| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 112 |
| Tarih: | 21.07.2026 |
LEVENT UYSAL (Mersin) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; bugün gündemimizde öğrenci affı vardır. Gündemimiz milyonlarca gencimizin yeniden umutla hayata tutunmasıdır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak 9 Ocak 2025 tarihinde sunmuş olduğumuz kanun teklifinin bugün Gazi Meclisimize gelmesi bizim için son derece değerlidir efendim. Yıl sınırı olmaksızın 4 milyon ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencimiz 2026-2027 akademik yılında eğitimlerine kaldıkları yerden, evet efendim kaldıkları yerden devam edeceklerdir. Bu sadece bir öğrenci affı değildir; bu yarım kalan hayallerin yeniden başlamasıdır; bu, ülkemizin yetişmiş insan gücünü yeniden kazanmasıdır. 1 milyon sosyal bilimci, 600 bin mühendis ve mimar, 350 bin sağlık çalışanı, 150 bin öğretmen, binlerce avukat, sanatçı, sporcu ve tekniker, evet efendim, tekniker; bu, çok önemlidir, Türkiye'nin kalkınma yolculuğuna yeniden güç katacaktır.
Değerli milletvekilleri, çocuklarımız ve gençlerimiz gezmeli, eğlenmeli, merak etmeli, sevmeli, sevilmeli, kısacası, hayatı yaşamalı ve keşfetmelidir. Evet efendim, geçmiş haftalarda farklı bir deneyim yaşadım, tam kırk bir yıl sonra gençlerimizin yaşadığı sınav deneyimini ve stresini hissetmek için üniversite sınavına girdim ve hatta, tesadüfen bugün de açıklandı efendim ve o salonda gördüm ki gençlerimiz bilgiyle değil âdeta bir yarış psikolojisiyle test ediliyor; evet, test ediliyor ne yazık ki kırk bir yıl önce olduğu gibi, maalesef hiçbir şey değişmemiş. Geleceğimiz yeteneklerimize ve isteklerimize göre değil sınav puanımıza göre belirleniyor, hatta ilkokula girerken sınavla başlıyoruz, liseye geçerken sınav, üniversiteye girerken sınav, işe girerken yine sınav... Eğitim sınavın stresini değil, korkusu değil güvenin adresi olmalıdır efendim. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi'nin yıllar önce ifade ettiği gibi, ilkokula başlarken yeteneği esas alan güçlü bir yönlendirme sistemine ihtiyaç vardır, hatta bir beka meselesidir efendim eğitim. Gençlerimizin kabiliyeti, hayalleri, motivasyonları birbirinden farklıdır ve devletimizin görevi her bir gencimizin potansiyelini ortaya çıkarmak.
Değerli milletvekilleri, bir başka stratejik meselemiz de mesleki eğitimdir ve mesleki eğitimin memleket meselesi olduğunu hiçbir zaman unutmamalıyız. Bu anlayışla geçmiş yıllarda uygulanan meslek lisesi mezunlarının ön lisans programlarına sınavsız geçmeleri hakkını da bir an önce gündemimize almalıyız çünkü mesleki eğitim üretimdir, ihracattır, kalkınmadır yani mesleki eğitim millî bir güçtür efendim. Bir eğitimci olarak diyorum ki bir ülkenin en büyük zenginliği ne yer altındaki madenleri ne kasasındaki paradır; bir ülkenin en büyük zenginliği iyi yetişmiş, umut dolu, gelecek vadeden ve geleceğe güvenle bakan gençleridir.
Teşekkür ederim.
Saygılarımla efendim. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)