| Konu: | Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 109 |
| Tarih: | 02.07.2026 |
SERKAN SARI (Balıkesir) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, teklifin 11'inci maddesi üzerine söz almış bulunuyorum. Bu madde, Anayasa'yla ilgili uyuşmazlık üzerine yapılan bir düzenleme ama yine her zaman olduğu gibi arka kapıdan oldubittiye getirerek bu maddeyi Anayasa'ya uygun hâle getirdiğinizi düşünüyorsunuz. Ne yazık ki bugün sadece oradaki sicil puanını "90'ın üstü" şeklinde sınırlandırmanız şeffaflık ve adalet ilkesine aykırı. Burada yapılması gereken bunun kriterlerinin net olarak belirlenmesi, keyfîlik uygulamasından vazgeçilmesi. Anayasa Mahkemesi "Keyfî uygulamalardan vazgeçin, çerçevesini ve hukuki sınırlarını çizin, adalet duygusunu kurumda zedelemeyin." diye bu maddeyi bozuyor ama siz geldiğiniz nokta itibarıyla gene aynı anlayışla devam ediyorsunuz. Bu yapmış olduğunuz yine Anayasa'ya aykırı, yine iptal edilecek ve sonuçta bu uygulamanın arzu edildiği seviyeye döndürülmesi mümkün olmayacak.
Siz, Anayasa'ya uymamayı âdet hâline getirdiniz. Bütün yasalarınızda, bütün kanunlarınızda Anayasa'ya uymayarak sadece kendi iradeniz ve idealleriniz doğrultusunda yasal düzenlemeler yapıp bütün kamu kurumlarını da elle dizayn etmeye çalışıyorsunuz, buna ordu da dâhil olmak üzere. Bu yapmış olduğunuz hatalardan dolayı da ordu kurumu, kurumsal kimliği, aidiyet duygusu; vatan, millet uğruna mücadele eden Mehmetçik'imizin, askerimizin bu aidiyet duygusu da zedelenmektedir.
Bunun dışında düzenlemeler var. Yedi yılını tamamlayan sözleşmeli uzman er ve erbaşlarla ilgili yapılan düzenleme; bu çok geç kalınmış bir düzenleme. Şu sıralarda oturan bütün milletvekilleri, yedi yılını tamamlayan uzman erbaşlardan kurumlara girebilmek, memuriyet hakkını alabilmek için her gün birkaç defa telefon alıyorsunuzdur eminim. Bu hakkı verdiniz bugüne kadar, memur olabilirsiniz yedi yılınızı tamamladıktan sonra dediniz ama memur olabilmeleri için gerekli imkânı yaratmadınız. Bugün bir olumlu adım atıldı, hazırlanacak, alınacak kadrolarda belli branşlarda yüzde 10 gibi bir sınır koyuldu, bu çok yerinde ama gene yarım, gene kadük, gene bu anlayışınız yanlış; bunları mülakatla karar vermeye çalışıyorsunuz. Yapacağınız mülakat uygulaması gene kayırma, gene adaletsizlik, gene hukuksuzlukla karşı karşıya bırakacak atama bekleyen memurlarımızı. Burada sizlerden ricam, bir sınavla ve adalet duygusunu koruyacak şekilde adımlar atmanız.
Bir diğer çağrım da bu maddelerde, bu kanun paketinde olmasını arzu ettiğimiz, emekli astsubaylarımızın emeklilikteki maaş farkı. Emekli astsubaylarımız sokakta isyanlarını dile getiriyorlar, her bulundukları platformda bu konuya dikkat çekmeye çalışıyorlar. Emekli astsubaylar ne yazık ki yoksulluk ve fakirlikle karşı karşıya. Bugün 70-80 bin lira maaş alan astsubay emekli olduğunda 30-35 bin lira gibi bir maaşa mahkûm ediliyor, ne yazık ki geçim sıkıntısıyla karşı karşıya kalıyor. Bunlar da görev ve makam tazminatlarının emekli maaşlarına tam olarak eklenmesini istiyorlar. Kademe, derece ve intibak sorununun bir an evvel çözülerek hak ettikleri emekli maaşını almak istiyorlar amma velakin bununla da ilgili kanun teklifinde hiçbir düzenleme yok.
