkıp Sayın Cumhurbaşkanımıza laf söyleyin. Bu konu haddiniz değil.
SÜLEYMAN BÜLBÜL (Aydın) - Yargıyı siyasallaştıran sizsiniz! Yargı mı bıraktınız!
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Hem tacizler konusunda hem de kendi belediyelerimizdeki akraba, eş, dost işe aldıklarınız konusunda bu millete açıklamalarınızı borçlusunuz. Başkalarına çamur atarak kendi krizlerinizi ve rezilliklerinizi örtemezsiniz.
Bu hafta sonu yükseköğretim sınavına giriş için gençlerimiz büyük bir heyecan içerisindeler. Hepsini canıgönülden şimdiden tebrik ediyoruz, başarılar diliyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Tamamlıyorum Başkanım.
Uzun ve emek dolu bir hazırlık sürecinin ardından sınav heyecanını yaşayacaklar. Hem evlatlarımıza hem de ailelerimize kendi gönüllerindeki hedeflerine ulaşmalarını canıgönülden temenni ediyoruz. Unutulmamalıdır ki sınavlar hayat yolculuğunun önemli duraklarından biridir ancak tek belirleyicisi değildir. Çalışmak, gayret etmek ve sonuca ulaşmak elbette ki en önemli hedefimiz olmalıdır.
Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. Teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)