GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:112
Tarih:21.07.2026

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 20 Temmuz 2015 tarihinde yani bundan tam on bir yıl önce Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonundan 300 genç Suruç'a gittiler, Suruç'ta toplandılar, Kobani'ye geçeceklerdi. Neydi Kobani? Kobani IŞİD karanlığına, IŞİD çetelerine ve onun arkasındaki güçlere direnen kentin adıydı. Kobani direnmişti, bu karanlığa karşı ayakta kalmıştı fakat bedeli de ağır olmuştu.

Yaraları sarmak için bir araya geldi 300 genç ve maalesef o gün bir katliama maruz kaldılar. 33 canımızı, yoldaşımızı, arkadaşımızı yitirdik; 100 arkadaşımız da yaralandı. Evet, unutulmaz bir katliamdı, unutmayacağız ama bu katliamdan sonra bu konuda adalet arayışımız o günden bugüne kadar devam etse de maalesef bu konuda hiçbir adım atılmadı. Bu katliamdan dolayı sadece 1 kişi cezaevinde. Evet, 33 canımızın yitip gittiği, Kobani'ye ulaşmak için yola çıkmış bu arkadaşlarımızın katliamına neden olan 1 kişi cezaevinde. Soruşturma örtbas edildi, arkasındaki güçler açığa çıkarılmadı, karanlık devam ediyor. Zaten o gün bu konuda adım atılmamasının nedeni aslında daha sonraki yaşanmışlıklarla açıklanabilir. İşte, 10 Ekim Gar katliamı, Antep düğün katliamı, Taksim katliamı gibi aynı çetenin gelip yapmış olduğu katliamlara yol veren zihniyet Suruç'u araştırmayan zihniyetti. Oysa o arkadaşlarımız o gün Kobani'ye çocuklara gidiyorlardı, oyuncak götürüyorlardı, boya kalemi, boya defterleri götürüyorlardı bir nebze olsun yaraları sarmaya gidiyorlardı. Biz onlara "düş yolcuları" dedik, onların düşü düşümüzdür yolları da yolumuzdur. Onları bir kez daha saygıyla, minnetle anıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; geçen gün İstanbul Esenyurt'ta yolun ortasında bir araç durdu ve gençlik meclisi üyemiz Fırat Kovan'ı kaçırdı. Evet, görüntüleri var ve kaçıranlar polis; bir dere kenarına götürdüler, arkadaşımızı dövdüler, darp ettiler, o denli büyük bir şiddet ki hastaneye gitmek zorunda kaldı, oradan aldılar, karakola götürdüler, karakolda işkence devam etti, cep telefonunu açmaya çalıştılar, avukatını çağırıyor, avukatının gelmesine izin vermediler, sonra da hiçbir şey olmamış gibi bu olayı geçiştirmeye çalıştılar. Buradan İçişleri Bakanına sesleniyorum: Elinizde belgeler var. Personeliniz hakkında soruşturma başlattınız mı? Buradan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sesleniyorum: Görüntüler elinizde, gerekli soruşturmayı başlattınız mı? Çünkü biz bu faaliyetlerin -tırnak içinde- neden sürdürüldüğünü çok iyi biliyoruz. Arkadaşımıza, DEM PARTİ Gençlik Meclisi üyesi Fırat Kovan'a dayatılan ajanlık. Sürekli olarak gençlerimizi kaçırıp... Bugüne kadar bununla ilgili defalarca vakaları buraya getirdik, anlattık, İçişleri Bakanlığı bir türlü harekete geçmedi, savcılar nedense bu konuda asla harekete geçmiyor fakat bu sürüyor. Hâlâ bizim gençlerimize, arkadaşlarımıza ajanlık dayatması karşımıza çıkıyor. Bizden ajan çıkmaz, bunu o kafanıza koyun ve bu suçu işleyenler hakkında gerekli soruşturmayı bir an önce hayata geçirin.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biraz sonra Somali tezkeresini görüşmeye başlayacağız. Benim güzel Afrika'm; insanını kaçırdılar, toprağını sömürdüler, her türlü sömürüyü gerçekleştirdiler. Şimdi klasik sömürgecilik dönemi bitti, artık yeni sömürgecilik dönemi başlıyor; biz de tabii, bunun bir parçası olmaya devam ediyoruz.