Bir diğer çağrımız da askerî hastanelerle ilgili. Bugün, askerî hastanelerle ilgili, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı, Cumhur İttifakı'nın ortağı da bir çağrıda bulundu. Askerî hastanelerle ilgili bu çağrıyı dikkate almanız lazım. Askerî hastaneleri 2016 yılında kapattınız ama önümüzdeki hafta yapılacak NATO zirvesine katılan bütün ülkelerin askerî hastane sistemi var. Harp cerrahisi, askerî tıp, muharebe sahası sağlık hizmetleri, savaş koşullarına özgü tıbbi planlama gibi birtakım meziyetlere sahip olan bu kurumların kurum kültürünü yok ettiniz. Geç olmadan, yarın bu kurumlara ihtiyacımızın olacağı bir savaş ortamında -ki bulunduğumuz coğrafya savaş coğrafyası- bu coğrafyada askerî hastanesi olmayan bir orduyla yürütülecek mücadelenin başarılı olması ne yazık ki mümkün gözükmüyor.
Bir diğer eleştirimiz, kapatmış olduğunuz askerî liseler ve astsubay hazırlama okullarıyla ilgili. Ne yazık ki askerî kurumların temelini oluşturan bu lise ve meslek yüksekokulları düzeyinde yapmış olduğunuz kapama kararıyla orduda subaylar sekiz yıllık eğitimle yetişirken -lise bölümünü kapattınız- bu dönemde dört yıllık eğitime, astsubaylar için de dört yıllık eğitim iki yıla hatta altı aya bile düşmüş durumda. Sağlıklı bir eğitim veremezsek, ordu bilincini, vatan millet bilincini ve bu kurum aidiyetini örüntüleyemezsek ne yazık ki bugün bu ülkeyi düşürdüğünüz durumun tekrarlarını yine yaşayacağız.
Şimdi, bir de 15 Temmuzda şehit olanlar ile vatan uğruna mücadele eden Mehmetçik'imizin, askerî personelin şehitleri arasında yaratmış olduğunuz ayrım var. Bu da vicdansızlıktır, bu da ne yazık ki toplum nezdinde sizi yargılıyor; bunun farkında mısınız bilmiyorum. Aynı uygulamayı gazilerimiz için de yaptınız; gazilerimiz arasında da ayrımcılık yapıyorsunuz, şehitlerimiz arasında da.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin lütfen.
SERKAN SARI (Devamla) - Ben isterdim ki bu Meclise gelecek kanun teklifinin içerisinde bu haksızlıklara, hukuksuzluklara çözüm olacak maddeler olsaydı ama baktığımızda hiçbir olumlu gelişme yok bu anlamda.
TSK'de 15 Temmuzdan ders almadığınız açıkça belli, "TSK'yi gene tarikatlara, cemaatlere nasıl sokarız?" diye telaş içerisindesiniz. Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisini ziyaret eden İçişleri Bakanı "Osmanlıca kursu verilsin burada." diyor. Kurum kendi içerisinde çözüm üretmek yerine İhvan Vakfıyla protokol imzalıyor. Arkadaşlar, yine mi tarikatları sokacaksınız bu ordunun içerisine? Yine mi tarikatlara, cemaatlere teslim edeceksiniz? Hangi cemaate teslim ediyorsunuz orduyu? Bırakın vatansever askerlerimizi, milliyetçi askerlerimizi, yurtsever askerlerimizi; bırakın da kendi kurum kültürleriyle mücadele etsinler. (CHP sıralarından alkışlar) Yazıktır, almadınız ders! Yüzlerce, binlerce vatandaş canından oldu sizin bu tarikat, cemaat hırsınızdan dolayı.
Biz liyakat esaslı bir yönetim anlayışı talep ediyoruz ama ne yazık ki göremiyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SERKAN SARI (Devamla) - Soyadı "Erdoğan" olan bir kaymakam tümgeneral ilan edilerek TSK'ye genel müdür yapıldı; işte, sizin liyakat anlayışınız tam da budur! (CHP sıralarından alkışlar)