| Konu: | İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 104 |
| Tarih: | 18.06.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA CEYLAN AKÇA CUPOLO (Diyarbakır) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Ben de Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Şimdi, rapor 66'ya yakın öneride bulunuyor ve bu önerileri de aslında temellendiriyor, her bir önerisini belli bir olaya, belli bir olguya dayandırıyor ancak iktidar partisinin Grup Başkan Vekili bu rapora ilişkin konuşurken elindeki notu okuyarak "yanlı" diye bir yorumlamada bulundu; sanıyorum ki anladığım kadarıyla Dışişleri Bakanlığının açıklamasına bakarak böyle bir beyanatta bulundu. Oysaki rapor tam 3 tane temel sacayağı kuruyor ve o ayaklardan biri hukukun üstünlüğü, diğeri demokrasi, bir diğeri de temel haklar ve buradan ele alarak Türkiye'ye aslında yapıcı eleştiriler söylüyor, bunları sunuyor ve hatta öylesine ileri gidiyor ki raporun 10'uncu ve 25'inci maddelerinde, 2018'de askıya alınan sürecin tekrar nasıl canlandırılabileceğine dair yol haritası veriyor ve diyor ki yol haritasını verirken de "Kendi mahkeme kararını uygula. AİHM'i bir kenara bırakıyorum, kendi mahkeme kararını uygula." diyor ve "Temelsiz iddia" diye bahsedilen birçok şey, raporda bahsedilen birçok şey bu Parlamentodaki İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun raporunda var, AYM'nin kararında var ve elimde bulunan -şurada unuttum gerçi ama- Millî Dayanışma Komisyonunun raporundaki tavsiyelerde var. "Bunları uygula." diyor, başka bir şey demiyor. Ve hatta biraz daha ileri gidip "AB'ye giriş süreciyle ilgili Türkiye'deki muhalefet daha cesur adımlar atıyor." diyor ve muhalefetin cesur adımlarını iktidara bir öneri olarak söylüyor. İktidar ne diyor? Numan Kurtulmuş, Meclis Başkanımız Finlandiya'ya gittiğinde "Türkiye, AB için yük değil; Avrupalı dostlarımızın kendi güvenlikleri için Türkiye'ye karşı olumlu bir tavır içinde olmasını bekliyoruz." diyor. Yine, Cumhurbaşkanı Erdoğan "Türkiye'nin yer almadığı bir Avrupa mimarisi eksik kalacaktır." diyor; yine, güvenlik ve savunma mekanizmaları üzerinden bunu kuruyor. Şimdi, rapor bunu da öngörüyor, diyor ki: "Türkiye'nin sürekli olarak savunma ve güvenlik bağlamında kendini stratejik bir önem noktasında konumlandırması yapıcı bir yol haritasının parçası olamaz. Bu söylemi artık bırakın." Yine, rapor aslında ayna tutuyor "Neyiniz yanlış, neyiniz doğru?" diyor. Oysaki Dışişleri Bakanlığı, raporun yayınlanmasının hemen ardından, o da Grup Başkan Vekili gibi okumadan -muhtemelen elindeki notu okumuş olsa gerek- "Temelsiz iddialar ve Türkiye karşıtı çevrelerin uydurduğu bazı şeyler." diyor. Şimdi, "Türkiye karşıtı çevre" diye listelendirdiği şey: Birleşmiş Milletler, UNESCO, AYM, Sınır Tanımayan Gazeteciler, Freedom House, Millî Dayanışma Komisyonu. Komisyondan bahsediyor, demek ki Komisyon da Türkiye karşıtı ki Dışişleri Bakanlığının raporuna konu oluyor!
Şimdi, biz neyi öneriyoruz? Birincil olarak diyoruz ki size tutulan bu aynaya öncelikle öz eleştirel olarak bakmayı öğrenin ve kendinizi bilin.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
CEYLAN AKÇA CUPOLO (Devamla) - Bir dakika daha alabilir miyim?
BAŞKAN - Tamamlayın.
CEYLAN AKÇA CUPOLO (Devamla) - Ardından, bu öz eleştiriyi gerçekten doğru bir şekilde yapın ama önce raporu okuyun. Bakın, ben okudum, bayağı çizdim her tarafını, iyi notlar aldım ve eğer isterse Grup Başkan Vekili, arada gidip kendisine anlatmak da isterim. Muhalefeti dinleyin, raporda onu diyor: "Muhalefet, iktidardan ziyade, Türkiye'nin AB'ye hızlı bir girişi için aktif rol almaya hazırdır, bu iradeyi gösteriyor." Parlamentonun da bunu dinlemesini, bu önergeye de "evet" oyu vermesini talep ediyoruz diyorum.
Yirmi üç saniyem kalmışken bir eleştiriyi de yapacağım. Raporu veren gruba ait bir Parlamento üyesi, bir milletvekili çıkıp idamı savundu burada. Oysaki AB'ye giriş süreci idamı kaldırmıştır ve bunun uygulanmaması gerektiğini söylemiştir. Bu çelişkiyi de buraya bırakıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)