"Somali" denince biliyorsunuz, bir tarafta Somaliland var -bir karikatür gerçi, sadece Tayvan tanıyordu, şimdi bir de İsrail tanıdı- bir de Somali var. Bu iki ülkenin karşı karşıya gelmesi aslında Afrika halklarının, diğer bütün Afrika coğrafyasının katlandığı kaderden farklı bir şey değil. Orada da aynı kader devam ediyor, orada da bu yeni sömürgeciliğin etkilerini görmek mümkün. Biz sömürgeciliğe karşıyız. Evet, ülkelerle ticari ilişkiler olabilir, ülkelerle çeşitli anlaşmalar olabilir ama o ülkelerin içinde çatışmaları körükleyen bir yerden yaklaşımlar kabul edilemez.

Bakın, Somaliland'in arkasında kim var? İsrail. Dolayısıyla Türkiye-İsrail karşı karşıya gelme sahnesi oradan geliyor, Orta Doğu'ya taşınıyor; dünyanın her yerinde bu oluyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Biz eğer İsrail'e karşıysak, İsrail'in bu zihniyetine karşıysak İsrail'e karşı sürdürdüğümüz politikaları dünyanın her yerinde ortaya koymak zorundayız. Yoksa onu taklit ederek yol alamayız. Bugün Orta Doğu artık katlanılması zor bir tarihi yaşıyor. İşte, Filistin halkının yaşadığı, Kürt halkının yaşadığı, işte, bugün, İran'da yaşananlar. İran'da savaş inanılmaz boyutlara ulaşmış durumda. İran, ABD ile İsrail'le savaşırken neyi ihmal etmiyor biliyor musunuz? Kürt şehirlerini bombalamayı, hatta kimyasal silahlarla bombalamayı hiç ihmal etmiyor. Dolayısıyla, esas derdinin ne olduğunu unutmuş, hâlâ Kürtleri bombalamaya, orada o halkı katletmeye devam ediyor. Oysa biliyorsunuz, PJAK, İran'daki Kürt siyaseti çok önemli bir duruş sergiledi, dedi ki "Biz koçbaşı olmayacağız, biz bu emperyalist savaşın bir parçası olmayacağız

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - , halkların kendi kaderini tayin hakkına bağlı olarak kendi öz irademizle burada bir barış ve demokrasi mücadelesi vereceğiz."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Nitekim de onu yapıyor fakat İran'ın bu saldırganlığı devam ediyor, tıpkı Irak'ta, Suriye'de yaşadıklarımız gibi. Bugün, geldiğimiz nokta aslında bizi yeniden yeniden düşünmeye davet ediyor; Somali'de düşünmeye davet ediyor, Orta Doğu'da düşündürmeye devam ediyor, İran'da düşündürmeye devam ediyor. Bakın, dün Sayın Abdullah Öcalan'la bir görüşme gerçekleşti, kendisinin çok önemli bir mesajı var, mesaj yayınlandı. Kürt'ten Türk'ü çıkartırsanız Kürt kalmaz, Türk'ten Kürt'ü çıkartırsanız Türk kalmaz yani bizim bir arada birlikteliğimize dair bir çağrı yapıyor ve bu birlikteliğin üreteceği çözümlerin, barış ve demokrasi konusunda atacağı adımların ne denli kıymetli olduğuna bir kez daha vurgu yapıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, son dakika

SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Bugün, burada sıklıkla 1071 yılından bahsedilir, 1071'e gönderme yapılır, o tarihte bir araya geldiğimize dair, nasıl bir arada yaşama dair adımlar attığımıza dair göndermeler yapılır, güzel ama esas bugün ne yaptığımız önemli. Bugün ortak yaşamı birlikte inşa etme iradesini mutlaka ortaya koymalıyız. Tarihsel hakikatten hareketle siyasi kültürümüzü zenginleştirmeliyiz ve bugün tam da bu aşamada eşitlik hukukunu sağlayacak yasaları hayata geçirmeliyiz. Bu konuda hepimizin atacağı adımlar vardır. Umuyorum, bu tarihsel dönemde bu adımları hep birlikte atarak, bu etrafımızdaki yangını da söndürecek umudu biz buradan, Türkiye'den, bu Meclisten büyütebiliriz, hayata geçirebiliriz.

Son olarak, Dünya Kupası sona erdi, İspanya şampiyon oldu. İspanya'yı kutluyorum ama büyük bir buruklukla kutluyorum. Türkiye'den seyrederken futbolun içine düştüğü şike, bahis skandalları penceresinden bir Dünya Kupası'nı seyrettik. Maalesef bizim de payımıza futbol adına bu düştü.

Teşekkür ederim.